İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/948 E. 2026/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/948
Karar No
2026/272
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/948 Esas KARAR NO: 2026/272 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2023 KARAR TARİHİ: 12/03/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA:Davacı vekili ---- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili ----aleyhine------- Esas Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratacak biçimde tahsil için icra takibi başlattığını, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı borcun bulunmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak gerektiğini, davalı alacaklı ------ müvekkili şirket aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı alacağı için ------ tarihinde icra takibi başlattığını, takip konusu çekte, davacı borçlu müvekkilin ciranta olarak bulunduğunun iddia edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin cirosu arkasına, müvekkili şirketle hiç bir zaman ticari ilişkisi olmadığını ve müvekkili şirketin tanımadığı---------- kaşeleriyle çekin dolaşıma konulduğunu ve en son davalı alacaklı tarafından yukarıda belirtilen dosya numarasıyla icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin çalınan ----- çekin icraya konması sonucu haciz tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, bu nedenle takibin dava sonuna kadar acilen teminatsız durdurulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin takibe konu çeki hiç bir zaman ciro etmediğini ve kullanıma sokmadığını, takip konusu çekin dava dışı diğer 2 çekle birlikte kargoda çalındığını, ---- mukim asıl keşideci-------- firması adına düzenlenen ve kargoyla gönderilen çeklerin kargoda çalındığını ve ---------çekler konulduğunu ve fotokopi çeklerin müvekkiline ulaştığını, kargoda çalınan ve icra takibine konu olan çekin sahte kaşe ve sahte imza marifetiyle cirolandığını ve takibe konu edildiğini, konu ile ilgili ------ Esas sayılı dosyasında imzaya karşı itiraza konu davanın derdest olduğunu, davalı tarafça haciz tehditi ve bilgisayarlarının muhafaza altına alınması baskısı altında ödeme yapmaya zorlandığını ve --- ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin 60.000 TL teminat ve 100.000 TL sonrasında dosyadaki hacizlerin kalkması için baskı altında ---- yakın dosya ödemesi daha yaptığını, konu ile ilgili ---------- Esaslı dosyasında imzaya açıkça itirazda bulunulduğunu, ilgili dosyada icranın durdurulmasına karar verilmiş olup davanın derdest olduğunu, haciz baskısı altında ödenen -----------Esas sayılı dosyasından açtıkları istirdat davasının da derdest olduğunu belirterek taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, mahkemenizce teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek------------ Sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından-------- esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası ikame edilmiş olup, huzurdaki dava ile ileri sürülen itirazların imzaya itiraz davasında da ileri sürüldüğünü, bu nedenle huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle ve davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin iş bu takip konusu çekte iyiniyetli meşru hamil olmakla beraber kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ve bağımsızlığı ilkesi geçerli olup, kıymetli evrakın geçerliliğinin devam ettiğini, her ne kadar çek üzerinde ödemeden men kararı bulunsa dahi, yargıtay kararları ile açıkça ifade edildiği üzere bu durumun iyi niyetli müvekkilinin takip hakkına ve ihtiyati haciz kararı almasına engel olmadığına, müvekkili bankanın, çek üzerinde bulunan imzaların sıhhatini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin aynı şekilde davacı ve bir sonraki ciranta paradem elektrik şirketi arasındaki ticari ilişkiyi de bilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu edilen çekin müvekkiline --------- tarafından borçlarının ifası uğruna temlik cirosu ile ciro ve teslim edildiğini, bu nedenle öncelikle işbu şirketin davaya dahil edilmesini, sayın mahkeme tarafından kabul edilmemesi halinde ise iş bu davanın ------ ihbarını talep ettiklerini, usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan reddine,----- dahili davalı olarak davaya dahil edilmesine, kabul edilmemesi halinde davanın iş bu şirkete ihbarını talep ettiklerini belirterek davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:-----Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü. Dava, davacının davalıya dava konusu çekten kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasıdır. Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir --------- tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’nun 114. maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir.Hakkı ihlal edilen bir kişi davacı olarak mahkemeye başvurup hukuki korunma talep edebilir.Ancak davacının hukuki korunma talep edebilmesi için korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir.Davacının dava hakkına sahip bulunması mahkemeden hukuki koruma isteyebilmesi için yeterli değildir. Dava açan kişinin ayrıca dava açmakta hukuki bir yararı bulunmalıdır.Kural olarak inşai davalarda ve eda davalarında hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Davacı bu tür davalarda hukuki yararının bulunduğunu bildirmek ve ispat etmekle yükümlü değildir.Ancak şüphe halinde hukuki yararın mevcut olup olmadığı inceleme konusu yapılır. Tespit davalarında bu arada menfi tespit davasında davacının davanın açılmasında hukuki yararı bulunmalıdır.Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmeli, açıklamalı ve gerekirse ispat etmelidir. ------Davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse dava dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.Somut olayda dava konusu ------ Esas sayılı dosyasına konu edilen ------ bedelli çekten kaynaklı olarak menfi tespit davası açılmış ise de yapılan incelemede takip dosyasına dava dışı keşideci tarafça ---- tarihli ödeme yapılmış olduğu eldeki davanın ise bu tarihten sonraki bir tarih olan ------- tarihinde açılmış olduğu asıl borçlu muhatabın poliçeyi ödemesi ile poliçeden doğan bütün haklar düşeceği ve asıl borçlunun ifası sadece kendi borcunu değil senetle sorumluluk altına girmiş düzenleyen lehtar cirantalar avalistler gibi tümünü borcunu ortadan kaldıracağı dikkate alındığında düzenleyen tarafından dava konusu çeke ilişkin yapılan ödeme davacı borcunu ortadan kaldırdığı bu nedenle davacının eldeki davada hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmekle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının davanın açılmasına kendi hal ve davranışları nedeniyle sebebiyet vermediği dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı yasanın 114/1-h, 115/2 Maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2- Peşin alınan 1.707,75 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/948, K. 2026/272, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-948-e-2026-272-k-bfc9b8b180b1