İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/34 E. 2026/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/34
Karar No
2026/762
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/34 Esas KARAR NO : 2026/762

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası A.Ş. ile davalı .... Ltd. Şti. arasında Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden POS cihazı tahsis edildiği, Pos cihazı üzerinden 14.01.2024 tarihinde 89.500,00 TL ile 22.01.2024 tarihinde 98.500,00 TL olmak iki adet Chargeback işlemi gerçekleştirildiği, Sözkonusu işlemler yurtdışı kaynaklı olarak mail-order yöntemi dahilinde şifresiz olarak gerçekleştirildiği, kart hamilleri işlemlerin bilgileri dışında gerçekleştiğini belirterek itiraz bulundukları, müvekkili bankaca davalı firmadan yapılan işlemlere ilişkin olarak kimlik/pasaport, Ikart ön ve arka yüz sureti imzalı formlar ile mail order formu vd. talep edildiği, ancak davalının sunduğu belgeler ile gerçek kart hamilinin bilgileri eşleşmediğinden bir sonuç alınamadığı, bu nedenle chargeback gerçekleştiği, ... işleminden doğan borcun ödenmemesi üzerine ... 2. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarının keşide edildiği, davalının işbu ihtara rağmen borcu ödememesi üzerine bu kez ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığı, Davalı icra dairesinin yetkisine, asıl borca ve takibin tüm fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, Sözleşmenin 12 m. ile V. M. göre müvekkil banka defter kayıtlarının delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığı, neticeten davalının takibe itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek, 187.984,50 TL alacak üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2019 yılından bu yana Restoran/kafeterya işletmeciliği yaptığı, müvekkil olayın gerçekleştiği dönemde aylık olarak 500-800 bin TL civarında ciro yaptığı, iki adet satış işlemini mail order yöntemi dahilinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin haksız olarak 2 farklı kişinin kart bilgilerini ele geçirdiğine ilişkin hiçbir kanıtın bulunmadığını, müvekkilinin anılan iki adet işlemden dolayı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinden haksız olarak talep edilen alacağın yersiz olduğu belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı şirketin, davacı banka ile imzalamış olduğu üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullandığı pos cihazı üzerinden mail order yöntemi ile üçüncü kişilerin kredi kartından yapılan tahsilatların, bu kişilerce kredi kartı sahibi bankalara yapılan itiraz üzerine, davacı banka tarafından kredi kartı sahibi bankalara iadesi nedeniyle (chargeback işlemi) iade edilen bedellerin üye işyeri davalı şirketten tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan bankacılık hizmetleri sözleşmesi, üye iş yeri sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 187.984,50 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 24/12/2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan 24/12/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, icra müdürlüğünün yetkisine, faiz ve tüm fer'ilere itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalı tarafça icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazda bulunulmuşsa da, taraflar arasında akdedilem Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 9.11 ve Üye İşyeri Sözleşmesinin XI maddesinde İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması nedeniyle davalının yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 30/06/2026 tarihli raporunda; Borcun varlığı hususunda, davalı üye işyerinin basiretli bir tacir gibi gereken özeni gösterememiş olması nedeniyle gerek sözleşme hükümlerine gerekse kredi kartı mevzuatına ve gerekse de kredi kartları hukukuna göre kusurlu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle davacı bankaya atfedilebilecek görünürde herhangi bir kusur tespit edilemediği, davacı bankada kart hamillerinin bankasından aldığı onaya göre harcama bedelini davalı üye işyeri hesabına alacak geçtiği, dosya içeriğine göre davalının yapmış olduğu satışların tamamının mail order yöntemi dahilinde şifresiz işlemler bazında gerçekleştirilmiş olduğu, diğer yandan chargeback talepleri peyder pey geldikçe davacı banka davalıya satış belgelerini (Fatura, mail order formu, pasaport, silip belgesi vd.gibi) ve tanzim edilen mal ve hizmet faturaları ile malların teslimlerine ilişkin sevk irsaliye belgelerini 7 gün içinde sunması talep edilmiş olmasına rağmen, dosya içeriğine göre davalının bu yönde hiçbir somut veriyi davacı bakaya iletmemiş olduğu, bu durumun davacı bankayı kart hamili bankası karşısında adeta savunmasız bıraktığı ve neticeten chargeback işlemleri uluslararası master ve vısa kart yeknesak kuralları uyarınca gerçekleştirilmiş olduğu, davalı işyeri mail order yoluyla şifresiz olarak yapmış olduğu satışlardan dolayı kusursuzluğunu ispat edemediği, davalı yapılan satış işlemlerinden dolayı (mail order) ispat yükümlülüğü karşısında somut olarak hiçbir aksiyonu alamamış olduğu, satışlara ilişkin master ve... kuralları çerçevesinde hiçbir somut vesika ibraz edememiş olduğu, davacı bankanın açmış olduğu icra takibinden dolayı davalının 187.984,50 TL borçlu olduğu, sözleşmesel olarak belirlenen yıllık %52,92 oranında gecikme cezası ile birlikte istenilebileceği şeklinde tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu edilen alacağın ters ibraz (chargeback) prosedüründen kaynaklanmakta olduğu, chargeback kuralının amacının kart kullanıcısını koruma amaçlı olarak uluslararası ödeme kuruluşlarının şartları arasında yer alan bir kural olduğu, kredi kartı hamilleri gerçekleştirmiş oldukları işlemlerle ilgili olarak kendilerine kredi kartını veren bankaya itiraz başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğu, bu işlemlere “ters ibraz” denilmekte ve özünde harcama işleminin geriye alınmasının istenmesi söz konusu olduğu, bu itirazlar ilk olarak kart sahibi tarafından kredi kartının ait olduğu bankaya yapıldığı ve kredi kartının ait olduğu banka tarafından da itiraz iş yeri bankasına yöneltildiği, ilgili banka da üye iş yerinden itiraza konu olan işlem ile ilgili detayları talep ettiği, talep edilen detayların yetersiz olması nedeniyle kart sahibi haklı bulunursa, itiraz edilen işlem tutarı iş yeri bankası tarafından ilgili iş yerinden tahsil edilerek ve/veya iş yerine borç kaydedilerek kartın ait olduğu bankaya aktarıldığı, bankaların, tüm bu işlemlerde uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uymak zorunda olduğu, somut olayda, gerek uluslararası kurallar, gerek taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinin 5. maddesi gerekse Kredi Kartları Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, davalı işyeri, kredi kartı hamillerince yapılan harcama itirazları nedeniyle mail order sistemi ile yaptığı kredi kartı tahsilatlarının dayanağını ispat etmek zorunda olduğu, bu kapsamda dosyaya yapılan işlemlerle ilgili mail order belgesi, slip, sözleşme vs. herhangi bir belgenin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dosyasına sunulmadığı, bu mimvalde banka tarafından kredi kartı hamillerinin harcama itirazlarının kabul edilmesi ve davalı banka tarafından yapılan tahsilatların kart sahibi bankalara iadesi ile iade edilen bedelin davalıdan talep edilebileceği, davalının aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, davacı bankanın itirazın iptali talebinin neticeten 187.984,50 TL alacak yönüyle haklı olduğu anlaşıldığındn itirazın iptaline, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı borçlunun dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının; 187.984,50 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 187.984,50 TL asıl alacağa 18/12/2024 takip tarihinden itibaren yıllık % 52,92 oranında gecikme cezası uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 187.984,50 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 37.596,90 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 12.841,22-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 2.270,39-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭10.570,83‬-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.270,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacının yaptığı ilk masraf 732,00 TL, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 355,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.0870‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/34, K. 2026/762, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-34-e-2026-762-k-6cdc376ef89a