İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/512 E. 2026/74 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/512
- Karar No
- 2026/74
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/512 Esas KARAR NO : 2026/74
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...Ltd. Şti. 'ye ait ...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 29/06/2022 başlangıç ve 29/06/2023 bitiş tarihleri arasında teminat altına alındığı, 21/11/2022 tarihinde saat 19: 00 sıralarında ... ilçesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un dikkatsizliği sonucu ... idaresindeki ...plakalı araca arkadan çarpması ve aracın kayarak ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d maddesi uyarınca %100 asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza sonrası sigortalı tarafından hasarın tazmini için müvekkil şirkete başvurulduğu, 5684 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince eksper incelemesi yaptırıldığı, aracın onarımının anlaşmalı serviste gerçekleştirildiği, 29.081,19 TL ve 44.801,61 TL olmak üzere toplam 73.882,80 TL tutarındaki hasar tazminatının sigortalıya ödendiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olduğu, davalı tarafın sigortalısı olan aracın %100 kusuru nispetinde 73.882,80 TL'nin rücuen tahsilinin gerektiği, bu amaçla ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca itiraz etmesi üzerine arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı, bu nedenle itirazın iptali davası açıldığı ve haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 21.11.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle açtığı davada icra takibinin 2023 yılında başlatıldığı, davanın ise 2025 yılında açıldığı, icra dosyasının açılış tarihinin üzerinden iki yıl geçmiş olması halinde zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği, sigortalılarının kusursuz olduğu, davacı tarafın ani fren yaparak trafiğin normal akışını bozduğu ve KTK'nın 57/e maddesini ihlal ettiği, bu nedenle asli kusurun davacıda bulunduğu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve kusur oranıyla sınırlı olduğu, aksi kanaatte tarafsız bir bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiği, hasar onarımında sigorta şirketinin rekabet gücünden kaynaklanan indirim hakkı bulunduğu, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın 2.2. maddesi gereğince davacının dilediği onarım merkezini seçebileceğini ancak sigortacının kendi anlaşmalı merkezlerindeki bedeller üzerinden ödeme yapma hakkının saklı olduğu, davacının kasko sigortasını kullanmış olması nedeniyle onarım bedellerinin şirketlerinin anlaşmalı onarım merkezleri bedelleri üzerinden hesaplanması gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğunun eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğu, orijinal parça ile onarım yapılmışsa dahi sigortacının sorumluluğunun eşdeğer parça bedeliyle kısıtlı tutulması gerektiği, davacı tarafın tacir olması sebebiyle KDV'den vergi indirimi sağladığı, bu nedenle tazminat hesaplamasının KDV hariç yapılması gerektiği, davacının KDV dahil tazminat talep edebilmesi için yansıtma faturası ibraz etmesi veya ticari defterlerinin incelenerek gider gösterip göstermediğinin tespiti gerektiği, aksi halde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanından alınan 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazanın meydana geliş şekli için, 21.11.2022 günü saat: 19:00 sıralarında, davalı yan sigortalı sürücüsü ...’un sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracın; davacı yan sigortalısı ...Şti. adına kayıtlı ... sevk ve idaresinde olan ...plakalı otomobil aracın arka kısımlarına çarpması ile kontrolünü kaybederek yine dava dışı ... plakalı araca çarpması ile sonuçlanıp dava konusu taleplere neden olan maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, davalı yan sigortalısı ... plakalı kamyonet aracın şoförü olan ...’un 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu, davacı yan sigortalı ...plakalı otomobil aracın şoförü olan ....’ın kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı, dava dışı yan araç şoförü ... plakalı otomobil Aracın Şoförü Olan ...’ un kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı, hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yan sigortalı aracı olan ...Plakalı aracın fiziki hali üzerinde inceleme yapan ve tamirat işlemini gerçekleştiren ... tarafından, aracın hasarlı hali üzerinde inceleme yapan sayın eksper ... tarafından belirlenmiş hasar onarım bedeli olan 76.086,14 TL nin kadri maruf kabul edilebilir olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı kasko sigortalısına 73.882,80 TL hasar tazminatı ödediği, Davalı sigorta şirketinin 73.882,80 TL den ... teminatı kapsamında sorumlu olacağı, Davalı şirketin icra takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü mütala olunmuştur. HSK 1. Dairesinin ...tarihli ve ... sayılı kararı ile İstanbul'daki tüm ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi'nde birleştirilmesi neticesinde ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortacı, tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak sigortacıya geçer. Ödemeyi yapan sigortacı, sorumlulardan birine veya birkaçına rücu etmekte serbesttir. Yani davacı dilerse kusurlu sürücüden, işletenden veya sigortacıdan ayrı ayrı dilerse birlikte zararın tazminini isteyebilir. İş bu davada da kusur oranına göre ödeme yapan sigortacı, karşı aracın işleteninden sürücüsünün kusuruna denk gelen zararın tazminini isteme hakkına sahiptir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları ... Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,... limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Dosya kapsamından, davacının kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı sigortalı araçla, 21/11/2022 tarihinde dava konusu kazaya karışan dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaza tarihinde... sigortası poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığı dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen trafik kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınması nedeniyle davacının rücuen alacak talebini doğrudan davalıya yöneltip yöneltemeyeceği, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin bu noktada usulüne uygun olup olmadığı, itirazın iptali dava şartı olan usulüne uygun icra takibi yapılmış olmasına ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise dava konusu kazada davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacının sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasardan davalı yanın sorumlu olup olmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalıya ödeme yapan davacının ödediği bedeli davalı yandan talep edip edemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Oluşan kaza nedeniyle taraflara atfı kabil kusur oranının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10.04.2026 tarihli raporda özetle, "davalı yan sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesini(arkadan çarpma) ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğu, davacı yan sigortalısının araç sürücüsüne atfı kabil kusurun olmadığı" mütalaa edilmiştir. Hazırlanan raporun, kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü ve dosya kapsamında toplanan delillere uygun olduğu anlaşıldığından rapora itibar edilmiştir. Ayrıca aynı tarihli raporda, "davacı nezdinde sigortalı aracın kaza nedeniyle 76.086,14 TL maddi hasarının olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 73.882,80 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin ... teminatı kapsamında kaldığı" ifade edilmiştir. Hazırlanan raporunun, usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu değerlendirildiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; 21.11.2022 tarihinde davalı yan sigortalısı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, davacı yan sigortalısı ...Ticaret Ltd.Şti. adına kayıtlı ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobil aracın arka kısımlarına çarpması ile kazanın meydana geldiği, kazasının meydana gelmesinde davalı yan sigortalının araç sürücüsü ...'un %100 kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davacı tarafından sigortalı araç için ödenen bedelin 73.882,80 TL olduğu, ödenen miktarın ... teminatı kapsamında kaldığı, davalı şirketin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın icra takibine konu asıl alacak (73.882,80 TL) miktarı bakımından kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak, davalı sigorta şirketinin takipten önce temerrüte düşürüldüğüne dair dosyaya yansıyan herhangi bir belge olmadığı anlaşıldığından davacının faize yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, dava konusu alacağın likit olmadığı değerlendirildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına 73.882,80 TL asıl alacak üzerinden vaki itirazının iptali ile takibin iş bu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının tazminat talebinin reddine, 3-Karar harcı 5.046,93 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 910,59 TL harcın mahsubu eksik kalan bakiye 4.136,34 TL harcın davalıdan alınarak hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 910,59 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.525,99 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 97,50 TL tebligat, müzekkere gideri ve 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.097,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 17.734,55 TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.512,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.507,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 92,25 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/09/2026
Katip
Hakim