İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/20 E. 2026/127 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/20
- Karar No
- 2026/127
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/20 KARAR NO : 2026/127
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2020 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle, 17/12/2015 tarihinde taraflar arasında satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede teslimat süresinin 4,5 ay, tarih Mayıs olarak belirlendiğini, satıcı imalatçı tarafından sevkiyat Aralık 2016 tarihinde gerçekleşmiş ise de dava tarihi itibariyle halen geçerli bir teslimat yapılamadığını, sözleşmede kurulum başlangıç ve eğitim süresinin ürünün açıldığı gün dahil olmak üzere 25 gün olduğunun yazıldığını, sözleşmenin açık hükmünde 2016 Mayıs ayında teslim ve kurulum ediminin yerine getirileceğinin belirlendiği, karşı tarafın kendi kusurunu ve ayıplarını kabul ederek ek süre istediğini, gerekli ihbarların yapıldığını, müvekkilinin garanti kapsamında sözleşme konusu emtiadan beklentisinin kalmadığını, TTK’nun 23.maddesinde ticari satış ve mal değişiminin düzenlendiğini, davaya konu olayın ticari satış olduğunu, TTK’nun 207.maddesinde satış sözleşmesinin satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bedel ödeme borcunu üstlendiğini, sözleşme hükümlerine göre sevkiyatın Aralık 2016 yılında yapıldığını ve malların ayıplı olduğunu, satıcı imalatçının sevkiyatı Aralık 2016 yılında yapmış olmasına rağmen malın kurulumunu gerçekleştirmediğini, yani geçerli şekilde teslimin gerçekleşmediğini, süresi içerisinde teslimin dava tarihine kadar tamamlanmamış olması nedeniyle ayıp ihbar sürelerinin de başlamadığını, gönderilen son e-postaya 16/02/2019 tarihinde ikrar niteliğinde cevap verildiğini, genel ve tasarım hatalarının kabul edildiğini, ürünün düzeltilmesi ve parçaların değiştirilmesi teklifinde bulunulduğunu, borçlunun borcunu kabul etmiş olması nedeniyle zamanaşımının kesildiğini, bu durumda TBK’nun 156/2 hükmüne göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olmasının gerektiğini, sözleşme konusu malda teknik tasarım hataları olduğundan malın onarılması mümkün olmadığından onarılsa dahi yeterli randıman alınamayacağından gelinen nokta itibariyle müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması adına ayıp oranında bedel tenzili ile ayıplı maldaki değer kaybının ve bu ayıplar nedeniyle meydana gelen maddi zararın ödenmesinin gerektiğini, belirtilen sebeplerle davalının sözleşmeye aykırılık, geç teslim, hatalı üretim ve kurulum, maldaki ayıplar, ayıplı ifa ve hizmet ve diğer sebeplerle müvekkilinde meydana gelmesine sebep olduğu zararlar için şimdilik 7500.000,00 Suudi Arabistan Riyali, maddi tazminat niteliğindeki belirsiz alacağın fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa uyarınca devlet bankalarının .... ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 12/05/2016 tarihli 100.000 Euro ve 18/12/2025 tarihli toplam tutarı 1.400.000 Euro alan sözleşme bakiye 144.066,60 Euro ile yıllar boyunca tamamıyla garanti kapsamı dışında yapılan bakım, onarım ve yedek parça satışlarından kaynaklanan 34.634,37 Euro tutarındaki faturanın bakiye 23.134,37 Euro, toplamda 267.200,43 Euro tutarındaki faturanın bakiyesi 23.134,37 Euro toplamda 267.200,43 Euro tutarında cani hesap bakiyesinin oluştuğunun, talep edilmesine rağmen davacıdan tahsilat yapılamadığını, ödeme yapılmadığından ... 26.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayıtlı olarak itirazın iptali davası açtıklarını, taraflar arasında imzalanan 17/12/2025 tarihli sözleşmenin 2 yıllık garanti süresi olduğunu, davanın 14/12/2018 tarihinde zamanaşımına uğradığını, gecikmenin davacının sözleşme hükümlerine uymamasından kaynaklandığını, müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, teslimatta gecikme söz konusu olmadığını, projede satılan malların büyük kısmının 13/05/2016 tarihinde sevkedildiğini, dava dilekçesinde teslim ve kurulumun Mayıs 2016 tarihinde yerine getirilmesi gerektiği yazılmış ise de bu hususun hatalı olduğunu, bu tarihin sevkiyat tarihi olduğunu Aralık 2016 tarihinin ise sevkiyat değil teslim ve kurulum tarihi olduğunu, davacının imal edilen su dolum hattını bakım ekibi olmayan bir üretim tesisinde tecrübesiz kadro ile kullanmaya ve işletmeye kalkışıldığını, ihbarların usulüne uygun olarak bildirilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanmış olan 17.12.2015 tarihli şişelenmiş su üretim bandı temin etme, kurma ve devreye alma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki nedeni ile davalının sözleşmeye uygun bir ifada bulunup bulunmadığı, bu meyanda davacının ayıplı ve gecikmeli olarak sözleşmeye aykırı bir teslim yapıldığı hatta halen dahi sözleşmeye uygun bir teslimat yapılmadığı yolundaki iddiasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, bu iddia bağlamında davalının iddiası kapsamında davacının vermesi gereken tasarım onaylarında ve numunelerin gönderilmesinde gecikmesinin söz konusu olup olmadığı,davalının bu iddiasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davacının rakip firma şişe tasarımının kopyalanması talebinin( böyle bir talebi var ise ) gecikmeye neden olup olmadığı, sözleşme konusu makinalarda davacının iddiası gibi bir ayıp var ise bu ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, yine makinaların ayıplı olduğunun kabul edilmesi halinde davacının usule ve yasaya uygun ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, makinalarda meydana gelen mail yazışmalarına konu olan aksaklıkların makinalarda bulunan bir ayıptan mı yoksa davacının işin niteliğine uygun olmayan,ehil olmayan personel çalıştırmasından mı kaynaklandığı, şikayetler ve garanti sürecinde sözleşmeye uygun bir usulün izlenip izlenmediği, dava konusu makinaların davalının cevap dilekçesinin 10. Sayfasında ileri sürdüğü iddialar nedeni ile garanti kapsamı dışında kaldığı yolundaki iddiasının yerinde olup olmadığı, sözleşme gereği hat kapasitesi 330 ml ve 200 ml için saate 24.000 adet olması ve asgari verimliliği %90 olması gereken makinaların davacının iddiası gibi %52 verimlilik ve saatte 16.000 adet olduğu yolundaki iddiasının gerçek olup olmadığı, bu veriyi davacının pazar payının etkileyip etkilemediği, şayet davacının bu iddiası gerçek ise başlı başına bu verilerin ayıplı ifa için yeterli olup olmadığı, davacının fabrikasında çalışan işçi sayısı, çalışanların niteliği vs gibi unsurların bu sayısal verileri etkileyip etkilemediği, davacının 23.07.2018 tarihinde başka bir firmadan sattın aldığı şişelenmiş su üretim bandı makinalarının davalı yanca satılan makinalarla aynı özelliklerde olup olmadığı,davacının bu yeni makinaları almasının davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olmasından mı yoksa üretimi arttırma isteğinden mi kaynaklandığı ve tüm bu anlatılan hususlardan ötürü davacının talep açıklama dilekçesinde belirttiği; a-teslimatın süresinde yapılmaması nedeni ile b-hatalı üretim, kurulum, ürünlerdeki ayıplar, ayıplı ifa ve hizmet nedenleri ile c-sözleşmeye aykırılık ve yeni makina tesisi alınmak zorunda kalınması nedeni ile oluşan zararlar, d-Satın konusu malların ayıplı olması nedeni ile malların değerinde meydana gelen ayıp oranında bedel indiriminden kaynaklı talepler için davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı, varsa miktarına ilişkin olduğu görülmüştür. Uyuşmazlık konusu hakkında resen seçilecek 2 makina mühendisi 1 elektirik mühendisi, 1 mali müşavir eşliğinde davalı yanın fabrikasında mahallinde her türlü teknolojik imkandan faydalanmak, video kaydı yapmak, resim çekmek, davacının ticari defter ve kayıtları, günlük/haftalık/aylık üretim miktarı yerinde incelenmek sureti ile keşif yapılması için ... Ülkesi Adli merciilerine istinabe sureti ile talimat yazılmış, bilirkişi heyeti ibraz etmiş olduğu raporunda özetle; üretim hattının test anında üretkenliğinin 0 paket/saat ve etkinliği %0' olduğu, bunun nedeninin, üretim zincirinin unsurlarından biri olan 5 numaralı makinenin çalışmaması olduğu, (5 numaralı makine arızası göz ardı edilerek) inceleme sürecinde, üretim hattının iki nedenden dolayı maksimum üretim kapasitesine (24.000 paket/saat) veya (%90) üretim verimliliğine ulaşamadığını, 3 numaralı makine, kanalındaki kapakların sıkışması nedeniyle sürekli durmakta ve bu nedenle makine, yeniden çalıştırıldığında artan bir hızla çalışmaya başladığını, ancak maksimum hıza ulaşmadan yine aynı sebeple durduğu, B bandındaki paket sıkışması problemiyle başa çıkılabilmesi için üretim hattının hızı düşürülmeye ihtiyaç duyulduğu, ayrıca paketlerin kapaklarının kanalında sıkıştığı, üretim hatlarının otomasyonu ve bant kullanımının en önemli nedenlerinden biri verimliliğin artırılması, kullanılan insan gücünün azaltılması, hata ve maliyetlerin düşürülmesi olduğu, buna göre, üretim hattı, B bandının görevini gereği gibi yerine getirememesinden dolayı bu hedefleri veya bir kısmını gerçekleştiremediği, B bandının sıkışması ve sıkışmaların giderilmeye çalışılırken hasar görmesi nedeniyle (doldurmadan önce) hatalı paketlerin yüzdesinin yüksek olduğu, ana güç aktarım dişlisi (tahrik dişlisi) plastik (teflon) malzemeden yapıldığı, bu, kuvvetlere dayanım ve aşınmaya direnim konusunda daha güçlü bir malzeme gerektiren görevlerin yerine getirilmesi için uygun olmayacağı, su şişelerinin boyunlarını soğutmak için kullanılan soğutma tüplerinin alüminyumdan yapıldığı ve yeterli kalınlıkta olmadığı, bu, çevredeki ısı ve içlerindeki su basıncı nedeniyle boruların duvarlarında çatlaklara neden olacağı, bu çatlakların, ısıtma şeritlerinin üzerine soğuk su akmasına ve zarar görmesine neden olabileceği, ayrıca bu çatlakları gidermeye çalışırken yapılan faydasız kaynak işlerinin (kullanılan yöntem ve malzeme açısından) uygun olmadığı, su taşma olasılığını artırabileceği, ısıtma şeritlerinin daha çok arızalanmasına sebep olup daha çok bakım gerektireceği, 3 numaralı makinedeki elektropnömatik valflerin hava çıkışlarında su kaçağının olması, valf odalarına su girmesine sebep olup zarar verebileceği, 3 numaralı makinedeki yıkama ve dolum platformlarının tasarımında, yıkama ve dolum noktalarına su aktaran uçlarda sızıntı olasılığının dikkate alınmadığı, bunun sonucunda suyun platformun dibine sızdığı, bu durumun, iki platformun altında büyük ölçüde pas oluşumuna sebep olmasının yanında alt kısımlarındaki iyi yalıtılmamış bazı bileşenlerin hasar görmesine yol açabileceği, (yanlış kaynak çalışması ve su sızıntısından kaynaklanan arızalar ve makinelerin bazı aksamlarında paslanma gibi) değerlendirmelerden bazıları, sık gerçekleşip üretim hattının maksimum üretim kapasitesine ulaşmasını engelleyecek arızalara neden olabileceği, ayrıca gerekli iyileştirici bakım çalışmalarına bağlı olarak üretim hattının durabileceği ve ihtiyaç duyulan yedek parçalar nedeniyle üretim maliyetleri yükselebileceği, suya veya neme maruz kalan makine veya teçhizatın veya bunların parçalarının imalatında paslanmaya karşı dayanıksız, uygun yöntem veya malzemelerle yalıtılmamış malzemelerin kullanılmasının, makinenin veya bazı bileşenlerinin ömrünü azaltabileceği, ayrıca makinenin bazı parçalarının veya bileşenlerinin aşınması nedeniyle bakım çalışmaları sırasında ek maliyete, zorluklara ve problemlere sebep olabileceği, makinenin şasesinin kırıldığı ve bir parçasının eksik olduğu, bu da bu alanın yanlış kullanıldığını gösterdiği belirtilmiştir. Toplanan deliller, ... yetkili adli merciinden alınan rapor, rapor ekinde bulunan CD görüntü kayıtları bir bütün olarak değerlendirilerek ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusu hakkında rapor alınmak üzere dosyanın resen teşekkül ettirilen mali müşavir ..., Makine mühendisi ..., ..., Hidrolik,Pnömatik Uzmanı Makina Mühendisi...ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ...'e tevdii edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz etmiş olduğu 13/06/2026 tarihli raporunda özetle; sözleşmede makine kurulum süresinin, ürünün açıldığı gün dâhil olmak üzere 25 gün olarak öngörüldüğü anlaşıldığı, ancak taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde, kurulum sürecinin uzadığı ve teknik uyumsuzluklar nedeniyle devreye alma aşamasında gecikmeler yaşandığının açıkça görüldüğü, kurulum süresinin uzamasında; dizayn değişiklikleri, sözleşmede belirtilen girdi hammadde ve fabrika koşullarının belirli bir süre sağlanamaması ile teknik personelin sahaya intikaline ilişkin vize süreçlerinin beklenmesi gibi birden fazla etkenin rol oynadığının anlaşıldığı, bu kapsamda, kurulum süresindeki gecikmenin tek başına davalıya veya davacıya atfedilemeyeceği, gecikmede tarafların müşterek etkisinin bulunduğu, makinelerin bütününün tasarım, üretim ve montaj sorumluluğun davalı şirkete ait olduğu, davacının üretimdeki sorunlarının ayrıntılı olarak incelendiği, taraflar arasında karşılıklı mutabık kalınmış bir sistem kabul/makine kabul formunun bulunmadığı ve hattın müşteri tarafından sorunsuz teslim alındığına dair bir belge olmadığı, makinanın üretim adetinin sözleşmeye göre 24.000 adet / saat üretim yapması ve minimum %90 verimlilikle çalışması gerektiği, değerlendirmelere göre sistemin veriminin % 67 olduğu, İtalyan menşeli makinenin, davaya konu makina yerine kullanılması halinde aynı ürünleri, ihtiyaç duyulan kapasite ve operasyonel gereklilikler doğrultusunda üretebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğu, makinalar arasında üretici kaynaklı tasarım farklılıklar bulunabileceği gibi; üretim kapasitesi, ürün çıktısı, proses kabiliyeti ve hat konfigürasyonu birlikte incelendiğinde, söz konusu İtalyan makinenin davaya konu makine ile teknik açıdan tam muadil nitelikte olduğu, makinenin / sistemin davacıya açık ayıplı olarak satıldığı ve bu haliyle sistemin çalıştırılmasının ekonomik / rantabl (kazançlı, verimli, kazanç sağlayan) olmadığı, davalının zamanaşımı def’inin takdirinin mahkemeye ait olduğu; davacının bedelde indirim yönündeki seçimlik hakkı yönünden yapılan irdelemede, teknik tespitlerde belirlenen % 33 kapasite düşüklüğünün eser bedeline aynen yansıtılp yansıtılmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğu; aynen yansıtılması halinde, talepteki para cinsine göre tutarının 2.029,415,19 SAR olduğu; davacının yeni makine alımına bağlı tazmin talebinin irdelendiği; kullanılan seçimlik hak biçimi dikkate alındığında koşullarının gerçekleşmediği; davacının geç kuruluma dayalı tazmin talebinin irdelendiği; teknik değerlendirmede tarafların müsterek etkisinin bulunduğu mütalaasına nazaran, koşullarının gerçekleşmediği; davacının kâr kaybı talebinin irdelendiği; mevcut delil durumuna göre hesaplanmasının mümkün olmadığı; anılan bölümde işaret edilen hususların takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında kurulan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, davalı tarafın yasal süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.TBK Madde 478'de ''Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' yönünde düzenleme getirilmiştir. Davacı taraf teslim gerçekleşmediğinden zamanaşımı süresinin başlamadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile 2017 yılı Ocak ayı itibariyle makinenin kurulumunun tamamlandığı ve çalıştırıldığı, testlerinin yapıldığı sabittir. Taşınırlarda zilyetliğin devri ile teslim olgusu gerçekleşmiş olur. Ayıp ihbarının zamanaşımını kesen bir olgu olmadığı, davanın Temmuz 2020 yılında açıldığı tespit edilmiş olmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: AÇILAN DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE 1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 235.723,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 234.991,27-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.140.184,49 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen tebligat ve müzekkere masrafı 100,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.23/09/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır