İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1872 E. 2026/818 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1872
Karar No
2026/818
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1872 Esas KARAR NO : 2026/818

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari adresinin " ... Bölgesi,...Caddesi, No:..Melikgazi/KAYSERİ" olduğunu, şirketi temsile yetkili kişinin...olduğunu, müvekkili şirketin bağlı bulunduğu ... Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Tarım İmalat ve Pazarlama Limited Şirketinin ticaret unvanının açılımının “...Pazarlama” olduğunu, anılan şirketin 27/12/1994 tarihinde kurulduğunu ve 07.12.2011 tarihinde Kayseri Şubesi açıldığını, müvekkili şirketin ticari kimliğinin, adresinin ve yetkilisine ilişkin bu hususların MERSİS kayıtları, ticaret sicil gazetesi örnekleri ve vergi levhası suretleri ile sabit olup, söz konusu belgelerin haciz sırasında ve sonrasında alacaklı tarafa ibraz edildiğini, haciz ve muhafaza işlemleri sırasında; haciz mahallinin müvekkilinin ticari adresi olduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirket ile herhangi bir hukuki veya fiilî bağının bulunmadığını ve haczedilen menkullerin tamamının müvekkili şirkete ait olduğunu fatura ve ödeme dekontlarının, taşınmaz tapu kaydının ve tapu bedelinin ödendiğini gösteren banka dekontlarının vs. objektif delillerle açıkça ortaya konulduğunu, keza, 24.11.2022 tarihli haciz tutanağında da haciz mahallinin müvekkilinin ticari adresi olduğu, borçlu şirkete ait herhangi bir evraka veya emareye rastlanmadığı, haczedilen eşyaların borçluya ait olduğunu gösterir somut bir delil bulunmadığı hususlarının bizzat zapta geçirildiğini, tüm bu hususların, haciz sırasında alacaklı tarafa izah edildiğini, müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğunu ve haczedilen malların mülkiyetinin müvekkiline ait bulunduğunun tutanaklara yansıtıldığını, buna rağmen, hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemlerine son verilmemesi üzerine müvekkili tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ve akabinde istihkak davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Kayseri ...İcra Hukuk Mahkemesi’nin... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile istihkak iddiasının kabulüne karar verildiğini, haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğu, borçlu şirket ile müvekkili arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığı, borçlu şirketin haciz adresinde fiilen faaliyet göstermediği ve haciz işlemlerinin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla kesin olarak tescil edildiğini, Kayseri ... İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası kapsamında, borçlu sıfatı bulunmayan ve takip konusu borçla hiçbir hukuki veya fiilî bağı olmayan müvekkili şirkete ait işyerinde gerçekleştirilen haciz ve muhafaza işlemlerinin, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini fiilen durma noktasına getirdiğini, üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin ticari adresine haciz mahalli olarak gidilmesi ve müvekkiline ait menkul mallar üzerinde cebrî icra uygulanmasının, mülkiyet hakkının açık ihlali niteliğinde olduğu gibi, müvekkilinin ekonomik varlığını sürdürebilme kabiliyetini de ortadan kaldırdığını, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız fiil niteliğindeki hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu manevi zarar karşılığı 200.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkil şirketin uğradığı maddi zarar karşılığı fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştirildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tamamının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin , İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1227-1228-1229-1230-1231-1232-1233-1234-1235-1236 sayılı kararları ile "13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,

c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) " aynı kararda yine " Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr Mahkemeler ve Hâkimliklere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava, iş ve başvuruların ise anılan ihtisas mahkemeleri ve hâkimliklere tevzi edilmesine" denildiğini, ilgi mahkememiz dosyasının 09/10/2026 tarihinde açıldığı, davanın, borç / alacak ilişkisi haktan kaynaklandığı anlaşılmakla, dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Dosyamızın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 2-Yargılama gideri, harç ve masrafların esas hükümle birlikte görevli mahkemesince hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1872, K. 2026/818, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1872-e-2026-818-k-4cf679e79f35