İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/25 E. 2026/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/25
- Karar No
- 2026/211
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/25 Esas KARAR NO : 2026/211 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 2025 yılının haziran aylarında Silivri ilçesinde davacı müvekkilleri ile davalı ... tanıkların da olduğu ortamda eşi ... e ait 450.000 m2 arsaları olduğunu bunu pazarlamak istediklerini söyleyerek büyük bir iş teklif ettiklerini, Bu tanışmayı emlakçılık yapan tanık ...'ün temin ettiğini, Emlakçı ve yatırımcı olan müvekkillerinin tanıklar ..., ...'ın huzunda birçok görüşme toplantı yaptıklarını, İşin ve yerlerin gerçekliğini ispat için taşınmaz listeleri ve tapuların davalı tarafça müvekkillerine verildiğini, Müvekkillerinin tapuları sorguladığını gerçekten yerlerin olduğunu satımlarının yapılabileceğini gördüklerini, Davalı ... VE eşi ....'in listesi ve tapu suretleri verilen Konya ili .... ilçesinde 50 adet toplamda 450.000 m2 taşınmazı davacı müvekkillerine satması konusunda anlaştıklarını, Ancak davalının bu taşınmaz satışında kendilerine zarar verilmemesini , taşınmazların değerinin altında satılmamasını temin için müvekkillerinden 4 adet teminat senedi istediklerini, senetlerin 2 adet 750.000 usd 2 adet 66.000 usd olarak 1.632.000 usd olacak şekilde müvekkillerinin rakam hanesi dışında boş olacak şekilde imzalanıp davalı ... e verdiklerini, Güncel değeri 70.000.000. Tl olan karşılıksız senetlerin aradaki güveni temin için sadece teminat amacıyla hiçbir para alınmadan verildiğini, davalı müvekkillerinin çok yüksek gelir vaadi ile kandırarak arsalarının satışına aracılık yapması vaadi ile iş bu senetleri vermeye ikna ettiklerini, Burada müvekkillerinin birçok hileli ve desiseli hareketler ile kandırarak kendilerine 70.000.000 tl gibi korkunç bir menfaat temin ettiklerini, Müvekkillerinin 28.06.2025 günü Silivri de tanıkların emlak ofisinde ... ile aralarında bu işin protokolünün yapıldığını, Ancak davalının senetleri aldıktan sonra bir anda iletişimi kestiğini, hiçbir taşınmazın satış işlemleri için yetki vermediğini, taşınmazın tapu sahibi eşi ...'in ortadan kaybolduğunu ve müvekkillerinin tüm aramalarına rağmen iletişim kuramadığını, Müvekkillerinin ise arsa sahiplerinin taşınmazlarını sattırmaktan vazgeçtiklerini anladığını, teminat olarak bırakılan 4 adet 1.632.000 usd bedelli senetlerin istendiğini ama davalı ...'in çok yol masrafı yaptığını bahane ederek bu senetleri vermekten geri durduğunu ve devamında 2 adet 66.000 usd senetin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulup Silivri .... Bankasına tahsil amacıyla verildiğini, 28.08.2025 tarihinde bankadan gelen ihtar ile taraflar davalının kendilerini dolandırmak kastı ile bu bu senetleri aldığını ve tahsile koyduğunu anladıklarını, Senet bedelinin tamamının hiçbir karşılığının olmadığını, sadece taşınmaz satışına teminat olarak verilmesine rağmen böyle bir ticaretin hiç gerçekleşmemesi nedeniyle şüphelilerin iade etmesi gerekirken banka ödemesi talebiyle karşılaşan müvekkillerinin zor duruma düştüklerini, bedelsiz kalan 2 senedi kullanan davalı ... ve eşi ... isimli şahısların iştirak halinde bu suçları işlemeleri nedeniyle cezalandırılması için Silivri İlçe Emniyete şikayette bulunulduğunu, çeklerin icraya verilme ihtimaline karşı ihtiyati tedbir konulmasını davacıların borçlu olarak davalının alacaklı olarak yazılı olan senetlerin takibinin ihtiyaten durdurulmasına, haklı davanın kabulü ile Dava konusu olan 2 adet 66.000 usd teminat senetlerinin üzerindeki yazıların müvekkillerine ait olmaması , sözleşmeye aykırı olarak doldurulması ve takibe konması nedenleriyle müvekkillerin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin yetki konusunda yetkisiz olduğu kanaati hasıl olduğunu, yetkili mahkemenin Edirne olması gerektiğinden yetki itirazı olduğunu, davalının ikameti Edirne olup ilgili senetlerde de yetki Edirne'ye verildiğini, ilk olarak davacı yanların tanıkları veya vekilleri ... isimli şahsı tanımadığını hatta tanıyamayacağını, ...'in hem davalının eşi hem şahsının validesi olduğunu, herkesi saygıya davet ettiklerini, tanıkların yeminle ...'i tanıdıklarını mahkeme içinde söylemelerini beklediklerini, bir yalanın mahkeme önünde nasıl söyleneceğini bu şahıslardan o gün görecekleri kanaatinde olduklarını, ancak tanıkların hiç birinin ...'i tanımadığını, ilgili tanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, ... 'in hiç bir malının kimseye satılık olmadığını, zaten hali hazırda müvekkili davalıdan nakden borç almış şahısların ekonomik cibiliyetlerinin ne bu malları almaya ne de pazarlamaya haiz olduğunu, senetlerin mahiyeti nakten olduğunu, Konya ...'e ait arazilerin toplamı 450.000 metrekare değil 2.000.0000 Metrekare olup bu tapu kayıtlarında sabit olduğunu, ancak davacıların bunların 1 metrekaresini alabilecek durumda olmayan kimseler olduğunu, madem paraları iddialarına göre vardı niye davalıdan nakit borç alıp senet verdiklerini, Edirne İcra Dairesinde davalı müvekkilinin nakit vermiş olduğu paralara istinaden davacı yanlara açmış olduğu icra takiplerinin dosya numarasının; Edirne İcra Dairesi ... ve Edirne İcra Dairesi .... olmak üzere nakten verilmiş paraya istinaden bankaca protestosu çekilmiş yasal takibe konmuş senetler olduğunu, bu dosya kapsamında davalının ismini zikreden vekilin ayrıca ... ismini zikreden davalı ve vekilleri kapsamında gerek ... lehine gerek ... lehine kişilik hakları saklı olduğunu, oluşmuş veya oluşabilecek ihlaller konusunda her dava haklarının saklı tuttuklarını, davacı ... vekilinin iddia ettiği gibi bir haksız menfaat olmamakla birlikte kötü niyetli davacılar aldıkları paranın üstüne yatmak derdinde olduğunu, T.C Silivri Başsavcılığını dahi kandırma yoluna gittiklerini, ancak yüce devletin herkesten büyük olduğunu, neticede yetkisizlik iddiaları ile birlikte ilgili ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, teminat yatırılmadığı için kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili, davalının cevap dilekçesine karşı cevap dilekçesinde; Davaya konu senetlerin hiçbir zaman dolu olarak verilmediğini, bu nedenle de Edirne ilinin senetlerin hiçbir yerine yazılmadığını, davalı tarafça veya başka kişilerce aradaki sözleşmeye aykırı olarak iş bu senet doldurulduğunu, üzerindeki yazıların incelemeye gittiğinde kim tarafından yazıldığının yazı farkından ortaya çıkacağını, bu nedenle de Edirne'nin yetkili olduğu iddiasının geçersiz olduğunu, davalı tarafın ayrıca senetleri tahsil için Silivri .... bankasına tahsil amacıyla verilmesi de davalı tarafça Silivri nin yetkili kılındığını gösterdiğini, sonradan dosyayı Edirne ye çekmeye çalışmanın usul ekonomisine faydası olmadığını, senetler ve senetlerin alınışı dolandırıcılık suçu kapsamında alındığı için ilk fotokopisi verilen dışında diğer tüm hususlar sonradan ve gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu, Suç yerinin Silivri-İstanbul olduğunu, bu nedenle de dosyanın SUÇ mahal mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalı tarafından doldurulan senetin suretlerinde de görüleceği üzere ödeme yeri ve müvekkillerinin ikameti Silivri-İstanbul olduğunu, neticede davanın kabulü ile; dava konusu olan 2 adet 66.000 USD teminat senetlerinin üzerindeki yazıların müvekkillerine ait olmaması, sözleşmeye aykırı olarak doldurulması ve takibe konması nedenleriyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, teminatsız olarak ya da daha ödenebilir bir miktar para karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce öncelikle davalı ... yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalının usulüne uygun ve süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür. Dava, Menfi Tespit isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. 6100 sayılı HMK'nın "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmü yer almaktadır. Somut olayda; davalının yerleşim yeri mahkemesi EDİRNE ve yine senetler üzerindeki yetkili mahkeme de EDİRNE' dir. Senetlerdeki imzanın sahteliğine ilişkin davacıların herhangi bir iddiası bulunmamaktadır. Yine; hata, hile ve ikrah iddiası mevcut değildir. İmzalı senedin sonradan doldurulması da mümkündür. Bu haliyle haksız fiilin mevcut olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Bu sebeplerle uyuşmazlığın EDİRNE Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının yerinde görülen yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesinde düzenlenen ilk itiraz olan, davalının yetki itirazının KABULÜ ile EDİRNE ASLİYE HUKUK (ASLİYE TİCARET SIFATIYLA) MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLMASI SEBEBİYLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli EDİRNE ASLİYE HUKUK (ASLİYE TİCARET SIFATIYLA) MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere EDİRNE HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/03/2026
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı