İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/132 E. 2026/132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/132
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/132 Esas - 2026/315 T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/132 Esas KARAR NO : 2026/315

..................... ......................................... ................................................. ...................................................... ............................................................... ......................................................................

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 17/02/2026 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR Y. TARİHİ : 29/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ......... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 572287 sicil numarasıyla kayıtlı bulunan .............. Yönetim A.Ş. ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 155'inci maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 156'ncı maddesi hükümleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca kolaylaştırılmış birleşme hükümlerine göre bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir almak suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A. Ş'nin .............. Bankası A.Ş' den kullanılan kredide, genel kredi sözleşmesinde borçlu olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, ......... 2. İcra Müdürlüğü 2004/4103 E Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosyanın kefillere ilişkin taşınmaz satışları devam ettiği süreçte borçlu firma ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A.Ş' nin ticaret sicilden resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, borçlu adına kayıtlı da Mersin ili Silifke İlçesi Taşucu Mahallesi 7.............. Parsel ve Mersin İli Silifke İlçesi Taşucu Mahallesi ...,....... Parsel de kaim tahsilata katkısı olacak taşınmazlar bulunduğunu, satış işlemleri devam eden taşınmazlara ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığını ve dosya borçlusu olan ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A.Ş,'ye ilişkin tebligatlar yapılamadığını, bu nedenle ......... 2. İcra Müdürlüğü 2026/60 E. Sayılı dosyası ile tebligat yapılabilmesi için şirketin ihya edilmesi zorunluluğu doğduğunu, 6102 Sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi 15.fıkrası uyarınca "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." belirtildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün re'sen terkin işlemi hukuka aykırıdır. Zira, 6102 Sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi 2.fıkrası uyarınca "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denmektedir. Yasanın emredici hükmüne aykırı olarak tesis edilen işlemin düzeltilmesi gerektiğini, beyan ederek ......... 2. İcra Müdürlüğü 2026/60 E . Sayılı dosyasında borçlu olarak yer alan, ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olan ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A.Ş. (vergi no: .......4, sicil no : ............) 'nin ihya edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; şirketin 23/01/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin malvarlığının Hazine'ye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazine'nin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı düzenlemesine bağlı olarak davanın konusu ortadan kalktığını, huzurdaki davada bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7'nci maddesinin 12'nci fıkrası: "Altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez. Ancak, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam eder." hükmünü içerdiğini, söz konusu fıkra uyarınca; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, geçici 7'nci maddenin 12'nci fıkrası dikkate alındığında davacının ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nden alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketin terkin tarihinde; derdest davalarının, alacak ve borçlarının taraflarınca bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin Geçici 7'nci maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7'nci Maddesinin birinci fıkrasında "1/7/2015 tarihine kadar belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin" tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceği düzenlendiğini, 30.12.2012 tarihinde ise 28513 sayılı Resmi Gazete'de "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" yayınlandığını, anılan tebliğin amacı ilk maddesinde belirtilmiş olup aynen şu şekildedir: "Bu Tebliğin amacı; münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." aynı tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamını düzenlemekte olup şu şekildedir: "Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketleri; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve limited şirketleri kapsar." Tebliğin 5'nci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve d bendinde "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." kapsamında terkin edildiğini, TTK Geçici 7.maddesinin 4.fıkrasının a bendinde tebliğ şekli belirtildiğini, ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin bildirilen son adresinin Kızılırmak ................ Çankaya/ANKARA olduğunu, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nin Geçici /.Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın, "taşınmış" notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK'nin 31'inci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş, tebligat bu sebeple iade olduğunu ve bu konudaki sorumluluk şirket yetkililerine ait olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7'nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ilan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, yapılmış sayılır ve 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Söz konusu TTK' nin Geçici 7'nci maddesindeki tebligata dair hükümler, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre hem özel hüküm hem de sonraki hüküm niteliğinde olduğundan, TTK Geçici 7'nci madde hükümleri uygulanması gerektiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından, tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilan Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından yapılan ihtar hukuka uygun olduğunu, buna ilişkin Yargıtay kararı da bulunduğunu, Yargıtay 6.HD.'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/722 E . 2024/3235 K. Sayılı kararında: " TTK'nin geçici 7. Maddesinin 4-a fıkrasında; 'Ticaret Sicili Müdürlüklerince; a) Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine TTK'nin geçici 7. Maddesinin 5-d fıkrasında; 'Bu fıkra gereğince yapılacak ilan, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer.' şeklinde düzenlenmiştir.Bu halde kanun metninden anlaşılacağı üzere ilan yapılması yeterli olup, ayrıca şirket yetkilisine ihtarat yapılması şartı bulunmamaktadır." Yargıtay 11.HD.'nin 01/07/2020 tarih ve 2020/1551 E . 2020/3396 K. Sayılı kararında: "Bölge Adliye Mahkemesince, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicilin kusurlu olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmişse de, dosya içerisinde yer alan ticaret sicil evrakında davalı müdürlüğün şirkete tebligat çıkardığı, tebligatın "bu sokak yok" şerhi ile bila döndüğü, 07/10/2013 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan yapıldığı ve 28/01/2014 tarihinde şirketin terkin edildiği anlaşılmaktadır. İhyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılamamış ise de 6102 sayılı TTK'nin geçici 7/4.maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmamakta olup, kararın bozulması gerekmiştir." 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirket, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, fakat mahkemece şirketin TTK’nin Geçici 7'nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermelidir. Bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip şirketin ihyası gerektiğini, re'sen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, TTK’nin 547'nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK’nin 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini beyan ederek taraflarınca gerçekleştirilen terkin işlemi hukuka uygun gerçekleştirildiğinden davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ve doğum tarihi bilgileri ile) atanmasını, yer verilen yargıtay kararları doğrultusunda açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.

DELİLLER: ......... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2026/60 sayılı dosyasının incelenmesinde; .............. Kurumu A.Ş tarafından ihyası istenen ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A. Ş'nin de aralarında bulunduğu borçlular aleyhine 2.700.000.000.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, icra müdürlüğünün 25/12/2025 tarihli tensip tutanağı ile dosyanın yenilenmesine karar verildiği ve takibin halen kesinleşmediği görülmüştür. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20/02/2026 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesinde; ihyası talep edilen ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A. Ş'nin son yetkililerinin ............ ve ........... oldukları, TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca şirketin "Kızılırmak ................../ANKARA" adresine infisah sebeplerinin tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde ibraz edilmesi ya da tasfiye memurunun bildirilmesi ya da davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davasının bulunup bulunmadığına ilişkin beyan sunulması aksi halde şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğinin ihtar edildiği, ihtarda infisah sebebinin 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak belirtildiği, söz konusu tebligatın 09/11/2013 tarihinde "taşınmış" notuyla iade döndüğü, bunun üzerine 07/10/2023 tarih, 8420 sayılı T.T.S.G'de yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği ve bu hususun 28/01/2014 tarih, 8495 sayılı T.T.S.G'de ilan edildiği anlaşılmıştır.

GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin, ek tasfiye için ticaret siciline yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık dava dışı şirketin terkin olduğundan bahisle ihyası istemine ilişkindir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/1279 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen kooperatifin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40'ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 Tarihli ve 2023/33 Esas ve 2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu ,6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4 fıkrasında; " Ticaret Sicil Müdürlüklerince a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmü yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" Somut uyuşmazlıkta dava konusu şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinin 28/10/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edilen şirketler arasında olduğu, ihyası talep edilen ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Tic. A. Ş aleyhine ......... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2026/60 sayılı dosyasında 01/04/2004 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce dosyaya sunulan ve ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın 09/11/2013 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule/2013 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 10/10/2024, 2022/1998 Esas, 2024/1082 Karar). Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığı hususunun mevcut mazbatada belirtilmediği görülmekle tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle sicil işleminin hatalı olduğu ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyası karar verilebileceği gözetilerek, ihya isteminin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 157150 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin ......... 2. İcra Dairesindeki 2026/60 Esas sayılı icra dosyasında şirkete tebligat işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ................ TC Kimlik Numaralı ............’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, usulüne uygun şekilde de terkin işlemi yapmayan Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 157150 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ................... Organizasyon Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin ......... 2. İcra Dairesindeki 2026/60 Esas sayılı icra dosyasında şirkete tebligat işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle İHYASINA, 2-TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ........... TC Kimlik Numaralı ............’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İhya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan dava açılış masrafı, tebligat gideri ve müzekkere posta gideri 47,90 -TL, peşin harç 732,00-TL ve başvuru harcı 732,00 -TL olmak üzere toplam 1.511,90TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/132, K. 2026/132, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-132-e-2026-132-k-cda03977273b