İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/258 E. 2026/59 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/258
- Karar No
- 2026/59
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/258 Esas KARAR NO :2026/59
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:15/11/2019 KARAR TARİHİ:15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline, 19.09.2018 tarihinde ... ... Caddesi üzerindeki yaya geçidinin hemen yanında davalı ...'ya ait ve ...'nın kullandığı ... plaka sayılı aracın çarptığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, aracın davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı olduğunu, müvekkilinin yaralanma neticesinde yaşadığı kırıklar nedeniyle 10 günü hastanede olmak üzere hiç hareket etmeden 3 ay boyunca yatakta tedavi gördüğünü, çok ağır bir ameliyat geçirdiğini, neticede yaklaşık %10 oranında malul kaldığını, bu durumun emekli olmasına rağmen aktif bir çalışma hayatı bulunan müvekkilini derinden yaraladığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, yaya geçidine yaklaştığında hızını azaltmayarak müvekkile çarptığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile hasar dosyası açıldığını, ancak evrakları tam olarak göndermelerine rağmen eksik evrak gerekçesi ile başvurunun neticelendirilmediğini, zorunlu arabuluculuk kapsamnında yapılan görüşmelerden karşı tarafların cüzi teklifleri nedeniyle uzlaşılamadığını, müvekkilinin müteahhitlik yaptığını, ancak bu kaza nedeniyle sağlılığının bozulduğunu, işlerinin aksadığını ve yeni iş alamadığını, bu sebeplerle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın (300,00 TL geçici iş kaybı, 300,00 TL sürekli işgöremezlik, 400,00 TL tedavi giderleri nedeniyle) her üç davalıdan, 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ile ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ya ait olan ve olay günü oğlu ... idaresindeki ... plakalı aracın, 19.09.2018 tarihinde, -3 şerit geliş ve 3 şeritte gidiş toplam 6 şeritli yolda- ... ... Caddesi üzerinde olayın gerçekleştiği cadde üzerinde trafik ışıklarında durduğunu, daha sonra yeşil ışığın yanması üzerine diğer araçlarla birlikte aracını harekete geçirdiğini, müvekkilinin solunda ilerleyen aracın perdeleme etkisi yapmasıyla, (1. şeritteki aracın, orta reşitte bulunan müvekkil şahsın aracından bir araç boyu farkla sol şeritte önünde ilerlemesi nedeniyle), 5m geride bulunan trafik ışıkları önündeki yaya geçidini kullanmayan davacının, -3 şerit geliş ve 3 şeritte gidiş toplam 6 şeritli yolda- ekmek aldıktan sonra aracına dönmek için, kontrolsüz bir şekilde koşarak -toplam 6 şeritli- yolun orta refüjüne geldiği, daha sonra refüjü de geçerek yine koşarak diğer 3 reşitli araç yoluna kontrolsüz bir şekilde atladığını ve 1. şeritteki aracın önünden son anda geçerek, 1. şeritteki aracın arkasından gelen ve orta şeritte aracıyla ilerleyen müvekkilinin, hiç göremeyeceği bir noktadan müvekkilinin kontrolündeki aracın önüne çıktığını, müvekkilinin önünde ilerleyen 1. şeritte bulunan aracın, ...'nın bu yayayı görmesine engel olması nedeniyle, müvekkilinin yaya olan davacıyı, fren mesafesinden daha kısa bir mesafede de gördüğünü ve yayayı gördükten sonra hemen aracıyla fren yaptığını ancak duramayarak yayaya çarptığını, davacı vekili tarafından, ...'in %10 oranında malul kaldığından bahisle sürekli iş görememezlik tazminat talebinin, söz konusu %10 maluliyet oranına ilişkin dosya sunulduğunu ancak herhangi bir sağlık raporu bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının istemiş olduğu manevi tazminatın, trafikte gerekli dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen davacının yaya geçidini kullamak, veya trafik lambalarında yaya geçiş işaretini beklemek vs. hiçbir trafik kuralını gözetmediğini, trafik kurallarını hiçe sayarak hem kendisinin maddi olarak zarar görmesine hem de araç kullanan müvekkilinin psikolojik olarak yıpranmasına neden olduğunu, tüm bu nedenlerle, hiçbir delile dayanmaksızın sadece soyut iddialar ile istemiş olduğu tazminat taleplerinin reddine, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığın tespiti için rapor alınması gerektiğini, poliçe genel şartlarına göre davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05/05/2026 tarihli dilekçesinde özetle; Davalı sigorta tarafından dosyadaki maddi tazminat talebimize ilişkin kısmın ödenmiş olup, bu yönü ile davanın konusuz kalmış olduğunu, karşılıklı olarak yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istediklerini, diğer taraftan manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. Davalı sigorta vekili 22.04.2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Maddi tazminat yönünden anlaşmaya varıldığından yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. SAFAHAT Mahkememizin ... Kararı ile davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine dair verilen karar, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin 28/03/2024 tarih 2023/1621 Esas 2024/523 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Deliller .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. .. Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ... ... ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ... ... Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ... Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ... A.Ş.'ne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ATK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 19.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak geçici, kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminat davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ATK raporu ve bilirkişi raporu ile taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi ara kararla değerlendirilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, 2020/7120 esas 2021/2627 karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi; -11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, -11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, - 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, -01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik -20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda dosya maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 11/02/2026 tarihli ATK raporunun sonuç kısmında özetle; Davacının 19/09/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10 olup Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur. Dosya trafik kusuru konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 15/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre, 16NTZ58 plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 47/C ve Madde 52/B kurallarını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet verdiği ve %75 oranında kusurlu bulunduğu, yaya ...'in; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 68/B-3 kuralını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet verdiği ve %25 oranında kusurlu bulunduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, sunulan beyan dilekçelerinden, maddi tazminat talebinin davalı sigorta tarafından karşılandığı anlaşılmakla davacının konusuz kalan maddi tazminat davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından, bu dava bakımından yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş, davalı sigorta lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davacının ayrıca manevi tazminat talebi de mevcuttur. Manevi tazminat konusunda belirtmek gerekir ki; Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın "Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği" başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 56 gereği de ; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(EDİŞ, Seyfullah; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi). Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, Manevi tazminatın amaçlarından biri caydırıcılık olmakla beraber diğeri manevi tatmin duygusudur. Manevi tazminat miktarı amacından çıkacak şekilde, tarafın maddi olarak çöküşüne neden olacak miktarda da olmamalıdır. Davacı tarafın sebepsiz olarak zenginleşmesine neden olmayacak, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve hükmedilecek tazminat miktarının cezalandırmaya veya malvarlığına ilişkin bir zararı gidermeye yönelik olmayacak şekilde olmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilmiş olduğu, iş bu davada manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesinin davalıların ekonomik olarak çöküşüne sebep olacağı, tüm hususlar, yukarıdaki açıklamalar, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.) ilkeler göz önünde tutarak, davacının, yaralama sebebiyle vücut engellilik oranının %5 olduğu, dokuz ay iş göremez hale geldiği, alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ...'nın olayda asli ve %75 kusurlu olması, diğer davalı ...'nın araç maliki olduğu için, sürücünün kusuru oranında sorumlu olması, talep edilen manevi tazminatın, ekonomik şartlar dikkate alındığında makul bir miktar olması bir bütün olarak değerlendirilip hükümde gösterildiği şekilde, teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, davalılar ... ile ... aleyhine açılan, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan ve davacının talebi de yasal faiz olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalılar yönünden 19.09.2018 kaza tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının konusuz kalan maddi tazminat davası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE, toplam 30.000,00 TL'nin 19.09.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 105,89 TL harcın mahsubu bakiye 1.943,41 TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Maddi tazminat davası yönünden, taraf vekillerinin beyanları da nazara alınarak davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Maddi tazminat davası yönünden Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Maddi tazminat davası yönünden davalı sigorta vekilinin beyanı da dikkate alınarak davalı sigorta lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır