İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/424 E. 2026/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/424
Karar No
2026/503
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/424 KARAR NO : 2026/503

DAVA : İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) DAVA TARİHİ : 22/04/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şahsının vergi kaydı bulunan ve ticari faaliyet yürütmüş gerçek kişi tacir niteliğinde olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre mükellefiyetinin “terk mükellef” statüsüne alınmış olup terk tarihinin 27/08/2025 olduğunu, ticari faaliyet sürecinde normalin üzerinde ticari riskler alındığını, yapılan işlemler sonucunda beklenen tahsilatlar sağlanamadığını ve faaliyetlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını, mali kayıtları incelendiğinde aktiflerinin büyük bölümünün tahsil kabiliyeti bulunmayan ticari alacaklarından oluştuğunun anlaşılacağını, tahsilatların yapılamaması nedeniyle mali dengenin bozulduğunu, vergi yükümlülükleri ve diğer borçlarının yerine getirmesinin fiilen imkânsız hale geldiğini, şahsımın Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim ve diğer borçları da bulunduğunu, üzerinde icra takiplerinin bulunduğunu, ----- nezdinde bireysel ve ticari nitelikte borçlarının bulunduğunu, şahsının nakit varlığı ve şahsına ait taşınır veya taşınmaz herhangi bir mal varlığının bulunmadığını bu nedenle ticari faaliyetlerimi sürdürme imkânım kalmadığını beyan ederek borca batık durumda bulunduğumun tespiti ile gerçek kişi tacir olarak iflasıma karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacı Serkan Karan'ın İİK'nın 178. maddesi gereğince iflas kararı verilmesi istemine ilişkindir.Ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmuş, mahkememizin 24/04/2026 tarihli ara kararıyla davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilerek Adli yardım talebinin iflas avansı ve harç yönünden kabulü ile bu aşamada iflas avansı ve harç alınmasına yer olmadığına, kararı verilmiş, davacı tarafından ara kararı itiraz edilmiş, itiraz üzerine dosya --- ATM mahkemesine gönderilmiş, anılan mahkemenin ------ sayılı dosyası üzerinden davacının itirazı kabul edilerek adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olup mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkeme öncelikle, dava şartlarını incelenmek zorundadır. İİK'nun 43.maddesinde ''İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.Bu nedenle davalının tacir sıfatına haiz olması dava şartıdır. TTK.nun 18. maddesine göre, tacirler, her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidir. “Tacir” den kasıt, TTK.nin 12/1. maddesinde belirtildiği gibi bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir. Ayrı yasa maddesinin ikinci fıkrasına göre bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Nihayet üçüncü fıkrasına göre de bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.Celp edilen ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04/05/2026 tarihli yazısı ile davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, yine 29/04/2026 tarihli yazısı ile "Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda T.C. kimlik numarası verilen --- gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif ve komandit şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamamıştır." cevabını verdiği görülmüştür.Celp edilen ----- Vergi Dairesi 30/04/2026 tarihli yazı cevabında; davacının işletme esasına göre defter tuttuğu yanıtının verildiği görülmüştür. Davacının tacir olup olmadığının araştırılması için resen sicil müdürlüğüne, ticaret odasına, vergi dairesine müzekkereler yazılmıştır. Somut dosya kapsamında davacının iflasa tabi kişilerden olduğuna dair somut bir delil, belge olmadığı anlaşılmıştır. İflası talep edilen davacının gerçek kişi olduğu, iflasa tabi kişilerden olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Adli yardım kapsamında dosyaya yatırılan 53.000,00 TL iflas avansının mal müdürlüğüne iadesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/424, K. 2026/503, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-424-e-2026-503-k-30cd0b014586