İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/966 E. 2026/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/966
Karar No
2026/215
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/966 Esas KARAR NO: 2026/215 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/10/2025 KARAR TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kermes, çelik konstruksiyon, platform, fuar kurulumları, yöresel tanıtım günleri organizasyonu işleriyle iştigal eden bir tacir olduğu, Davalı, müvekkilinin ------- iskele meydanında kermes kurabilmesi için gerekli olan izin belgelerini ilgili kurum ve kuruluşlardan temin hususunda kendine aracı olabileceği ve bu konuda uzman bir tacir olduğu beyan ederek müvekkili ile tanıştığı, müvekkili ile davalı/borçlu ---- tarihinde şahitler huzurunda bir vekalet sözleşmesi akdedildiği, mezkur sözleşmeye göre; davalı, davacı müvekkilinin ---iskele meydanında kermes kurabilmesi için----- gerekli izin belgelerini temin edecek ve bunun karşılığında davacı müvekkilinin davalıya ----- ödeyeceği, müvekkilinin, sözleşme akdedilirken davalıya elden ---- banka aracılığıyla da --- olmak üzere toplamda ----- ödediği, bakiye bedelin ise kermesin kurulduğu 3. veya 4. günde ödeneceği kararlaştırıldığı, mezkur sözleşmede; belediyelerden ilgili izin belgelerinin temin edilememesi hâlinde müvekkili tarafından davalıya ödenen ücretin sözleşmenin akdedildiği tarihteki ---- kurundan geri ödeneceği kararlaştırıldığı, davalı, sözleşmenin esaslı unsuru olan kermes kurma iznini ilgili belediyelerden almadığı, buna mukabil müvekkilinin, davalıya ödediği ücretin iadesini defalarca talep etmesine rağmen; davalı sürekli bir şekilde müvekkilini oyaladığı ve bedeli iade etmediği, sözleşmenin akdedildiği ----- efektif satış kuruna göre ---- olduğu, müvekkilinin davalıya ödediği bedelin sözleşmeye göre karşılığı ---- olduğu, müvekkilinin ödediği paranın tahsili maksadıyla taraflarınca-----sayılı icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ödeme emrine hukuka aykırı şekilde itiraz ettiği davalının borca itiraz dilekçesinde yalnızca borca itiraz ettiği, davalı, borçlu olduğunu bilmesine rağmen; ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiği, beyan edilmekle, ---- sayılı arabuluculuk başvurusundan da neticede anlaşmaya varılamadığı beyan edilmekle, borçlunun itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, --- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması gerekmektedir . ---- yazı cevabında, davacı--------işletme esasına göre defter tuttuğu, esnaf sınırını aşmadığı ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabına göre de gerçek işletme kaydının bulunmadığı anlaşılmış olup eldeki davada nispi ticari dava şartlarının oluşmadığı görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davalının ticari faaliyetinin VUK 177. Maddesinde belirlenen esnaf haddini aşmadığı dolayısıyla davalının ticari faaliyetinin esnaf sınırları içerisinde kaldığı, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/966, K. 2026/215, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-966-e-2026-215-k-ad6899c9b0d8