İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/450 E. 2026/517 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/450
- Karar No
- 2026/517
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/450 Esas - 2026/517 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/450 KARAR NO : 2026/517
BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-.... 2- ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2026 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirket ile davalı .... Kozmetik şirketinden muhtelif emtialar sipariş ettiğini, siparişlerin güvencesini oluşturma ve ileride teslim edilecek malların bedeline mahsuben ödeme planını somutlaştırmak amacıyla, dava konusu çeklerin keşide edilerek davalı tarafa teslim ettiklerini, davalı şirkete henüz teslim alınmamış emtiaların sipariş avansı ve teminatı mahiyetinde verildiğini, davalı tarafın çekleri zilyetliğine geçirdikten sonra asıl borcu olan mal teslimine gerçekleştirmediğini çekleri haksız bir zenginleşme aracına dönüştürüldüğünü, davalı ... Kozmetik şirketinin edimini ifa etmekten kaçındığı gibi bedelsiz kalan çekleri müvekkili şirkete iade etmek yerine kötü niyetli olarak tedavüle soktuğunu ve ciro edilerek diğer davalı .... İlaç firmasına devredildiğini, dava konusu çeklerin toplam bedeli olan yaklaşık 15 Milyon TL tutarında bir malın müvekkili şirkete teslim edildiğine dair hiçbir verinin bulunmadığını, müvekkili şirkete teslim edilmeyen mallar karşılığında bedelsiz kalan dava konusu çekler nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. GEREKÇE : Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesi ekinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK.)'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk son tutanağının ekli olmadığı görülmekle, davacı vekiline muhtıra çıkartılarak, "6102 sayılı TTK'nun 5/A ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, dava açılmadan evvel arabuluculuğa müracaat edilerek, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması" için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından 22/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, dava açıldıktan sonra 09/06/2026 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve 22/06/2026 tarihinde son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesinde; "Bu Kanun'un 4üncü maddesinde ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmektedir. Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK’nın 5/A maddesi gereğince ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlendiğinden ticari dava kavramının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nın 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel Kanun'larda da ticari dava kavramına yer verilmiştir. TTK'nın 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalar, şarta bağlı ticari davalar olup, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. (a) - (f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilir. Bu durumda somut olayda davanın ticari dava kapsamında menfi tespit davası olduğu, davacı tarafından davadan sonra arabuluculuk başvuru yapıldığı görülmekle, davacının davasının 6325 sayılı yasanın 18/A-2, TTK 5/A ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davacının davasının 6325 sayılı yasanın 18/A-2, TTK 5/A ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732-TL başvuru, 732-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Yargılama gideri yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan .... E-imzalıdır Üye .... E-imzalıdır Üye .... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır