İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1129 E. 2026/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1129
Karar No
2026/269
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1129 KARAR NO : 2026/269

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin,n ticari taksi işleten bir tacir olduğunu, davalılardan biri olan şirket niteliğini haiz... Taşımacılık tüzel kişi tacir olduğunu, diğer davalılar gerçek kişi olmasına rağmen sunulan Yargıtay kararında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın tek bir olaydan kaynaklandığı ve zararın da tek olduğundan taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunduğundan uzman olan özel mahkemece yargılamanın yapılması gerektiğinden huzurdaki davada görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, 02.09.2025 tarihinde davalı ...Turizm Taşımacılığın araç maliki olduğunu, bir diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul Pendik Güzelyalı E-5 yan yolda seyir halinde iken, aynı yönde seyreden dava dışı ... plakalı araca arkadan çarpması, akabinde çarpmanın etkisiyle dava dışı aracın yine aynı yönde seyreden müvekkiline ait...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, olay yerinde taraflar arasında 02.09.2025 tarihli kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tramer kaydı, eksper raporları, kaza tespit tutanağı da incelendiğinde de net bir şekilde görüleceği üzere bahse konu kazanın davalıların %100 kusuruyla meydana geldiğinin aşikar olduğunu, davalıların araçta oluşan maddi zararları gidermekle yükümlü olduklarını, müvekkilinin aracını onarım süresince kullanılamaması sebebiyle gelir kaybı alacağına hak kazanıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak tamamlanmış olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile, tahkikat sonucunda müvekkilinin uğradığı maddi zarar değerinin (kazanç kaybı) tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı taraf tacir olmadığından ve diğer davalı Tureks yönünden de meydana gelen kaza genel haksız fiillerden kaynaklı olduğundan davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, söz konusu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, çünkü karşı tarafın müvekkili aleyhine icra takibi başlatarak buradaki talep miktarını belirlemiş olduğunu, davacıya ait araçta kasko olup olmadığı, ikame araç klozu olup olmadığı ve aracın kaç gün tamirde kaldığının araştırılıp ortaya koyulmasını, trafik kazasında kimin kusurlu olduğunun belli olmadığını, kusur oranı ve gün kaybı için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyanla davanın usulden reddine aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari dava, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar mutlak ticari dava olarak nitelendirilmiştir.Nispi ticari davalar tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Somut olayda davalılardan ...A.Ş. tüzel kişi tacir ise de, ticari taksi sahibi davacının tacir olup olmadığının araştırılması gerekmiştir. Nitekim İstanbul BAM 9 . Hukuk Dairesi'nin 30/04/2024 tarih, 2024/819 Esas ve 2024/745 Karar sayılı ilamı '' Somut uyuşmazlıkta davacının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca davacının işletmesinin bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olur olmadığı değerlendirilerek eğer davacı tacir ise davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'de tüzel kişi tacir olması nedeniyle mahkemenin görevli olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. '' şeklindedir. Mahkemece yazılan müzekkerelere verilen yanıttan davacının tacir olmadığı, esnaf kaydının olduğu anlaşılmakla, davacının gerçek kişi olduğuna, aracın ticari olmasının davanın ticari dava olduğu sonucunu doğurmayacağına göre 6102 sayılı TTK' nın 4/1ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümünde mahkememiz görevli olmadığından ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerektiğinden davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1129, K. 2026/269, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1129-e-2026-269-k-d0b48eba3c53