İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/664 E. 2026/93 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/664
Karar No
2026/93
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/664 Esas KARAR NO : 2026/93

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 YAZIM TARİHİ : 19/02/2026

DAVA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; uzun yıllardır yetkilisi olduğum ...… Ltd. Şti.’ne davalı, ... isimli mali müşavir tasfiye memuru olarak atandığını, Şirketin fesih ve tasfiyesine sebep olan karara ilişkin yapılan yargılamanın iadesine ilişkin dilekçede davayı açan ortak ...'nun haksızlığını ve şirketin geçirmiş olduğu süreci izah ettiğini, bu dilekçeyi delil ve sunduğunu, ... ile tasfiye memuru ...'in ayrıca işbirliği içinde olduğunu ve tasfiye sürecinin de menfaat teminine dayalı olarak davalının, ...'nun isteği ve direktifi ile yürüttüğünü, Mahkemece atanan Tasfiye Memuru Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'in kanuna ve mevzuata göre yapması gereken görevleri yerine getirmediğini, ayrıca şirket bünyesinde pek çok yanlış ve yapılmaması gereken işlem ve eylem gerçekleştirdiğini, bu noktada kanuna ve usule aykırı davrandığını, şirkete herhangi bir bildirimde bulunmayıp, genel kurulu toplantıya çağırmadığını, kanun gereği ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlaması gerekirken hazırlamadığını ve şirketten herhangi bir defter veya belge istemediğini, ortaklığın malvarlığına ilişkin herhangi bir tespiti de bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, ilk envanter ve bilançosu düzenlenmediği için diğer görevleri ve alacaklılar ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirmediğini, Şirkete ait yerel mahkemelerdeki derdest durumdaki yüzlerce dava dosyalarının ve yerel mahkemelerce verilen kararların istinaf ve temyiz edildiği kesin karar için incelemesi beklenen yüzlerce dava dosyalarının, yaklaşık 4000 adet olan dava ve icra dosyalarının da tasfiye memuru tarafından ele alınıp ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlanması gerektiğini, Tasfiye memuru görev aldığı tarihten bu yana şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildirimde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti de yapmadığını, ..., görevinin gereklerine aykırı davranarak, şirketle ilgili gerekli mali ve finansal verileri incelemediğini, ilk envanter ve tasfiye bilançosu çıkarmadan ve herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan şirketle ilgili beyanname verdiğini, geç ve usulüne aykırı verilen beyanname nedeniyle şirket aleyhine gecikme cezası tahakkuk ettiğini, Tasfiye memuru... Mahkemesi’ne sunduğu 29/12/2022 tarihli beyanında, şirketin ticari defter tasdik işlemlerini yaptığını belirtmesine rağmen şirketten bu konuda hiçbir belge ve bilgi talep etmemiş olup şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadan yapılan işlemlerin kanuna aykırı olduğunu, Şirket lehine açılmış davalardan feragat/vazgeçme gibi nedenlerle dosyaların kapatılmasına sebep olduğunu, Tüm bu nedenlerle, şimdilik 100,00 TL fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere (belirsiz alacak davası) maddi ve 100.000.000,00 TL (yüz milyon TL) manevi tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek kendi şahsına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde; mahkememizde açılmış olan davanın aynı dava dilekçesi ile ... esas sayılı dosyasında karar verildiğini ve istinaf aşamasında olduğunu, ...esas numarası ile devam ettiğini, Davacı şirketin tasfiye sürecini engellemek için sürekli hakkında dava açtığını ve .....'na şikayette bulunduğunu belirterek haksız davanın reddini dilemiştir. Davalı yargılamanın sonraki aşamasında kendisini vekil aracılığı ile temsil ettirmiştir. GEREKÇE: Dava, davacının da ortağı olduğu ... Şirketine mahkeme kararı ile atanan davalı tasfiye memurunun şirketi zararlandırıcı işlem yaptığı iddiasına dayalı olarak açılmış sorumluluk davasıdır. Yine tasfiye memurunun zararlandırıcı işlemleri nedeniyle davacının 100.000.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir. TTK'nın TTK'nın 553.maddesine göre, şirket tasfiye memurunun sorumluluğu, kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklanmakta olup, şirket tasfiye memuru, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle şirkete, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olurlar. Şirketin zararı ile ortakların doğrudan zararları ayrı olup ortak, şirketin uğradığı zararın tazmininde talep ederse bu tazminatın ancak şirkete ödenmesini talep edebilir. Kendi hissesi oranında kendisine ödenmesini talep edemez. Ortağın kendisinin uğradığı zarar ise, şirketle ilgisi olmayan, yöneticinin doğrudan şirketi yönetirken pay sahibine verdiği zarardır. Bu zarar karşılığında tazminatın kendisine verilmesini zarar gören ortak isteyebilir. Mevcut davada, dava dilekçesindeki iddiaların ileri sürülüş biçimine göre, davalı tasfiye memuru, şirketin tasfiyesi amacıyla yaptığı işlemlerin şirketi zarara uğrattığı ifade edilmiş olup buna karşın davacı, şirketin uğradığı zarar nedeniyle zararın belirlenerek tarafına ödenmesini talep etmektedir. Davacının talep konusu ettiği şirketin malvarlığında azalmaya yol açan eylem ve işlemler nedeniyle davacının uğradığı zararlar dolaylı olup, burada davacının doğrudan bir zararından bahsedilemez. Dava dışı şirketin tasfiye işlemlerini yürüten davalının usulsüz işlemlerinin bulunduğu ve bunun şirketi zarara uğrattığının kabulü halinde şirketin zarara uğramasından kaynaklanan zarar davacının doğrudan değil dolaylı zarardır. Bu durumda davacının şirketin uğradığı yansıma zararı ortak sıfatıyla talep edebileceği bir başka ifade ile davacının aktif dava husumeti bulunmakla birlikte huzurdaki davada, davacının, 6102 sayılı TTK'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği, Davacının ise tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talebin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, maddi tazminat istemi ile aynı gerekçeli manevi tazminat istemine ilişkin davanın usulden reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat istemi yönünden açılan davada, Davacının husumet yokluğu sebebiyle, HMK m.114-d, m.115/2 uyarınca; davanın usulden reddine, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00 TL peşin ve 732,00 TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 240,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, C-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, E-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 2-Manevi tazminat istemi yönünden açılan davada, Davacının husumet yokluğu sebebiyle, HMK m.114-d, m.115/2 uyarınca; davanın usulden reddine, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, C-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı ...-... ve Davalı ... -... yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/664, K. 2026/93, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-664-e-2026-93-k-6974f525761b