İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/198 E. 2026/198 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/198
Karar No
2026/198
Karar Tarihi

T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/198 Esas - 2026/205 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/198 KARAR NO : 2026/205

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/03/2026 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; maaşının davalı ...'a yatırıldığını, bankadan defalarca talep etmesine rağmen geriye dönük hesap hareketlerinin tamamının kendisine verilmediğini ve eski kredi kartı ekstreleri için 600,00 TL ücret talep edildiğini, bilgisi ve rızası olmadan mobil bankacılık oluşturulduğunu veya internet bankacılığına girildiğini düşündüğünü, 06/02/2026 tarihinde ... numaralı telefondan aranarak kendisine yeni bankomat kartının ulaşıp ulaşmadığının sorulduğunu, böyle bir talebi olmamasına rağmen bankanın daha sonra bu aramanın "kredi kartı kampanyası" için yapıldığı yönünde gerçeğe aykırı bir SMS gönderdiğini, nitekim 16/02/2026 tarihinde şubeye gittiğinde adına bilgisi dışında yeni bir bankomat kartı çıkarıldığını öğrenerek bankanın beyanının gerçeğe aykırı olduğunu tespit ettiğini, tüm bu şüpheli işlemler nedeniyle davalı bankaya olan güveninin sarsıldığını ileri sürerek, bilgisi ve izni dışında yapılan işlemlerden sorumlu olanların tespit edilmesini ve bu işlemler nedeniyle uğradığı şimdilik 30.000,00-TL maddi ve manevi zararın tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Genel Müdürlük adresinin ... ..... ..... olup; yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dolayısı ile davanın usulden reddine ve yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın sadece maaşının bankaya yattığını belirtmekte olup; müvekkili banka ile hiçbir ticari ilişkisi olmayan bireysel bir müşterisi olduğunu, bireysel müşteri olan davacının işlemlerinin hukuken tüketici işlemleri olarak kabul edilmesi gerektiğini, davanın usulden reddine ve görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili bankanın tüm işlemleri sıkı mevzuat hükümleri ve denetim mekanizmaları çerçevesinde yürütüldüğünü, müşteri talimatı olmaksızın herhangi bir hesap hareketi gerçekleştirilmesinin bankanın iç kontrol mekanizmaları ve mevzuat düzenlemeleri kapsamında mümkün olmadığını, davacının iddialarının tamamen soyut ve hukuki dayanaklardan yoksun varsayımlardan ibaret olduğunu, davacının hesap hareketlerinin kendisine verilmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şube tarafından sistemsel olarak temin edilen hesap hareketlerinin tamamının talep edilmesi halinde usulüne uygun şekilde müşterilere teslim edildiğini, kaldı ki hesap hareketlerini internet bankacılığından da müşterilerin rahatlıkla görebildiğini, ulaşımı bu kadar kolay olan bir bilgiyi edinmeden her türlü somut delilden uzak ve sadece varsayımsal bir şekilde aynı dava içerisinde hem zarar tespiti hem tazminat talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bilgisi dışında hesap açılması ya da işlem yapılmasının asla söz konusu olmadığını, müvekkili banka tarafından müşteri bilgisi ve onayı dışında işlem yapılmadığını, ancak buna karşın davacı tarafından sık sık bu davaya benzer başvuruların şubelere yapıldığını, müvekkili bankanın BDDK denetiminde faaliyet gösteren bir kamu bankası olup talimatsız işlem yapmasının mümkün olmadığını, yetki ve görev itirazlarımızın kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bankacılık işleminden kaynaklı olduğu bildirilen maddi ve manevi zararının davalı bankadan tahsili talebine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda dava konusu işlemlerin bankacılık işleminden kaynaklı tüketici işlemi olduğu, davacının ticari ve mesleki amaçla hareket etmemesi nedeniyle tüketici sıfatı bulunduğu, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın HMK'nın 114. maddesi delaletiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin Ankara Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak başvurulmuş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 16/03/2026

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/198, K. 2026/198, T. 16.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-198-e-2026-198-k-c80daee63019