İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/310 E. 2026/310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/310
- Karar No
- 2026/310
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/310 Esas - 2026/319 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/310 Esas KARAR NO : 2026/319
HAKİM : ... KATİP : ....
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av... Av... Av....
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2018/3251e sayılı dosyasında dava konusu taşınmazdaki ipotek haricinde borçlu olmadığı halde borçlu olarak dosyaya dahil edildiğini belirterek müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise davacının maaşı üzerine sehven haciz konulduğunu ancak daha sonra kaldırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2018/3251 Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davanın ... 15. Asliye hukuk Mahkemesi 2025/200 Esasına kayden açıldığı, anılı mahkemece yapılan yargılama sonunda, ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/200 Esas, 2025/807 Karar sayılı ve 16/12/2025 tarihli kararında özetle; davanın kabulüne dair karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2026/162 esas, 2026/268 Karar sayılı ve 12/03/2026 tarihli ilamında özetle; ...iş bu davanın bankacılık işlemleri ( GKS'lere dayalı kullandırılan ticari krediler) nedeniyle başlatılan ipotekli takip sonrası alacaklı bankaya karşı açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmakta olup bankacılık işlemlerine dayalı davalar TTK'nın 4/1-f maddesi kapsamında mutlak ticari dava niteliği bulunduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi..." olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ticaret mahkemesine tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine dair karar verildiği, anılı istinaf ilamı akabinde dosyanın mahkememize tevzi edilmekle işbu 2026/310 Esas kaydını aldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari krediye konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten kaynaklanmasına göre ve değinilen istinaf ilamı doğrultusunda davanın 6102 Sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ticari davalar yönünden dava şartı arabuluculuk müessesesi, TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, anılı maddenin birinci fıkrasının, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değiştirilmiş olup, özetle fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş ve yine 7445 Sayılı Kanun'un geçici madde 1 düzenlemesiyle; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. Açıklandığı üzere eldeki dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, yasal düzenleme uyarınca 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak ticari menfi tespit davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması hususunun dava şartı olduğu açıktır. Somut olayda dava tarihi 09/04/2025 olup, davanın ticari niteliğine göre TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak dosya kapsamından dava asliye hukuk mahkemesi nezdinde ikame edilirken arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere HMK'nın 115/2. Maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü düzenlenmiştir. Konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD 2023/3342 E., 2023/2951 K., 26/09/2023; ... BAM 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., Ank. BAM 23 HD. 2020/1757E., 2020/1466 K. Sayılı kararları incelenebilir.) Diğer yandan görevsizlik kararı üzerine, görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olması halinde de davanın usulden reddi gerekli olup görevsizlik kararı akabinde arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir olmadığı anlaşılmıştır.(Aynı yönde bkz. Y. 11 HD. 2024/3170 E., 2025/1085 K., 19/02/2025; Yine Y. 6. HD. 2024/3201 E., 2024/4336 K., 26/11/2024 T.) Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, 7.080,16 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 6.348,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026
Katip ...
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR