İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/291 E. 2026/670 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/291
- Karar No
- 2026/670
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/291 Esas KARAR NO : 2026/670
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen Ağustos 2025 tarihli 1yıl süreli Hizmet Satın Alma Sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalıya araç kiralama hizmeti vermekte olduğunu, müvekkilinin Eylül 2025 ayında vermiş olduğu hizmet karşılığı davalı tarafa, Fabrika içi araç hizmet bedeli olarak 2 Araç fabrika içi hizmet bedeli olarak 552.000,00-TL bedelli fatura tanzim ettiğini ancak davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhin ... İcra Müdürlüğü' nün 2026/ ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının itirazının iptaline, % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu oluşturulan faturanın fatura değil bir suç organizasyonu tarafından oluşturulmuş belge olduğunu, hukuki nitelendirmenin bu çerçevede gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacının henüz sözleşmesinin ikinci ayında olduğuna ilişkin iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili şirket bünyesinde çalışan bir personel ile birlikte hareket ederek şirketi sistematik bir şekilde zarara uğratan ve ceza hukuka anlamında suç teşkil eden eylemler içerisinde yer aldığını, bu hususunun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame ile somutlaştırılarak ve yargılamaya konu edildiğini, davacının hakkında böylesine ağır istisnalar bulunan ve ceza yargılamasına konu olan eylemleri hiç yokmuş gibi davranarak yalnızca fatura alacağına dayanmasının açıkça dürüstlük kuralına aykırılar barındıran ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olan bir dava stratejisi olduğunu, taraflar arasındaki Hizmet Satın Alma Sözleşmesi, yüklenici sıfatıyla davacıya açık sorumluluklar yüklediğini, davacının hizmeti eksiksiz ve hatasız sunmak müvekkili şirkete verilecek her türlü zararlardan sorumlu olmak, personel faaliyetlerinden doğan tüm sonuçları üstlenmek dürüstlük ve ticari ahlak kurallarına uygun davranmak yükümlülüğü altında olduğunu, davacının bu yükümlülüklerin tamamını ihlal etmekle kalmamış doğrudan doğruya suç teşkil eden fiillerin içinde yer aldığını, gerçek dışı irsaliyeler düzenlenmesi, sistem dışı mal çıkışlarının sağlanması malların üçüncü kişilere satılması, müvekkil şirketin milyonlarca lira zarara uğratılması olguları sözleşmeye aykırılığın ötesinde sözleşme ilişkisinin temelini ortadan kaldıran ağır ihlaller olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin feshetmesinin yalnızca haklı değil aynı zamanda ticari hayatın gerektirdiği zorunlu bir refleks niteliğinde olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 06.09.2026 tarihinde dosyanın mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası ile birleştirmesi talepli dilekçe sunmuş olduğu görüldü. Dava: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. Dava; taraflar arasında yapılan hizmet satın alma sözleşmesi uyarınca davacı tarafça hizmet için verildiği iddiası ile davalının hizmet bedellerini ödememesi iddiasına dayanan itirazın iptali davasına ilişkindir. HMK 166/1.maddesinde; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve ikinci mahkemenin verdiği karar diğer mahkemeyi bağlar" HMK 166/4.maddesinde de; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı ve davalının aynı olduğu, aynı ilde farklı tarihteki hasar iddiasına yönelik açıldığı, delillerin benzer mahiyette olduğu ve dosyanın derdest bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre HMK 166 koşullarının gerçekleştiği sabit olmakla; Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında görülen davanın mahkememiz dosyasında görülecek olan davayla aynı sebepten doğduğu, yapılan çalışmalar ile ilgili hasar iddialarının aynı olması, çelişkili kararların önlenmesi, usul ekonomisi ve yargıda hedef süre ilkeleri de gözetildiğinde, mahkememiz dosyasının yine Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dava dosyasının tarafları ve dava konusu itibari ile davamız ile bağlantılı bulunduğundan mahkememiz dosyasının İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı H.M.K.nun 166/1. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığın esası hakkında verilecek hüküm ile birlikte istinafa kabil olmak üzere karar verildi.22/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*