İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1661 E. 2026/1049 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1661
Karar No
2026/1049
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1661 Esas KARAR NO : 2026/1049

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalıda %15.7 oranında hissesinin bulunduğunu, 02/09/2025 tarihli genel kurul toplantısı 9 numaralı madde ile yönetim kurulu üyelerine ücret ve huzur hakkı ödemesi yapılmasına karar verildiğini, bu suretle müvekkilinin aylık 25.000,00-TL ve 35.000,00-TL huzur hakkının bulunduğunu, takip eden süreçte müvekkilinin borçlu olduğu takip dosyaları hasebiyle davalıya maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini ve müvekkilinin davalıdan şirketten aldığı ücret üzerinde maaş haczi bulunduğunu, ancak davalının müvekkilini hak ettiği ücreti ödemediğini, haczin maaşın ancak dörtte birine uygulanabileceğini, bu suretle 18.750,00-TL'nin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu nedenle 2026 Mayıs ayı ücret alacağının maaş haczi neticesinde elde kalan bakiyesinin tahsili için .... İcra Dairesi 2026/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazıyla takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı hakkında .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... esas sayılı dosyayla açılan vesayet davası bulunduğunu, davacının izin almadan işbu davayı açtığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davacının birçok kişiye asılsız davalar açtığını ve davaları kaybetmesi nedeniyle aleyhine vekalet ücreti hükmedildiğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacının 5.000,00-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, maaş haczinden kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yönetim kurulunda bulunduğu davalı şirketten olan Mayıs 2026 ayına ait ücretin maaş haczi kapsamında 3. kişilere ödenip ödenmediği, davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarı ve bu kapsamda başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 18/10/2026 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat edildiğinin bildlirildiği ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davadan ön inceleme duruşmasından önce feragat edildiği, davanın tarafların serbestçe üzerinde tasarruf edebileceği davalardan olduğu, davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu, davalının HMK 329 maddesi kapsamında kötüniyetli olduğunun ortaya konmadığı, tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalının HMK md. 329. dayalı taleplerinin reddine, 3-Feragat öninceleme aşamasından önce vuku bulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan 732,00-TL maktu harcın 1/3'ü oranında hesaplanan 244,00-TL harcın, 732,00-TL peşin harçtan düşümü ile artan 488,00-TL'nin dava kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına, 5-6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 19/10/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1661, K. 2026/1049, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1661-e-2026-1049-k-3b222d40fc81