İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/319 E. 2026/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/319
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/319 KARAR NO : 2026/525

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27.03.2026 KARAR TARİHİ : 02.06.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı ... dava dilekçesinde özetle; tarafına ait ----- plakalı -----marka aracın 09.04.2025 tarihinde yağ ve filtre değişimi için davalı işletmeye bırakıldığını, gerekli ücretin ödendiğini, davalı tarafından verilen bakım kartında aracın motoruna uygun olmayan 10.40 yağ cinsinin kullanıldığının belirtildiğini,----motor yağının 5.30 olması gerektiğini ve yanlış yağ kullanımı nedeniyle motor hasarı oluştuğunu tespit ettiğini, aracın 22.08.2025 tarihinde ----- üzerinde seyir halindeyken yağ ikazı vererek motorunun durduğunu, aracın çekiciyle ----- getirilerek servise bırakıldığını, yapılan incelemede yağın sakız kıvamına geldiğinin, yağ süzgeci ve filtrelerin tıkandığının anlaşıldığını, motorun yanlış yağ kullanımı nedeniyle ciddi şekilde zarar gördüğünün belirlendiğini, aracın kırk gün serviste kalması sebebiyle ticari faaliyetlerin aksadığını ve maddi kayıp oluştuğunu, motor onarımı için 115.800,00-TL tutarında servis ücreti ödendiğini, aracın çekilmesi için 10.800,00-TL tutarında çekici ücreti verildiğini, davalı işletmenin kullanılan yağın markasını ve faturasını ibraz edemediğini, ---- markasıyla çalıştıklarını iddia etmelerine rağmen bu markayla sözleşmelerinin bulunmadığının öğrenildiğini, davalı işletmenin ayıplı hizmet sunması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle; 115.800,00-TL tutarındaki motor onarım masrafının, 10.800,00-TL tutarındaki çekici giderlerinin, kırk gün boyunca serviste kalan araç nedeniyle oluşan zararların, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, tarafların tacir olmadığını ve ticari bir iş bulunmadığını, davacının şahsi aracı için açtığı davada görevli ve yetkili mahkemenin---- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının daha önce Tüketici Hakem Heyetine yaptığı başvurunun reddedildiğini, davacının aracının motor tamirli olduğunu, kullanılan yağın ayıpsız olduğunu, yağın konulma tarihi ile arıza tarihi arasında üç aydan fazla süre geçtiğini, motor arızasının yağdan kaynaklandığına dair hiçbir tespit bulunmadığını, kullanım hatası ihtimalinin göz ardı edildiğini, davacı tarafça yağdan numune alınmadığını, başka bir yağ konulduğu iddiasını kabul etmediklerini, yağ kartlarının değiştirilebilir olduğunu, arıza iddiası doğru olsa dahi yağ kaynaklı olduğunun kanıtlanamadığını, davacının sorunu öğrendiği tarihte müvekkile herhangi bir bildirimde bulunmadığını, aracın servis işlemlerinin müvekkil tarafından yapılmadığını, servis kayıtlarının yetkili servisten istenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davacının tüm iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiğini belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; araç bakımının ayıplı yapıldığı iddiasına dayalı motor arızası sebebiyle uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili talebine ilişkindir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut davada, gelen müzekkere cevapları ve davacının duruşmadaki beyanı dikkate alındığında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının gerçek kişi tacir kaydı olmamakla birlikte bilanço esasına göre defter tuttuğuna dair belge de bulunmamaktadır. Başka bir deyişle davacı tacir değildir. Eldeki davada davacı tacir olmadığı gibi dava konusunun araç bakımından kaynaklanması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda davacının sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle --- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/319, K. 2026/525, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-319-e-2026-525-k-31d1e368592c