İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/268 E. 2026/930 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/268
- Karar No
- 2026/930
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/268 Esas KARAR NO : 2026/930
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 26/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin icra müdürlükleri nezdinde yürütülen tahliye ve muhafaza işlemleri kapsamında taşınır malların korunması, depolanması ve muhafazası faaliyetini profesyonel olarak yürüten bir yediemin işletmesi olduğunu, bu faaliyet doğrudan doğruya İcra ve İflas Kanunu’nun emredici hükümlerinden kaynaklandığını, İİK m.88 ve m.90 hükümleri uyarınca icra müdürlüğü muhafaza tedbirlerini almakla yükümlü olup, bu kapsamda yediemin görevlendirilmesi zorunlu olduğunu, bu nedenle yedieminlik hizmetinden doğan ücret, özel hukuk sözleşmesinden doğan bir alacak değil, kanundan doğan ve icra gideri niteliği taşıyan bir alacak olacağını, bu giderin sorumluluğu ise İİK m.59 gereği icra takibini talep eden tarafa ait olduğunu, ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından başlatılan takip neticesinde 28.12.2023 tarihinde tahliye işlemi gerçekleştirilmiş, tahliye edilen taşınır mallar icra müdürlüğü marifetiyle müvekkil yediemine teslim edildiğini, bu işlem tamamen davalının talebiyle yürütülmüş olup, ortaya çıkan muhafaza ihtiyacı da davalının başlattığı icra sürecinin zorunlu bir sonucu olduğunu, malların halen yedieminde bulunuyor olması, muhafaza hizmetinin devam ettiğini ve alacağın süreye bağlı olarak artan nitelikte olduğunu açıkça gösterdiğini, açıklanan bu nedenlerle; davalının ... 13. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 17/04/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; masraflar peşin olarak alacaklıya ödendiğini, icra memuru görevini ihmal ederek tutanağa geçmediğini, kaldı ki 2023 yılı için sadece nakliye masrafının 230.000,00 TL olması hayatın olağan akışına aykırı olacağını, haciz tutanağında 5 farklı nakliye araçlarının toplamda 11 sefer yaptığı belirtilmiş olup her bir araç için 2023 yılı dikkate alındığında 3.000,00 TL ödendiği varsayılsa bile sefer sayısı ile çarpılınca 33.000,00 TL nakliye yükletme boşaltma için eleman masrafı olarak 25.000,00 TL masraf dahil edilse bile toplamda 58.000,00 TL olduğu, ödenen 240.000,00 TL'den çıkarılınca 182.000,00 TL'nin yediemin masrafı olduğunun kabul gerektiğini, davacıya yediemin ücreti peşin ödendiğini, bakiye yediemin ücreti doğması ihtimalinde yedieminin, alacağını, muhafazanın yapıldığı, bir diğer anlatımla, yediemin ücretinin doğduğu icra takip dosyasından talep etmesi gerekip, bunun için yeni bir takip başlatmasında hukuki yararı bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davacının davasının reddine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamam Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yediemin ücretinin ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı vekili müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirtilmiş ise de, yedieminlik ücretinin davacı yanca alındığı ve davacı alacağı için muhafaza altına alındığı görülmekle, sözleşmeden kaynaklanan davada davanın davalıya yöneltilmesinde usule aykırılık olmadığı gibi taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığından davalının alacaklı olduğu icra dosyasında haczedilen menkul malların davacıya ait yediemin deposunda muhafaza edilmesi nedeniyle Adalet Bakanlığı’nın tarifesine göre yapılan hesaplama dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekecektir. Adalet Bakanlığı Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi: "Muhafaza ücretinin hesabı Madde 3 – (1) Lisanslı yediemin depolarındaki mahcuz malların muhafaza ücreti ile muhafaza esnasındaki çilingir, çekici ve nakliye hizmetleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosu esas alınarak hesap edilir. (2) Bir mahalde lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde yapılan muhafaza işlemleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosundaki muhafaza ücretlerinin yüzde sekseni üzerinden hesap edilir. Ek-1 ücret tablosundaki çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için belirlenen ücretler lisanslı yediemin deposu bulunmayan mahallerde uygulanmaz. (3) Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanır. (4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz. Muhafaza ücretinin başlangıç tarihi malın depoya teslim tarihidir. (5) Muhafazası özellik arz eden malların muhafaza ücreti, ilgili icra dairesi tarafından piyasa koşulları dikkate alınarak takdir olunur. (6) Mahcuz malın muhafaza altına alındığı yer ile teslim edileceği depo arasındaki uzaklık daha fazla olsa dahi nakliye ve çekici ücreti 50 kilometre mesafe için ödenecek miktarı geçemez. (7) Muhafaza ücreti hesap edilirken mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin Ek-1 ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınır. (8) Lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, belirtilen ücretlerin altında da ücret takdir olunabilir. (9) Çilingir ücreti hesap edilirken açılacak kapı, araç ya da kasanın basit, güvenlikli ya da yüksek güvenlikli olup olmamasına göre Tarifede belirtilen sınırlar dahilinde ücret takdir olunur. Muhafaza ücretinin azami haddi Madde 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez." olarak belirtilmiştir. Davalı yanca yedieminlik ücretinden kaynaklı alacağının peşinen ödendiği savunmasında bulunulmuş ise de benzer uyuşmazlıklarda verilen emsal kararlar ( Yargıtay 13. HD nin 21/01/2014 tarih ... E. ve ... K. Nolu kararı; 08/03/2017 tarihli ... E., ...K. sayılı kararları) dikkate alındığında, ödendiği iddia edilen bedelin muhafaza işlemi kapsamında araç ve nakliye bedeli için ödendiği haciz tutanağından açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim davalı yanca aksi yönde ödeme belgesinin de sunulmamış olduğu görülmekle bu savunmaya itibar edilmemiştir. Davacı yanca verilen yediemin hizmeti kapsamında davalı yanca banka kanalıyla yapılan ödeme de dikkate alınarak, yediemin ücretinden kimin sorumlu olduğu ile varsa davacının alacağının (asıl alacak, faiz vb.) hesaplanması için dosyanın icra hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiye tevdiine, karar verilmiş ve 03/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosya kapsamı, İİK hükümleri ve Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi birlikte değerlendirildiğinde: 1. Yasal mevzuatta yer alan %30'luk tavan sınır kuralının emredici olarak uygulanması durumunda; davacının talep edebileceği azami tutarın 232.170,00 TL olduğu, 2. Şayet Sayın Mahkemenizce bu tavan sınır uygulanmayıp, fiili süre ve hacim esas alınacak olursa; davacının KDV dahil hesaplanan alacağının 1.863.611,16 TL olduğu, bu durumda davacının 1.850.000,00 TL’lik fiili dava talebinin hesaplanan matematiksel sınırlara uygun düştüğü," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Saklama Sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu'nun 561-580. maddelerinde düzenlenmiş olup genel saklama sözleşmesi'ni düzenleyen 561/2. Maddesinde "Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir" denilmek suretiyle saklayanın ücret talebinde bulunabilmesi için ücretin açıkça kararlaştırılmış olması veya durum ve koşulların gerektirmesi halinde ücret talep edebileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 571 ve devamı maddelerinde ise saklamak üzere ticari mal kabul ettiğini açıkça kamuya bildiren ardiyecinin, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebileceği, bu giderlerin hemen ardiye ücretinin ise her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında ödeneceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, genel saklama sözleşmesi kapsamında saklayanın ücret talep edebilmesi açıkça ücret kararlaştırılması veya durum ve koşulların gerektirmesi halinde mümkün iken, ardiye sözleşmesi niteliğindeki sözleşmelerde saklayan kararlaştırılmış ya da alışılmış ücretini talep edebilmektedir. Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu uyarınca muhafaza altına alınmasına karar verilen malların muhafaza edileceği gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgari niteliklere, depolar için alınacak teminata, muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya, Adalet Bakanlığı tarafından lisans ve işletme belgesinin verilmesine, işletme yetkisinin devrine, Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine, faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idarî tedbir ve tasarruflara, bu depoların denetimine, depolarda tutulması gereken kayıtlara ve muhafaza işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir" denilmiştir. Maddede açıkça belirtildiği üzere söz konusu yönetmelik 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu uyarınca muhafaza altına alınmasına karar verilen malların muhafaza edileceği gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarına ilişkin olarak çıkarılmış olduğu ve davacıya ait deponun yönetmelikte belirtilen türden bir yediemin deposu olduğu açıktır. Bu nedenle adı geçen yönetmelik kapsamında hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla davalının %30 tavan sınırı uygulanması yönündeki itirazlarının da reddi gerekmiştir. Dava konusu yediemin ücretine konu hacizli eşyanın değeri, depoda kaldığı sürenin uzunluğu, ortaya çıkan yediemin ücretinin fazlalığı göz önüne alınarak, Türk Borçlar Kanunu 52.maddesine göre % 80 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olacağı (Emsal Yargıtay 13. HD nin 21/01/2014 tarih ... E. ve... K. sayılı, 08/03/2017 tarihli ...E.,...K. sayılı kararları), buna göre davalının ödemesi gereken yedieminlik ücretinin (1.863.611,16/5 olmak üzere) 372.722,23 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatına ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyerek ve tam sorumluluk yönünden davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 13.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 372.722,23 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Tarafların icra inkâr ve kötüniyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 3-Alınması gereken 25.460,65 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 732,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 24.728,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 59.635,56 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 130,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.966,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır