İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/19 E. 2026/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/19
- Karar No
- 2026/14
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/19 Esas KARAR NO : 2026/14
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, davalı alacaklı tarafından bu şirket aleyhine Milas İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takipte müvekkiline üçüncü şahıs sıfatıyla gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve tebligat parçalarındaki imzaların kime ait olduğunun belli olmadığını, buna rağmen tebliğ edilmiş gibi işlem yapılarak İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin 3. fıkrasına istinaden son haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin borçlu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını aksine şirketten alacaklı konumda olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca limited şirket ortaklarının şirketin amme alacağı niteliğinde olmayan borçlarından şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulamayacaklarını, davalı tarafın kötü niyetli hareket ederek müvekkilini haksız yere borçlu gibi gösterdiğini ve usulsüz tebligatlarla süreci yönettiğini ileri sürerek müvekkilinin takip borçlusu şirkete borçlu olmadığının tespitine ve davalının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Milas İcra Müdürlüğünün ilgili dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesine ilişkin açılan davada davacının borçlu olmadığı yönündeki menfi tespit istemini kayıtsız şartsız kabul ettiklerini, ancak davacının kendisine tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine yasal süresi içinde itiraz etmeyerek üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesine ve huzurdaki davanın açılmasına bizzat sebebiyet verdiğini, davacının bu ihmali davranışı nedeniyle müvekkili şirketin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağını, öte yandan İcra ve İflas Kanununun 89. maddesinde davayı kazanan üçüncü kişi lehine tazminat öngörülmediğini, davanın açılmasına davacının kendi kusuruyla neden olduğunu ve menfi tespit isteminin ilk duruşmadan önce kabul edilmesi sebebiyle müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın kabulü ile birlikte haksız kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddesi uyarınca aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla tacir oldukları çekişmesiz olan taraflar arasındaki ihtilafın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bu halde, uyuşmazlığa konu dava, ticari dava niteliğindedir. Hal böyle olunca, nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine kararı verilmiş, mahkememize gönderilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Karları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine ilişkin kararında; " 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına,..." denmektedir. İlgili Yargıtay kararına göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.