İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1313 E. 2026/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1313
- Karar No
- 2026/652
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1313 Esas KARAR NO : 2026/652
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 26/06/2026 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... Şirketinin, İstanbul Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirketin ortakları ... TC kimlik numaralı ... ve ... TC kimlik numaralı ... olup, şirket yönetimi ticari işleyişini başından beri basiretli bir tacir anlayışıyla yürüttüğünü, davacı şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 18/2 gereğince basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun olarak, saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve belgelerini şirket merkezinde, kilitli ve güvenli alanlarda muhafaza ettiğini, ancak şirket merkezinde yapılan mutat kontroller sırasında, şirkete ait ortaklar pay defterinin muhafaza edildiği yerde bulunmadığının fark edildiğini, defterin nerede ve ne zaman kaybolduğu tam olarak bilinememekle birlikte, şirket yetkililerince yapılan tüm kapsamlı aramalara rağmen pay defterine ulaşılamadığını, söz konusu kayıp olayı, davacı şirketin iradesi dışında ve şirkete atfedilebilecek herhangi bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olduğunu, zayi belgesi verilmesi talepli davaların hukuki niteliğinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 382 kapsamında çekişmesiz yargı işi olarak düzenlendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 82/7 uyarınca, ticari defterlerin zayi olması halinde tacirin yetkili mahkemeden zayi belgesi talep etme hakkı ve zorunluluğunun bulunduğunu, defterin kaybında davacıya atfedilebilecek hiçbir kusur veya ihmal bulunmadığını, davacı şirketin, ticari defterini özenle muhafaza ettiğini, ancak defter şirket yetkililerinin iradesi dışında ve elinde olmayan nedenlerle zayi olduğunu, davacı şirketin ticari faaliyetlerini hukuki güvenilirlik içinde sürdürebilmesi ve yasal defter düzenindeki eksikliğin giderilebilmesi amacıyla, şirkete ait ortaklar pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarını, şirket ana sözleşmesini, tanık beyanlarını, Bilirkişi incelemesini, Yemin ve ikamesi mümkün her türlü yasal delili delil olarak bildirmiştir.
Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesine dayalı şirkete ait ortaklar pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı şirketi icaret sicil kayıtları celp edilmiş ve dosya arasına alınmıştır. Mahkememizin 28/09/2026 tarihli duruşmasında şirkte yetkilisi dinlenilmiş, dinlenen davacı şirkte yetkilisi ...'ün alınan imzalı beyanında; "Şirketteki paylardan birinin devri ile ilgili bir sürecimiz vardı, bu süreç kapsamında ortaklar pay defterine ihtiyacımız doğduğundan bir sürede şirkette tuttuğumuz şirket defterleri arasında olmadığını 23/06/2026 tarihinde farkettik, öncesinde muhasebeci değişikliliğine gittiğimiz için değiştirdiğimiz, önceki muhasebeci tüm defterleri bize teslim etmiştir, o yüzden bir süredir defterler şirket bünyesinde idi, bir ara taşıma sürecimiz de oldu, ne şekilde defterlerin yok olduğuna ilişkin bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından şirkete ait ortaklar pay defterinin kaybolarak zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesine ilişkin işbu davanı açıldığı, tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemeyeceği, kaybolma halinin kanunda harici bir etken ile gerçekleşmiş olsa dahi önlenmesi mümkün olmayan mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğinden zayi belgesi talep koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep eden tarafa re'sen iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100. HMK'nın 345/1 maddesi gereğince 2 hafta zarfında mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026
Katip ... e-imza*
Hakim ... e-imza*