İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1303 E. 2026/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1303
- Karar No
- 2026/583
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1303 Esas KARAR NO : 2026/583
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2026 KARAR TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın ... kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, aracın 14/03/2026 tarihinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasında hasarlandığını, araçtaki tamir/onarıma ilişkin hasar bedelinin 381.348,82 TL olduğunu ancak müvekkiline 112.811,06 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin en az 268.537,76 TL hasar farkı alacağının bulunduğunu beyanla 100,00 TL hasar farkı bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; kasko sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Sunulan belgelerden taraflar arasında kasko sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, her ne kadar poliçeye konu araç kamyonet sınıfında ise de tescil kaydına göre hususi nitelikte olduğu, Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısına göre davalının "kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi" faaliyetinden dolayı vergi mükellefi olduğunun ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, bu haliyle davalının faaliyetinin tacir boyutuna ulaşmadığı, kaldı ki davalının faaliyet alanıyla sigortalı aracın kullanım amacının uyuşmadığı, bu nedenle davalının tüketici konumunda olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/11138 Esas, 2019/4612 Karar sayılı ilamı). KARAR: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunun tespitine, 3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan incelene sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır