İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/438 E. 2026/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/438
Karar No
2026/534
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/438 Esas KARAR NO : 2026/534 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 27/04/2026 KARAR TARİHİ : 24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın , işbu davanın davacısı olan ---------- ŞİRKETİ'nin eski yetkilisi ve son tasfiye memuru olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını ve yasal prosedürlere uygun olarak tasfiye sürecine girdiğini, Tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra, şirketin 2023 yılı içerisinde Ticaret Sicili'nden terkin edilmiş ve böylece tüzel kişiliği sona erdiğini, bu durumun şirketin artık yasal olarak var olmadığını ve hukuki işlemlerde taraf olamayacağını ifade ettiğini, ancak şirketin ek tasfiye için ihyası zorunlu hale geldiğini, Şirketin tasfiye süreci tamamlanmadan ve tüzel kişiliği sona ermeden önce, şirketin aktifine kayıtlı bulunan ---------- plakalı araç, --------- numaralı --------- Tarafından düzenlenen kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu aracın 19/10/2022 tarihinde çalındığını, aracın çalınmasının hemen ardından, müvekkili ... tarafından ilgili kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunulduğunu ve akabinde sigorta şirketine kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat talebinde bulunulduğunu ancak bu tazminat talebinin sonuçlandırılması veya dava yoluyla tahsili, şirketin tasfiye edilmiş ve sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle mümkün olamadığını, şirketin tüzel kişiliği sona erdiği için, sigorta şirketine karşı hukuki bir davanın tarafı olamayacağını ve bu önemli alacağın atıl kaldığını , bu alacağın tahsili için sigorta şirketine karşı dava açma, icra takibi başlatma ve bu süreçleri hukuken takip etme imkânı bulunmadığını, adli yardım talepleri olduğunu, ------------ Şirketi'nin, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi ve ilgili diğer hükümleri uyarınca, uhdesinde bulunan kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili amacıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyasına karar verilmesini, Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere müvekkili ...'ın yeniden tasfiye memurunun atanarak Ticaret Sicili'ne tescil ve ilan edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız çıkan taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını savunarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ---------- ŞİRKETİ unvanlı şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünü ticaret sicil numarasına kayıtlı ---------- ŞİRKETİ'nin unvanlı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; Şirketin tasfiyesinin sona erdiği 09.05.2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu, davacı tarafça --------- ŞİRKETİ'nin unvanlı şirketin ihyası istemi ile eldeki davanın açıldığı, davacının da ihyası istenen şirketin son tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin ticaret sicilinde tescil edilmesi gereklidir. 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle; --------- ticaret sicil müdürlüğünü ticaret sicil numarasına kayıtlı---------- ŞİRKETİ'nin unvanlı şirketin ----------- plakalı araç, ---------- numaralı ----------- Tarafından düzenlenen kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılacak iş ve işlemler ile sınırlı olarak ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre davacı ... 'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, masraflarında davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile, 1-TTK'nun 547. maddesi gereğince --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---------- sicil numarasında kayıtlı --------- ŞİRKETİ'nin --------- plakalı araç, -------- numaralı --------- Tarafından düzenlenen kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili amacıyla ek tasfiye işlemleri için yapılacak iş VE İŞLEMLER İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE İHYASINA, 2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ...'IN (T.C NO:...) TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA, 3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 4-Yeterince karar ve ilam harcı alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/438, K. 2026/534, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-438-e-2026-534-k-7b86e1870a8d