İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/320 E. 2026/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/320
- Karar No
- 2026/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/320 Esas KARAR NO : 2026/635
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 09/04/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain tapunun 838 ada 1 ve 2 parsel ile 846 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kurulu bulunan “... Sitesi” isimli konut sitesinin kat malikleri olduğunu, anılan taşınmazların, dava konusu kooperatif olan ... tarafından konut projesi geliştirilmesi amacıyla iktisap edilmiş; kooperatif uzun yıllar bu amaç doğrultusunda faaliyet gösterdiğini, site inşaatının tamamlanmasının ardından kooperatif tarafından ferdileşme işlemleri yapılmış, bağımsız bölümler kooperatif üyeleri adına tescil edildiğini, daha sonra üyelerin bir kısmının bağımsız bölümde bulunan paylarını üçüncü kişilere devrettiğini, bir kısmının ise halen paylarını muhafaza edip faydalandığını, davacı müvekkillerinin, her ne kadar kooperatifin kurucu ortağı olmasalar da, kooperatiftarafından inşa edilip ferdileşme sonucu üyelere devredilen bağımsız bölümlerin halefiyet yoluyla bugünkü maliki olduklarını, bu nedenle, ferdileştirme ve devamında kooperalifin tasfiyesi sürecinde üyeler adına tescili gerekirken sehven kooperalif adına tescilli bırakılan taşınmaz yönünden, müvekkillerinin kanuni halef sıfatıyla doğrudan ve güncel hukuki menfaatinin bulunduğunu, ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere kooperatifin, yaklaşık 30 yıl önce tasfiye sürecine girdiğini ve ticaret sicilinden terkin edildiğini, ancak tüm bu işlemlere rağmen, İstanbul ili ... İlçesi, ... Mahallesi 838 ada 2 parsel sayılı taşınmazın halen kooperatif tüzel kişiliği adına tapuda tescilli kaldığını, anılan parselin, müvekkillerin kat maliki olduğu ... Sitesi sınırları içerisinde kalmakta olup, fillen çocuk oyun alanı ve bahçe olarak kullanıldığını, site bütünlüğü içerisinde yer alan bu taşınmazın imar uygulamalarında da site ile aynı plana sahip olduğunu, kooperatif tüzel kişiliğinin sona ermiş olması nedeniyle, kooperatif adına kayıtlı bulunan taşınmazın devri, paylaşımı veya yönetimine ilişkin herhangi bir işlem yapılamadığını, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet ve ortak alan kullanım haklarını fiilen ve hukuken engellediğini, Kooperatifin tasfiye sürecinde tasfiye memurları olarak ... ve ... görev yaptıklarını, ancak anılan kişilere ait T.C. kimlik numarası ve güncel adres bilgilerine Ulaşılamadığını, bu nedenle, tasfiye memurlarına ilişkin tebligata yarar adres ve TC bilgilerin temini için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak celp edilmesini talep ettiklerini, ilgili taşınmazın tapuda devrinin sağlanabilmesi için; öncelikle kooperatifin ihya edilmesi, akabinde genel kurulun toplanarak ek tasfiye kapsamında taşınmazın kat maliklerine devrine karar verilmesinin hukuken zorunlu olduğunu beyanlarlaTicaret sicilinden terkin edilmiş olan ... Mersis, ... İstanbul Ticaret Sicil No'lu ...'nin ihyasına, ek tasfiye kapsamında görev yapmak üzere tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memurlarına genel kurul çağrısı yapmak ve karar alma yetkisi verilmesine, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 838 ada 2 parsel sayılı halen kooperatif tüzel kişiliği adına tapuda tescilli kalan taşınmazın ferdileştirilmesi yönünden tasfiye işlemlerinin yapılması için yetki verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağlandığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının eksik işlemlerini, müvekkili ...’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ederek; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılım sağlamamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 547 maddesi kapsamında, tasfiyenin kapanması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. ... Müdürlüğü'nden ...'nin tüm sicil dosyası celp edilerek incelenmiştir. ... Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta Tasfiye Halinde ...'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 21/12/1994 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğunun ve şirketin son adresinin ... C ad. ... İşhanı no:46 kat:5 No:507 ... Beyoğlu İstanbul İstanbul olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Beyoğlu / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. TTK'nın 547. maddesinde" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, ...'nin tasfiye edilmiş olmasına rağmen İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 838 ada 2 parsel sayılı taşınmazın halen tüzel kişiliği adına tapuda tescilli kaldığı, tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile İhyası talep Olunan ...'nin (Ticaret Sicil No: ...) İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 838 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu ve hukuki işlemlerini yapmakla sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İşbu davada Ticaret sicili müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan ... yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. Yine ... tasfiye kapsamında kusuru bulunmadığı anlaşılmakla yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1- Davacıların davasının kabulü ile; İhyası talep Olunan ...'nin (Ticaret Sicil No: ...) İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 838 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu ve hukuki işlemlerini yapmakla sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Tasfiye Memuru olarak ...'ın atanmasına, 3-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına, 4-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına, 5-Davalı ... Tasfiyenin kapanmasında kusuru bulunmadığı anlaşılmakla yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, 6-Yasal hasım olan davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine, 7-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Katip ... ¸e-imzalıdır