İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1731 E. 2026/1043 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1731
Karar No
2026/1043
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1731 Esas KARAR NO : 2026/1043

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının müvekkili bünyesinde 02.08.2021 - 15.04.2025 tarihleri arasında çalıştığını, davalının; müşteri portföyüne, fiyatlandırma ve iskonto politikalarına, özel teklif aralıklarına ve ticari sırların erişiminin bulunduğunu, bu nedenle taraflar arasında İş ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi akdedildiğini, davalının 15/04/2025 tarihinde yazılı olarak istifa ettiğini, rekabet yasağının sona ermesi için işverenin haksız feshi veya işçinin haklı feshinin gerektiğini, davalının 3 hafta sonra 02/05/2025 tarihinde müvekkili ile aynı iştirake sahip ... ... Ltd. Şti'yi kurduğunu, bu suretle sözleşmenin ihlalinin gerçekleştiğine ve cezai şartın muaccel hale geldiğini iddia ederek; davanın kabulünü, şimdilik 10.000,00-TL cezai şart alacağının, ihlal tarihi olan 02.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 50.000,00-TL manevi tazminatın ihlal tarihi olan 02.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin haklı nedenlerle iş akdini sonlandırdığını ancak davalının müvekkiline zorla ibraname imzalattığını ve iş akdini feshettiği izlenimini verdiğini, davacının evli olduğu halde davalıdan bu durumu saklayarak müvekkili ile gönül ilişkisi yaşadığını, bu suretle müvekkilinin davacı şirkette çalışmasının çekilmez hale geldiğini, bu hususun ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamındaki ifadelerden de anlaşılacağını, diğer yandan davacının müvekkilini 7 ay boyunca sigortasız çalıştırdığını, son olarak müvekkilinin şirketinin iştirak alanının farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin davacının ticari sır niteliğindeki bilgilerine de erişiminin olmadığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıcı bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 09/10/2026 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında 06/10/2026 tarihli Sulh Protokolü imza altına alındığını, tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı hususunda mutabık kalındığını bildirdiği ve bu suretle davanın feragat nedeniyle karara çıkarılması gerektiğini talep ettiği anlaşılmıştır. Yine yargılama devam ederken davalı vekilinin 09/10/2026 tarihli dilekçesi ile; tarafların anlaştıklarını ve bu nedenle tarafların birbirinden yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını bildirdiği, bu suretle feragat beyanlarının kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davadan ön inceleme duruşmasından önce edildiği, taraflar tarafından sunulan beyanlara göre tarafların birbirlerinden; yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk sarf ücretine ilişkin taleplerinin bulunmadığı, davacı yanın 09/10/2026 tarihli feragat dilekçesinin ekinde "Sulh, Feragat, İbra ve Gizlilik Sözleşmesi" yazılı protokolün de ekli bulunduğu, davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Feragat öninceleme aşamasından önce vuku bulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan 732,00-TL maktu harcın 1/3'ü oranında hesaplanan 244,00-TL harcın, 1.024,65-TL peşin harçtan düşümü ile artan 780,65-TL'nin dava kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına, 4-Talep bulunmadığından tarafların lehine ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 19/10/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1731, K. 2026/1043, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1731-e-2026-1043-k-4196f7027e75