İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/25 E. 2026/62 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/25
Karar No
2026/62
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/25 Esas KARAR NO : 2026/62

DAVA : Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında film yapımından kaynaklanan bir alacak-borç ilişkisinin tespiti olduğu, icra takibinde yapılan açıklama "21.01.2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı ..." şeklinde olduğundan işbu davanın Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nde açıldığını, İşbu davada davalı tarafından takibe konu edilen alacağın dayanağı "film ortaklık alacağı" olduğundan takibe konu alacağın sözleşme mahiyeti, görev konusunda önem teşkil ettiğini, dizi film yapım sözleşmelerinin bir tür eser sipariş sözleşmesi olduğunu, davalı-alacaklı ... tarafından davacı müvekkili-borçlu aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından hiçbir belgeye dayanmaksızın 07.02.2019 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı-alacaklının icra takibine dayanak olarak (borcun sebebi/konusu) "21.01.2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı ..." ibaresine yer verdiğini, ...'nın film olduğunu, davalının takip açarken hiçbir belgeye dayanmadığını, soyut bir alacak iddiasına yer verdiğini, halbuki müvekkili ile ortaklığı olmadığı gibi takibe konu borcu doğuracak herhangi bir hakka da sahip olmadığını, tamamen kötü niyetli ve haksız bir takip açılmış fakat icra ödeme emri müvekkilin eline ulaşmadığından itiraz hakkını kullanamadığını, yokluğunda mahalle muhtarına yapılan tebliğe itiraz etmiş ise de icra hukuk mahkemesinde tebligatın usulüne uygun olduğuna karar verilip bu karar kesinleştiğinden ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. ...K.sayılı ilamına ve işbu menfi tespit ve istirdat davasını açma zorunluluğu doğduğunu, davacı müvekkilimdem cebri icrayla 08.04.2019 tarihinde 382.441,55 TL ve 10.04.2019 tarihinde 3.808,03 TL tahsil edildiğini, tahsil edilen bu haksız tutarların tahsilat tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte istirdatını talep ettiklerini, tahsil edilmeyen kısım olarak 370.562,06 TL bakımından ise menfi tespit talebinde bulunduklarını, davalının açmış olduğu ilamsız icra takibinin hiçbir belgeye dayalı olmadığını, nitekim icra takibinin dayanağı olarak soyut bir film ortaklığı iddiası ve buna dayalı soyut bir alacak meblağı yer aldığını açıklanan nedenlerle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacının davalıya 370.562,06 TL borçlu olmadığının tespitini haksız tahsil edilen toplam 386.249,58 TLnin tahsil tarihlerinden itibaren 08.04.2019 tarihinde 382.441,55 TL ve 10.04.2019 tarihinde 3.808,03 TL avans faiziyle birlikte istirdatını ve müvekkili davacıya ödenmesini, davalı aleyhine dava değeri üzerinden %20 'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda İİKm.72/3 gereğince asgari teminat ile tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın 06.09.2022 tarihli dava dilekçesindeki tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, açılan davanın kötü niyet eseri olduğunu, davacı borçlu ile dava dışı ... arasında 09.03.2016 tarihinde "Ortaklık Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme uyarınca "..." isimli eserin yapımcılığında karın ve zararın yüzde elli oranında bölüşülmesinin öngörüldüğünü, müvekkili ...'nın ise ... 7. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ve ... 47. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletnameleri ile ...'nin vekili olduğunu, davacı borçlunun "...." filmine ilişkin ... ve ...'ya ödemesi gereken 750.000 TL'lik meblağı ödemediğini, zira ...- ... tarafından yapılan "..." film ortaklığına ilişkin "..." filminin tüm çekim sürecinde, yani prodüksiyon ve post prodüksiyon süreçlerinin tamamında tüm ödemeler ve para akışı müvekkil ... tarafından yapılmış olduğunu, bu durumun borçlu davacı tarafından bilindiğini ve kötü niyetli olarak gizlenmekte olduğunu, zira borçlu davacı tüm mali konularda genellikle ... ile değil ... ile muhatap olmuş olduğunu, yeri geldiğinde borç, yeri geldiğinde avans istediğini, ... tarafından ise filmin hazırlık sürecinde ödenmesi gereken tüm tutarların ödenmiş olduğunu, "..." isimli film Kamu desteği ile yapılan bir film olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destek ödemeleri geldiğinde ... ve ... tarafından yapılan harcamaların paylaşılması ile işin en sonunda kar paylaşımı yapılması gerekmekte iken borçlu davacı tarafından yapılması gereken 750.000 TL'lik ödemenin yapılmamış olduğunu, "..." filmi Kültür ve Turizm Bakanlığından 3 taksit halinde toplam 1.054.444 TL hibe destek aldığını ve ...'ye 750.000-TL + KDV bedelle satıldığını, bu meblağların borçlu davacının hesabına yatmış olduğunu, filme ilişkin masrafların ... ve ... tarafından yapılmış olduğunu, ancak borçlu davacı tarafından hesabına gelen hibe destek parası ile ... satış geliri gerektiği gibi pay edilmemiş olduğunu, gelen paranın kaçırılmış olduğunu, 29.01.2019 tarihi itibariyle "..." filmine ilişkin müvekkili ... tarafından oyuncu ödemeleri, prodüksiyon masrafları olarak 946.918 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin 473.459 TL'si borçlu davacı ... tarafından yapılması gerekirken yapılmadığını, tüm bu ödemelerin müvekkili ... tarafından yapılmakla, önemli bir kısmı banka havalesi ile diğer kısmı tediye makbuzu ile sabit ve müdellel durumda olduğunu, benzer şekilde "..." filminin post prodüksiyon işleri ...'ye ait ... Şirketi tarafından yapılmış olup, post prodüksiyon hizmetleri 554.000 TL tutmuş olduğunu, bu meblağın yarısı olan 277.000 TL de borçlu davacı tarafından ödenmemiş olduğunu, böylece ...- ... tarafından film için hem dışarıya 946.918-TL'lik bir ödeme yapılmış olduğunu, hem de 554.000-TL'lik post prodüksiyon hizmetinin sunulmuş olduğunu, müvekkili ..., davacının iddia ettiği gibi "..." filminin ön muhasebesini tutan bir kişi değil, borçlu davacı ...'in ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ imzaladığı ... adına ve birlikte hareket eden, filmin tüm süreçlerinde ortaklığı yürüten ve finanse eden kişi olduğunu, fakat borçlu davacı, kötü niyet eseri olarak ve dürüstlük kuralına aykırı hareketle, borcunu ödemekten kaçtığı gibi haksız ve mesnetsiz bir dava ile gerçeğe aykırı beyanda bulunmakta olduğunu, zira filme ilişkin ortaklığı olmadığını iddia eden davacının bu iddiası yazılı sözleşme karşısında gerçek olmadığı, borçlu davacı kötü niyetli ve hileli davranışları ile müvekkilin iyi niyetini suistimal ettiğini, oyaladığını ve yapması gereken ödemeyi yapmadığını, şimdi de cebri icra ile tahsil edilen meblağın haksız tahsil edildiğini iddia edebilmekte olduğunu, diğer hususlarla beraber açıklamış ve öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, tahkikata geçilmesi halinde davanın esastan reddine, İİK kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli ... Esas... Karar sayılı kararıyla; ".. tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile dava dışı ... arasında davaya konu film de dahil olmak üzere toplam altı filmin ortak yapımcılığı için 09.03.2016 tarihinde "Ortaklık Sözleşmesi" imzalandığı,davalı ...’nın yapım yönetmeni/yapım sorumlusu olarak dava dışı ... tarafından yetkilendirilmiş olduğu, davacı ...’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 1.054.000,00 TL ... ’ndan 750.000,00 TL + KDV. tahsilat yaptığı, ortaklık sözleşmesine göre bu tutarların yarı yarıya paylaşılması gerekirken, söz konusu bu iki kalem tahsilattan davalı tarafa ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında bir dekont veya makbuzun bulunmadığı, davalı tarafın ibraz ettiği harcama belgeleri üzerinde yapılan incelemede belgeli 508.885,00 TL harcama yapıldığının anlaşıldığı, böylelikle adi ortaklığın toplam gelirinin Kültür Bakanlığından alınan 1.054.000,00 TL ile ...’ye eserin mali haklarının satış bedeli olan 750.000,00'nin toplamı olan 1.804.000,00 TL olduğu, davacı ...’in hesabına gelen bu 1.804.000,00 TL. tutardan ...-... tarafından yapılan belgeli harcamaların toplamı 508.885,00 TL düşüldüğünde net gelirin 1.295.115,00 olarak tespit edildiği ve 1.295.115,00 : 2= 647.557,50 TL olarak her bir ortağın alacağı olduğu, bu kapsamda davalı tarafın yapılan belgeli harcamaların toplamının 508.885,00 TL+ ile % 50 kar payı 647.557,50 TL=1.156.442,50 TL olduğu, davacı ... tarafından davalı ...’ya ödenen 208.459,00 TL dahi alacaktan düşüldüğünde ise, davalı ...’nın alacağının 947.983,50 TL. olacağı, davalı tarafından icra takibinin 750.000,00 TL başlatıldığı ve davacı tarafından icra dairesine 386.249,58 TL. Ödendiği davacının istirdat ve menfi tespit davasında haklı olmadığı" gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2026 Tarih, ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile; "Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacaktır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İstinaf başvurusuna konu davada, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ortaklık alacağı ileri sürülmekle, FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından, sözleşmenin konusunun sinema filmi olmasının da uyuşmazlığın çözümüne etkisi bulunmadığından, fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğunun gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece HMK 1. Madde ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olan görev konusu değerlendirilmeden, yargılamaya devam olunarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabulüne" karar verilerek kaldırılmış olup, İstinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf kaldırma ilamında da belirtildiği üzere, davada, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ortaklık alacağı ileri sürülmekle, FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından, sözleşmenin konusunun sinema filmi olmasının da uyuşmazlığın çözümüne etkisi bulunmadığından, mahkememizin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK m. 1 ve HMK m. 114/1-c maddesi çerçevesinde görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görev yönünden dava şartı eksikliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesini mütaekip iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne kaşrı dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/25, K. 2026/62, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-25-e-2026-62-k-d76ce0dec686