İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/302 E. 2026/306 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/302
Karar No
2026/306
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/302 Esas KARAR NO : 2026/306

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2026 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının .... Mah. .... Cad. No: ../.. .../ ... adresinde bulunan ".... RESTORAN"ın işleteni ve sahibi iken 01/04/2022 - 01/04/2024 tarihleri arasında 2 yıl için işletmeyi müvekkili ile ...'e devrettiğini, işletmenin mesul müdürü olarak da ...'in tayin edildiğini, davalının, .... ... ... Gıda ve Meşrubat San. Tic. Ltd. Şti ile imzalamış olduğu Miktar Taahhütlü Açık Satış Noktası Sözleşmesi Ek protokol gereği alım miktarları anlaşılan miktara ulaşıldığı takdirde 400,000.00 TL. ve 230,000.00 TL. peyder pey olmak üzere ödemesi yapılması hususunda anlaşıldığını, söz konusu alım sınırlarının müvekkillerin işletme sözleşmesinin içerisinde doldurulduğunu ve İşletme Sözleşmesinin 6. Maddesinde bahsi geçen promosyon ödemesinin 15/02/2023 tarihinde 400,000.00 TL. ve 15/02/2024 tarihinde 230,000.00 TL olarak ödendiğini, davalının söz konusu ödemeden ...'in payına düşen meblağın 100,000.00 TL'lik kısmını ... - ... RESTAURANT ... Bankası Iban ... nolu hesabından, ...'in Eşi ...'in ... ... hesabına ödediğini, söz konusu paydan düşen müvekkilinin payına düşen 210,000.00 TL promosyon ödemesi alınıp da alındığı an ödenmesi gerekirken hiç bir surette müvekkiline ödenmediğini, bu nedenlerle promosyon bedeli olan toplam 209,999.00 TL ile ödeme tarihleri geçirildiğinden işlemiş olan Reskont Avans faiziyle birlikte Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..../... Esas sayılı dosyasından takip yapılmış olduğunu, borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, alacağın likit alacak olduğunu, davalının itirazlarını haksız ve kötüniyetle yapmış olduğundan, takip miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilerek, hükmedilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen işletme devir sözleşmesi kapsamında promosyon ödemesi alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosyada sunulan belgeler incelenmiş olup ; işbu davanın davalı ile dava dışı ... isimli şahıs arasında akdedilen işletme devir sözleşmesi kapsamında davacıya ödeneceği kararlaştırılan promosyon ödemesi alacağının tahsili istemi ile başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi neticesinde işbu davanın açıldığı, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, işletmenin devrine ilişkin sözleşmenin incelenmesinde işletmenin dava dışı ...'e devredildiğinin anlaşıldığı, bu durumda işbu dosyanın tarafları arasında TBK 202 maddesi kapsamında işletmenin devri ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği, bu halde mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmıştır. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.17/04/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/302, K. 2026/306, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-302-e-2026-306-k-5f9ae3d3ccf1