İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/400 E. 2026/421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/400
- Karar No
- 2026/421
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/400 Esas KARAR NO : 2026/421
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, davalılardan ... nezdinde 10.02.2003-29.01.2010 yılları arasında işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin, davalı şirket nezdinde görev yaparken, davalı şirketin İstanbul .... Noterliği'nden ... tarih ve ... sayı ile onaylı ortaklar kurulu kararı ile yetkili müdür olarak belirlendiğini, şirketin mezkur ortaklar kurulu kararı ile 28.04.2005 tarihinde müvekkilinin, gümrük işlemlerinden sorumlu yetkili müdürü olarak Ticaret Sicili'ne tescil edildiğini, gerçekten de müvekkilinin, bu şirketteki fiili çalışmasını müdür olarak sürdürdüğünü fakat 29.01.2010 tarihinde davalı şirket ile olan hem iş akdinin hem de müdürlük görevinin sona erdirdiğini, müvekkilinin kendisinin istifa ettiğini ve davalı şirket nezdinde müvekkilinin müdürlük sıfatının da fiilen sona ermesine rağmen davalı şirket yetkililerince bu hususun, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilip müvekkilinin müdürlük sıfatının sona erdiği hususunun ticaret siciline tescil edilmediğini, aradan geçen bunca zamanda da durumun farkında olmayan müvekkilinin, bu durumdan İstanbul Defterdarlığı Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün halihazırda çalışmakta olduğu dava dışı ....'ye gönderdiği 13.01.2025 tarihli maaş haczi bildirisi ile fark ettiğini beyan ederek; müvekkilinin müdürlük sıfatının istifa nedeniyle 29.01.2010 tarihinde sona erdiğinin mahkemece tespiti ve şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... vefat ettiğinden faaliyette bulunamayacağı göz önünde bulundurularak bu doğrultuda müvekkilinin müdürlük sıfatının da sona erdiğinin davalı Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil ve ilanına karar verilmesini, müvekkilinin davalı şirket nezdindeki müdürlük sıfatının 29.01.2010 tarihli şifahi istifa beyanına binaen istifa nedenine dayalı olarak sona erdiğinin geriye dönük olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, 28.04.2005 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararı ile temsilci tayin edilen ve görev süresi bu tarihten itibaren devam eden davacının şirketten istifa ettiğine ilişkin olarak, müvekkili müdürlüğe yapılmış hiçbir tescil başvurusu bulunmadığını ve yine davacının müdürlük vasfının bu tarihte ortaklar kurulu kararı ile de sonlandırılmadığını; yani mevzuat açısından davacının şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin şirket yetkilileri tarafından sunulan hiçbir tescil başvurusunun bulunmadığını ve hatta, konuya ilişkin davacı tarafından yapılmış herhangi bir başvuru dahi bulunmadığını, müvekkili müdürlüğün sicil kayıtlarında, davacının müdürlük sıfatının devam ediyor olmasının hukuka uygun olduğunu, yasal yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili müdürlüğe husumet düşmediğini, davanın açılmasına sebep olmayan ve hatta huzurdaki davada husumet dahi yöneltilmesi mümkün bulunmayan müvekkili müdürlüğe karşı açılan davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın muhatabının, davacının iddialarının doğru olması halinde, görevini yapmayan, yani tescil müracaatı yapmayan davalı şirket yetkilileri ve dolayısıyla aslında dava konusu edilen davalı şirket olduğunu, davanın şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili açısından öncelikle husumet yokluğu nedeni ile olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, şirket müdürü olarak görev yapan davacının istifa ettiğinden bahisle davalı şirketi temsil ve ilzam etmek yetkisinin bulunmadığının tespiti ile bu hususun ticaret sicilinde tesciline ilişkindir. Somut olayda; eldeki davanın, davacının davalı şirkette temsile yetkili müdür iken müdürlük görevinden şifahi olarak istifa ettiği ancak davalı şirketçe bugüne kadar davacının istifasına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı açıklanarak, müdürlük sıfatının 29.01.2010 tarihli şifahi istifa beyanına binaen istifa nedenine dayalı olarak sona erdiğinin geriye dönük olarak tespiti ile bu hususun davalı sicil müdürlüğü nezdinde tescil ve ilanına karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Gerek davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarından gerekse davalı ...'nün cevap dilekçesinden gerek hali hazırda davalı şirket müdürü olan davacı tarafça yada davalı şirketçe davalı ...'ne başvurulmadığı anlaşılmaktadır. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar ve 30/03/2026 tarihli kararı ile "-Davacı tarafça açılan davada mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, " dosya mahkememize gönderilmiş olup, dosyanın incelenmesinde davalı ... ... tek ortağı ve yetkilisi ...'in vefat ettiği, ...'in mirasçısı ...'e tebliğ yapılarak dosyanın kesinleştirildiği, ancak ...'in reddi miras talebinde bulunduğu ve İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı ve 16/07/2025 tarihli kararı ile mirasın kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 12/09/2025 tarihinde kesinleştiği,İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar ve 30/03/2026 tarihli yetkisizlik kararının ise; mirasın reddine ilişkin kararın 09/03/2026 tarihinde mahkemesine sunulmasına rağmen, dosyanın mirasçı sıfatı bulunmayan ...'e 06/04/2026 tarihinde tebliğ olunmuş olduğu, ancak yetkisizlik kararında yasa yolu açık tutulduğu halde usulüne uygun kesinleştirme yapılmadan, dosyanın tevziye gönderilerek mahkememize gönderilmesinin usul kurallarına aykırı olduğu, mahkemesince usulüne uygun kararın tebliğ edilerek ve kesinleştirme işlemleri yapıldıktan sonra dosyanın tevzi edilmek üzere mahkememize gönderilmesi gerektiğinden bu usulü eksikliğin giderilmesi amacı ile dosyanınİstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne iadesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar ve .... tarihli yetkisizlik kararının usulüne uygun kesinleştirmesinin sağlanması için mahkemesine iadesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerine yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 11/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Yazı İşleri Müdürü ... e-imzalıdır