İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1962 E. 2026/827 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1962
Karar No
2026/827
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1962 Esas KARAR NO : 2026/827

DAVA : Zayi belgesi verilmesi DAVA TARİHİ : 18/08/2026 KARAR TARİHİ : 04/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan zayi belgesi verilmesi davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacıların muris...'nin (T.C.: ...) yasal mirasçıları olduğunu mirasçılık belgesini ekte sunduklarını, muris...'nin 1975 yılında ... ....'ye ait fiziki pay senetleri edindiğini, murisin şirkette pay sahibi olduğuna ilişkin ... tarafından daha önce gönderilen yazı ile elde bulunan kâr payı kuponlarının mevcut olduğunu, murisin vefatından sonra yapılan araştırmalara rağmen pay senetlerinin asıllarının bulunamadığını, senetlerin zayi olduğunun anlaşıldığını, eldeki kupon ve yazışmaların senetlerin varlığı ve murise aidiyeti bakımından delil niteliğinde olduğunu, davacıların vekilleri olarak ...'e ... 4. Noterliği'nin 07.08.2026 tarihli ve 13295 yevmiye numaralı noter ihtarnamesi gönderilerek şirket pay defteri, eski ortaklık kayıtları, sermaye artırımı, temettü ve bedelsiz pay kayıtlarının incelenmesi ve murise ait payların tespiti talep edildiğini, ...'in 11.08.2026 tarihli cevabında kaydileştirme ve ... (...) prosedürünü açıklamış; hak sahiplerinin ...'ye başvuru süresinin sona ermekte olduğunu bildirdiğini, ancak murisin paylarının tertip, seri, sıra, küpür/adet ve kupon bilgileri somut olarak açıklanmadığını, ... uygulamasında zayi fiziki pay senetleri bakımından mahkeme iptal kararının, hak sahipliğinin ve ödeme kapsamının belirlenmesinde önem taşıdığının anlaşıldığını, bu nedenle murise ait senetlerin kapsamının şirket kayıtları, .../.../... kayıtları ve mevcut belgeler üzerinden belirlenmesinin zorunlu olduğunu, TTK'nın kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümleri uyarınca, zayi olan kıymetli evrakın mahkeme kararıyla iptali mümkün olduğunu, somut olayda senet asıllarının ibrazı fiilen imkânsız olduğundan, mevcut deliller ile ilgili kurum kayıtlarının celbi suretiyle senetlerin belirlenmesi, iptali ve yenilerinin düzenlenmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle; öncelikle ...'den muris... adına geçmişte kayıtlı payların tertip, seri, sıra numarası, küpür/adet, nama/hamiline niteliği ile yeni pay alma ve kâr payı kupon bilgilerinin; ayrıca sermaye artırımları ve bedelsiz paylara ilişkin kayıtların celbini, gerek görülürse ..., ... ve ...'den murise ve dava konusu paylara ilişkin tüm kayıtların celbini, toplanan kayıt ve belgelerle kapsamı belirlenen, asılları zayi olmuş ... fiziki pay senetleri ile bunlara bağlı kuponların zayi nedeniyle iptaline ve yerlerine yenilerinin düzenlenmesine, ... nezdindeki 06.09.2026 son başvuru tarihi gözetilerek yargılamanın mümkün olan ivedilikle yürütülmesine, yargılama giderleri hakkında yasal gereğinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Talep, hisse senetlerinin ve senetlere bağlı kuponların iptaline ilişkindir. TTK 657/1 maddesinde "Aksine özel hükümler bulunmadıkça nama yazılı senetler, hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur" denilmiştir. Hamiline yazılı senetlerin iptaline ilişkin düzenleme olan 6102 sayılı TTK'nın 661. maddesine göre; (1) Pay senetleri, tahviller, intifa senetleri, münferit kuponlar hariç olmak üzere, kupon belgeleri, esas kupon belgelerinin yenilenmesine yarayan talonlar gibi hamile yazılı senetlerin iptaline hak sahibinin istemi üzerine mahkemece karar verilir. (2) Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri veya pay senetleri hakkında anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir. (3) Dilekçe sahibinin senedin zilyedi bulunduğu ve onu zayi ettiği yolundaki iddialarının mahkemece inandırıcı bulunması gerekir. (4) Bir senet kupon tablosu veya talon içeriyorsa ve hamil yalnız kupon tablosunu veya talonunu kaybetmişse, istemin haklı olduğunun ispatı için senedin esas bölümünün ibrazı yeterlidir. Senedin ibraz edilmemesi halinde başlığı altındaki TTK 666. maddesine göre; (1)Mahkeme, belirlenen süre içinde ibraz edilmeyen senedin iptaline karar verir veya gerekli görürse başka önlemler de alabilir. (2)Hamile yazılı bir senedin iptali hakkındaki karar, derhâl 35 inci maddede yazılı gazeteyle ve mahkeme gerek görürse başka araçlarla da ilan edilir. (3)İptal kararı üzerine dilekçe sahibi, gideri kendisine ait olmak üzere yeni bir senet düzenlenmesini veya muaccel borcun ifasını istemek hakkını haizdir. Somut olayda; ... ....'nin merkezinin İstanbul'da olması göz önüne alınarak mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu, davanın hasımsız şekilde açıldığı, dava dilekçesinde zayii talep edilen senetlerin ve senetlere bağlı kuponların bilgilerinin somutlaştırılmadığı ve belirlenmediği, hangi senet ve kuponların zayii istendiği davacı yanca belirlenmesi gerektiği, bu noktada şirketin de davalı olarak gösterilmediği göz önüne alınarak mahkemece bu davada bunun araştırmasının yapılmasının mümkün olmadığı, zayi belgesi verilmesi davasında incelenecek olan ön hususun belirlenmiş ve somutlaştırılmış senedin varlığı olduğu, kaldı ki TTK 661. Maddesinin 3. Fıkrası gereği dilekçe sahibinin senedin zilyedi bulunduğu ve onu zayi ettiği yolundaki iddialarının mahkemece inandırıcı bulunması gerektiği, bu bağlamda öncelikle senetlerin zilyetliği bakımından asıl senetlerin sahibi olduğu iddia edilen murisin 1978 yılında vefat ettiği, dava dışı şirket tarafından yazılan yazının da 1988 tarihli olduğu, aradan uzun bir süre geçtiği, bu süre dahilinde hisse senetlerinin devredilip devredilmediğinin bilinemediği yani akıbetlerinin meçhul durumda olduğu, kar payı kuponlarının da bu durumun aksine dair önem atfedilecek bir özellik ihtiva etmediği, ayrıca senetlerin nasıl zayi olduklarına dair herhangi bir bilgi-belge, soruşturma numarası, şikayet dilekçesi vs. gibi bir evrakın sunulmadığı, senetlerin nasıl zayi olduğu da açıklanmadığı, bu sebeple şirket yazısı ve dava dilekçesinin ekinde sunulan kar payı kuponların senetler ile kuponların hamilliğine ve senetler ile kuponların zayi olduğuna dair inandırıcı bir delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu deliller dışında mahkememize sunulan herhangi bir evrakın da bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Talep edenlerce yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Talep eden tarafça yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmının karar kesinleştikten sonra talep edenlere re'sen iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/11/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1962, K. 2026/827, T. 04.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1962-e-2026-827-k-cd3a33e94be7