İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/35 E. 2026/315 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/35
- Karar No
- 2026/315
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/35 Esas KARAR NO : 2026/315
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı kamyonet ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (zmss) Poliçesi kapsamında 08.01.2025 - 08.01.2026 tarihleri arası dönem için sigortalandığını,14.02.2025 tarihinde saat 15.15 sularında, firari sürücü sevk ve idaresindeki müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı aracı ile ... Mahallesinde bulunan ... Evleri Sitesi iç yolunda seyir halinde iken aracının sağ yan kısımları ile sitesi içerisinde park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda kaza yerini terk eden ve tespit edilemeyen ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nın 67/1-a maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesi ve site kamerasından tespit edildiğini, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru bulunmakla beraber araç sürücüsü tarafından olay yerinin de terk edildiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu ... plaka sayılı araçta maddi hasar tespit edildiğini, ilgili maddi hasara ilişkin olarak 116.426,56-TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, kaza tutanağında sabit olduğu üzere meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracı kullanan araç sürücüsü kazanın oluşumuna sebebiyet vermiş olduğunu, ayrıca olay yerini terk ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının küçükçekmece icra dairesi .../.... e. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı aleyhine alacaklı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .....-... E dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu ilamsız icra takibine müvekkili şirket tarafından itiraz edilmiş olduğunu ve takibin durdurulduğunu, sunulan itiraz dilekçesinde icra takibinin ilamsız icra takibi olması ve HMK 9. maddesine göre genel yetki kuralı gereğince borçlu şirketin tebligat adresinin ".... ..... No: .../. ...-..." olması nedeniyle icra takibinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde başlatılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, bu durumda, davacı tarafça dosyanın yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerine gönderilmesinin istenmesi gerekirken, davacı yetkisiz müdürlüğün bulunduğu yerde işbu davayı açtığını, davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilinine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; davacı sigorta şirketinin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası kapsamında başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, davacı tarafından ...... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın karışmış olduğu 14/02/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle dava dışı ... plakalı araç için 116.426,56-TL ve işlemiş faiz bedelinin sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve asli kusurlu olması nedeni ile davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, meydana gelen trafik kazasında davalı ile dava dışı araç sürücüsünün kusur durumunun ne olduğu, sigortalı araç sürücüsü davalının olay yerini terk etmesi ve asli kusurlu olması halinde rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek tazminat bulunup bulunmadığı, var ise gerçek zarar miktarının tespiti, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, dava dışı araç sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ve işlemiş faiz miktarının tespiti ile bu bedelin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususunda olduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali davalarında, yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış icra takibi bulunması dava şartı olup, icra dairesine yapılan itirazda yetki itirazında bulunulmuş ise, itirazın iptali davasını gören mahkemenin ilk önce icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, icra dairesinin yetkili olmadığının belirlenmesi durumunda ise esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan bir icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekir. Zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalıya karşı 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167 ve 168 inci maddelerine göre rücu davası açabilir. İçe rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Zira 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiş olup uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin somut olaylarda ise davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına karşı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası açılmıştır. Buna göre, 2918 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi hükmünün bu davada uygulanması mümkün olmadığından, sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesi içe rücu davasında yetkili değildir. İçe rücu davasında yetkili mahkeme anılan hükümlere göre değil, seçimlik yetki olarak 6100 sayılı Kanun'un genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 6, 15 ve 16 ncı maddelerinin birinci fıkralarına göre belirlenecektir. (Yargıtay HGK'nin 19.10.2005 gün ve ..../...-.... E- ..../.... K, Yargıtay (Kapatılan) ... HD'nin 26.05.2008 tarihli, ..../... E- ..../... K ve 10.11.2008 tarihli, ..../.... E-.../... K, Yargıtay .... HD'nin 13.07.2023 tarihli, ..../... E-.../... K. sayılı ilamları) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.'', 15 inci maddesinin birinci fıkrasında ''Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir.", 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. " düzenlemeleri yer almaktadır. Yasal düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; kaza .... ili, ... ilçesinde meydana gelmiş olup, davalının adresi ... ili, ... ilçesidir. Davalı Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibinde borca itirazı yanında yetki itirazında da bulunmuş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesinin 1.fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 16.maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davanın trafik kazasından kaynaklanan sözleşmeye dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olduğu, kazanın Başakşehir ilçesinde meydana geldiği, davacının da seçimlik hakkını kullanarak icra takibini Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .../.... Esas sayılı dosyasında başlattığı anlaşılmakta olup, yukarıda bahsigeçen kanun maddeleri ve hukuksal açıklamalar ışığında icra takibinin 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 16.maddesi uyarınca yetkili icra dairelerinden haksız fiilin işlendiği yer olan Küçükçekmece İcra Dairesi'nde açıldığından, icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olup, yetkili yerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19'uncu maddesinde "yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." denilmektedir. Somut olayda; davalı adresi .../.... olup İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yargı alanında bulunduğu, kaza adresi ..../.... olup Küçükçekmece Mahkemelerinin yargı alanında bulunduğu, davacının ise iş bu davayı Bakırköy Mahkemelerinde ikame etmekle seçimlik hakkını doğru kullanmadığı, bu durumda seçme hakkının davalıya geçtiği, davalı tarafça süresinde verilen cevap dilekçesi ile ikametgah adresi İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili gösterilerek davalı vekilinin yetki itirazında bulunduğu dikkate alınarak; yetki itirazının kabulü ile, davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Yetki itirazının kabulü ile, davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi Tevzi Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince yetkili mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/03/2026
Katip .... ¸e-imza
Hakim ..... ¸e-imza