İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/418 E. 2026/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/418
- Karar No
- 2026/401
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/418 Esas - 2026/401 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/418 Esas KARAR NO : 2026/401
DAVA : Sözleşmenin Feshi DAVA TARİHİ : 21/05/2026 KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, davalı ... bağlı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi/Merkezleri işletmekte olduğunu, davalı ..., Türkiye'de faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki engelli bireylerin ders devamını takip edebilmek için yüz tanıma sistemini içeren ... sistemini devreye sokmak üzere çalışmalara başlattığını, bu kapsamda, 25.10.2024 tarihinde ... İKN ile ... Sistemi Mal Alım İhalesi Yapmış, bu ihaleyi davalı ... ... A.Ş. Üstlendiğin, bu ihale sonucunda davalı ... ile davalı ... Şirketi arasında 08.11.2024 tarihinde mal alım sözleşmesi imzalandığını, davalı ... Şirketi bu ihaleyi üstlendikten sonra, teknik şatnamede belirtilen yazılımı ve ... Sistemini hazırlamak için hazırlıklara başladığını, ekli şartnamenin ilgili maddesi uyarınca, ihale tarihi olan 08.11.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 20 haftalık bir uzatma süresi istediğini ve davalı yüklenici ... şirketi, 08.11.2024 TARihinden geçerli olmak üzere 20 haftalık süre almış olup söz konusu süre, 02.04.2025 tarihinde (dava tarihinden yaklaşık 14 ay önce) dolduğunu, ancak davalı yüklenici ... şirketinin, davalı ...'e sunduğu ürün; 08.11.2024 tarihli sözleşme ve eki niteliğindeki teknik/idarî şartnamede belirtilen vasıf, mahiyet ve nitelikleri karşılamamakta olduğunu, davalı ..., işbu dilekçede maddeler hâlinde sıraladığı ihale/sözleşme konusu ürünü, ihaledeki standartları karşılamamasına rağmen kabul ettiğini, davalı ... şirketi tarafından hazırlanarak davalı ...'e teslim edilen yazılım ve sistem sözleşme ve teknik şartname standartlarını karşılamamakta, kişisel verileri koruma kanunu olmak üzere birçok kanuna aykırılık teşkil etmekte, ... sistemine ilişkin olduğu için ciddi güvenlik riskleri barındırmakta olduğunu, davacı ile birlikte 3.400'e yakın kurumun Mayıs 2026 dönemi hakedişlerinde ciddi gelir kayıplarına ve davacı ile 3.400'e yakın kurumun ekonomik mahvına sebep olacağını, dava konusu yazılım, yüz tanıma ve yüz imzası alma hususunda mal alım sözleşmesi ve teknik şartnamenin 4.8. maddesi uyarınca % 99,991 başarı oranı ile çalışması gerekirken 01.05.2026 tarihinde uygulanmaya başlayan sistem ve bu sistem kapsamındaki yazılım, şartnamede belirtilen % 99,991 başarı oranını karşılamaktan çok uzak olup bu durum seans üzerinden hakediş alan davacı kurum ile diğer kurumların ekonomik mahvına sebep olacağını, davalı ...'in muayene kabul komisyonu tarafından tutulan ekli 29.07.2025 tarihli muayene kabul komisyonu tutanağı uyarınca, söz konusu yazılımın teknik şartname hükümlerini karşılamadığını, bizzat davalı ... yetkilileri tarafından tespit edildiğini, davalı ... şirketinin yazılımının davalı ...'in ihale şartnamesini karşılamıyor olması yalnızca davalı ... tarafından tespit edilmekle sınırlı kalmadığını, tutanak ve video kayıtlarından da görüleceği üzere onlarca özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi tuttuğu tutanaklar ve çektiği video kayıtları ile ... tarafından tutanaklarla tespit edilen eksiklerin devam ettiğini tevsik etmekte olduğunu belirterek davalılar arasında imzalanan 08.11.2024 tarihli sözleşmenin tedbiren uygulanmasının durdurulmasını ve dava konusu sözleşmenin geriye dönük etki edecek şekilde feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacının tacir olup olmadığının tespitine ilişkin tensiben .... yazılan müzekkerelerin cevabi yazıları kapsamında davacının tacir vasfının bulunduğu anlaşılmıştır. Dava; davalılar ... ile ... ... A.Ş arasında imzalanmış olan sözleşmenin geriye etkili feshi talebine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde sunulan 08.11.2024 tarihli ... Sistemi Mal Alımına Ait Sözleşmenin tetkikinde ... ile yüklenici ... ... A.Ş arasında idarenin ihtiyacı olan miktarda ve teknik özellikleri teknik şartnamede düzenlenen .... Sisteminin yüklenici tarafından temini ve idareye teslimine ilişkin sözleşme akdedildiği anlaşılmıştır. Davacı, .... bağlı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi işletmekte olduğunu, davalılar arasındaki sözleşmeye konu yüz tanıma sistemini içeren ... Sisteminin sözleşme ve eki şartnamede belirtilen standartları karşılamadığını, bu nedenle gelir kaybına uğradıklarını belirterek davalılar arasında imzalanan sözleşmenin mahkemece geriye etkili feshine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. ... tarafından ihale süreci tamamlandıktan sonra idare ile ... ... A.Ş arasında 08.11.2024 tarihinde sözleşme imzalanarak sözleşmenin ifası aşamasında davacı üçüncü kişi tarafından işbu davanın açılmış olması nedeniyle uyuşmazlığın idari yargının görev alanında bulunmadığı adli yargı yerinde görülmesi gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir. Dava dilekçesindeki talep şekline göre davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı ile dava açmakta hukuki yararının olup olmadığı üzerinde durulması gerekmektedir. Aktif husumet dava açanın dava konusu hak üzerinde gerçekten tasarruf yetkisinin bulunup bulunmadığı ile ilgili olup dava açmakta hukuki yararın bulunup bulunmadığının tartışılmasından önce davacının bu davayı açmaya hakkı ( sıfatı) olup olmadığı hususu tespit edilmelidir. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (.... ). Husumet maddi hukuka göre belirlenen ve dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki bağa ilişkin olup sübjektif hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı aktif husumet olarak; sübjektif hakkın talep edildiği davalı olma sıfatı ise pasif husumet olarak tanımlanmaktadır. Bir davanın tarafları, davaya konu hakka ilişkin taraf olma sıfatına sahip değillerse, başka bir deyişle, davacı olarak gösterilen kişinin taraf sıfatının olmadığının anlaşılması hâlinde aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilir. Yukarıda ifade edildiği üzere; bir davada davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine (hamiline) aittir. Bir sözleşmeden dolayı, kural olarak yalnız sözleşmenin tarafları dava açabilir; üçüncü kişilerin taraf (davacı) sıfatı yoktur. Somut uyuşmazlıkta, davalı idare ... ile davalı yüklenici ... ... A.Ş arasında imzalanan mal alımına ait sözleşmeye ilişkin olarak sözleşme konusu olan .... Sisteminin kullanıldığı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi işleticisi olduğu anlaşılan davacı tarafından kendisinin tarafı olmadığı sözleşmenin feshi talebinde aktif husumetinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış usul ekonomisi ilkesine ilişkin HMK 30 maddesi nazara alınarak tensiben davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 16.07.2026
Başkan ....
Üye ....
Üye ....
Katip ....