İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1233 E. 2026/146 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1233
Karar No
2026/146
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1233 Esas KARAR NO : 2026/146

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13.04.2026 KARAR TARİHİ : 01.10.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında muhtelif "vinç ve forklift çalışmasından" kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiye ilişkin; müvekkili şirket tarafından çeşitli tarihlerde vinç ve forklift çalışma tutanaklarının tanzim edildiğini, işbu tutanaklarda çalışılan yer ve zaman, yapılan iş ve çalışan operatörün isim bilgilerinin belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu muhtelif vinç ve forklift çalışma bedellerine binaen; 184.200,00-TL tutarında fatura tanzim edilmiş olup işbu fatura bedellerine ilişkin olarak davalı şirket tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, işbu fatura bedeline ilişkin davalı tarafından yasal süresi içinde faturaya itirazda bulunulmadığını, bu haliyle de taraflar arasında ticari iş ilişkisinin mevcudiyetinin sabit olduğunu, davalı yan tarafından söz konusu fatura bedellerine ilişkin olarak herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine taraflarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2026/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin davalı yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda ilgili takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle davalı tarafın malvarlığını azaltma veya elden çıkarma ihtimaline binaen alacağın teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2026/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamını, davalının takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; fatura alacaklarına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacaklarından kaynaklı alacak talebiyle 184.200,00 TL asıl alacak ve 16.956,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 201.156,49 TL üzerinden .... İcra Dairesi'nin 2026/... esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı tarafça ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulduğu, davalı tarafça sunulmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun şekilde tutulduğu, davacı lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 184.200,00 TL alacaklı olduğu, faturaların karşılıklı olarak tarafların karşılaştırmalı analiz raporlarında kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmaması ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olması sebebiyle davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 184.200,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/1901 Esas ve 2024/364 Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir. Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre takip tarihinden önce davalının faiz borcu bulunmadığı anlaşıldığından takip öncesi talep edilen faizin iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; .... İcra Dairesi'nin 2026/... esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 184.200,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda devamına, takip talebinde talep edilen 16.956,49 TL faiz alacağına yapılan itirazın iptali talebinin reddine, 2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 36.840,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 12.582,70-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.429,47-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 1.005,78-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.147,45-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.435,25-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 732,00-TL başvurma harcı, 208,00-TL vekalet harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti,1.545,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 11.485,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesine göre; 11.000,94-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 484,06-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) ve 18/A-(11) maddeleri ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranı ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesine göre; 5.747,12-TL'nin davalıdan, 252,88-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01.10.2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1233, K. 2026/146, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1233-e-2026-146-k-0a0334ec0c34