İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/308 E. 2026/360 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/308
Karar No
2026/360
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/308 Esas KARAR NO : 2026/360

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/04/2026 KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...AŞ ... Şubesine ait, 30.10.2025 keşide tarihli, 400.000,00 TL meblağlı, ... numaralı çek yönünden müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve ... Banka Alacakları İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin lehtarı olduğu ... A.Ş'ye ait 30/10/2025 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli çek yönünden müvekkili şirketin ve yetkilisinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesinin 6. Sayfasında "dava alacak davasına değil haksız fiile dayandığından dolayı zorunlu arabulucuğa tabi olmadığını" beyan etmiştir Davacının iddiaları esas olarak çekin hatır çeki olmasına rağmen anlaşmaya aykırı olarak tedavüle konulduğu iddiasına dayanmaktadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Davacının iddiası çekin hatır çeki olduğu ve bu haliyle bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 Sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK.'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ile; “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 maddesi ile yapılan değişiklik ile; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk süreci, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir.Dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte HMK nın 115(3)maddesinin uygulanmasına engel yoktur. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Ancak somut olayda dava şartı noksanlığı henüz tensip aşamasında mahkememizce esasa girilmeden evvel fark edilmiş ve davacının da dava dilekçesinde davanın arabuluculuğa tabi olmadığını beyan ettiği görülmekle arabuluculuk başvurusunda bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut dava, ticari nitelikli bir menfi tespit davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir. Dosya kapsamından dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, dava şartlarının HMK. 116 Maddesinde düzenlenen ilk itirazlardan önce değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu aşamasında da re'sen dikkate alınır. Bu saptama karşısında, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 11 HD.'nin 29/05/2025 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile aynı dairenin 25/12/2024 Tarih ve ...Esas -... Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin... esas, ...karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin...esas, ...karar sayılı kararı da aynı yöndedir) HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2-son cümle maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2-son cümle, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 732,00 TL harcın, davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/308, K. 2026/360, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-308-e-2026-360-k-fb7e46298ab5