İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/277 E. 2026/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/277
- Karar No
- 2026/392
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/277 KARAR NO : 2026/392
DAVA : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) DAVA TARİHİ : 20/07/2020 KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 15/05/2015 tarihli Pay Alım Satım Sözleşmesinde EK-39'da listelenen davalar neticesinde satılan şirketin ödemekle yükümlü tutulacağı meblağların %85’inin davalı alıcıya ödeneceği, ödenmemesi halinde davalının zararının teminat mektubundan karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalıya 08/07/2020 tarihine kadar geçerli 8.000.000-TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, ancak sözleşmenin ekinde belirtilen davalar nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını, 931 adet dava ve takip dosyasından 754 dosyanın neticelendiğini, kalanın derdest olduğunu, davalı şirket riskinin 7.500.000-TL olduğunu bildirerek teminat mektubunun süresinin uzatılmasını talep ettiğini, aksi halde teminat mektubunun paraya çevrileceğini ihtar ettiğini belirterek teminat mektubunun iadesine, mümkün olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların yükümlülüklerini gerçekleştirmemeleri sebebiyle oluşan alacaklar için dava ve takipler başlatıldığını, davacıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle oluşan alacak tutarının faiz ve masrafları ile birlikte 100.000-TL'ye yaklaştığını, davanın arabuluculuk süreci tamamlanmadan ikame edildiğinden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,teminat mektubunun garanti sözleşmesi niteliğine göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilip değerlendirilmesinin hiçbir önemi bulunmadığını, müvekkilinin mektubun nakde dönmesi talebinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmede belirtilen davaların kaybedilmesi durumunda ödenecek tutarların yükümlülüğünün davacılar üzerinde olduğunu savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememize ait 14/04/2022 tarih ... E.K. sayılı karar ile davanın kabulüne dair karar verildiği, taraf vekillerinin kararı istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 30/06/2022 tarih ve ... E.K. Sayılı ilamı ile anılan kararın "müteveffa davacının mirasçıları davaya katılarak taraf teşkili sağlanarak yeniden görülmek üzere" gerekçeleriyle kaldırılarak dosyanın mahkememize iadesine karar verildiği ve dosyanın 2022/516 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, mahkememizce 08/12/2022 tarih ve... E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne dair karar verildiği, taraf vekillerinin kararı istinafı üzerine anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 05/03/2026 tarih ve ... E.K. Sayılı ilamı ile "davalının teminat mektubunda belirtilen tarihten önce, bankaya tazmin başvurusu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş," gerekçeleriyle kaldırılarak dosyanın mahkememize iadesine karar verildiği ve nihayetinde dosyanın... esas sırasına kaydedilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam olunduğu görülmüştür. DELİLLER; Kaldırma kararı öncesinde ... 17.Noterliği'ne müzekkere yazılarak 06/07/2020 tarihli ihtarname celp edilerek mahkememiz ... kasa sırasına kayıt edilmiş, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ...D.İş sayılı dosya aslı celp edilmiş ve mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 10/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; henüz kesinleşmemiş ve devam etmekte olan davalarla ilgili olarak bir hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, incelenen defter kayıt ve belgelerde de devam eden davaların tutarını belirleyici bir bilginin bulunmadığı, sözleşme, sözleşme eki ve teminat mektubuna göre teminat mektubu süresinin dolmuş olduğu ve teminat mektubunun geçersiz hale geldiği, teminat mektubunun süresinin uzatılmasına ilişkin taraflar arasında mutabakat olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce ...A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 06/07/2015 tarihli ... numaralı geçerlilik süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren 8.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu hakkında 08/07/2020 tarihinden önce davalı... Merkezi tarafından bankaya tazmin talebinde bulunulup bulunulmadığı hususunda bilgi sorulmuş ...A.Ş. cevabi yazısında davalı ...tarafından 08. 07.2020 tarihinden önce bankaya tazmin talebinde bulunulmadığının bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında ... Tic.AŞ paylarının alım satımı amacıyla 15/05/2015 tarihli "Pay alım-satım sözleşmesi" akdedildiği, davacıların satıcı davalının alıcı olduğu sözleşmede 8.3 maddesinde derdest dava ve icra takip dosyaları yönünden düzenleme bulunduğu, kapanış tarihi itibariyle derdest olan davaların EK-39 'da listelendiği, şirketin veya ...'nın ödemekle yükümlü tutulacağı meblağın tamamı, faiz dahil tüm ferileri, yargılama gideri ve vekalet ücretinin % 85'nin alıcıların talebini takiben 5 iş günü içinde davacı satıcılar tarafından ödeneceği, 8.3.2 maddesinde ödememe durumunda zararın banka teminat mektubundan karşılanacağının düzenlendiği, sözleşmenin 3 no'lu ekine uygun olarak ödememe riskini teminen davacılar tarafından davalıya dava konusu 5 yıl süreli ve 8.000.000-TL bedelli, 06/07/2015 tarihinde düzenlenen, ... no'lu, süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren teminat mektubunu teslim ettiği hususları ihtilaf dışı olup, davacılar, taraflar arasında pay devri sözleşmesi kapsamında davalının teminat altına alınmasını gerektiren riskin kalmadığını, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Dava konusu teminat mektubu kesin ve süreli niteliktedir. Süreli teminat mektuplarında teminat mektubunda gösterilen tarihe kadar tazmin talebinde bulunulmaması halinde, bankanın sorumluluğu son bulacaktır. Buna karşılık muhatabın teminat mektubunda gösterilen süresi içinde garanti veren bankadan tazmin talebinde bulunması halinde, teminat mektubunu düzenleyen bankaya karşı bir alacak hakkı ortaya çıkacak olup bu alacak ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelecektir. Bu tür ilişkiler için yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK'nın 146. maddesi gereği 10 yıl olup, yine genel hükümler uyarınca bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacaktır (Reisoğlu, Seza, Banka Teminat Mektupları ve Kontgarantiler, 4. Baskı, 2003, s.387). Somut olayda; davacı tarafça davalı tarafa sözleşme hükümleri uyarınca teslim ettikleri teminat mektubu 5 yıl süreli olarak tanzim edilmiş olup son günü 08/07/2020 tarihidir. Davacı tarafça yapılan başvuru üzerine ... 19. ATM'nin 07/07/2020 tarihli ...D.iş sayılı sayılı kararıyla teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 05/03/2026 tarih ve... E.K. Sayılı ilamı doğrultusunda ...A.Ş.'ye müzekkere yazılarak ... tarihli ... numaralı geçerlilik süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren 8.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu hakkında 08/07/2020 tarihinden önce davalı ...tarafından bankaya tazmin talebinde bulunulup bulunulmadığı hususunda bilgi sorulmuş ...A.Ş. cevabi yazısında davalı ... tarafından 08. 07.2020 tarihinden önce bankaya tazmin talebinde bulunulmadığının bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları açıkça sayılmış ve anılan maddenin h bendinde ise davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiği belirtilmiştir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi, Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır. Hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukuki yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu durum, alacağın muaccel hale gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Dava açılmasında olduğu gibi, mahkemeye yapılan her talep için, talepte bulunanın hukuki yararının varlığı şarttır. Aksi halde mahkeme, böyle bir talebi inceleyip yerine getiremez. Dava şartları, dava açılmasından hükmün verilmesine kadar var olmalıdır. Davanın açıldığı anda var olan bir dava şartı (mesela hukuki yarar) sonradan ortadan kalkarsa, o zaman dava esastan değil, dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilecektir. Somut olayda; davacı yan davalı tarafa sözleşme hükümleri uyarınca teslim ettikleri ... numaralı geçerlilik süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren 8.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesini talep etmiştir. Bahsi geçen mektup 5 yıl süreli olarak tanzim edilmiş olup son günü 08/07/2020 tarihidir. İşbu dava tarihi olan 20/07/2020 günü itibariyle talep konusu teminat mektubunun süresi dolmuş olup ... A.Ş. cevabi yazısına göre davalı ... tarafından da 08/07/2020 tarihinden önce bankaya tazmin talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından davacının iade isteminde HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılarak HMK'nın 114/1-h bendi gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 114/1-h bendi gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının, peşin alınan peşin alınan 136.620,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 135.888,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Ayrıca bozmadan önce verilen... esas, ...karar sayılı, 08.12.2022 tarihli karar nedeniyle vergi dairesine ... tarihli ... harç harç nolu,... referans nosu ile yazılan harç tahsil müzekkeresine konu 409.860,00 TL harcın UYAP sisteminde yapılan araştırmada tahsil edildiği anlaşılmakla harcın tahsil edildiğine ilişkin makbuzun ibrazı halinde hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde bu harcın davalı tarafa iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 247,00 TL (tebliğler ve posta) yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, mirasçı ...vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza