İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/96 E. 2026/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/96
Karar No
2026/183
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/96 Esas - 2026/183 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/96 KARAR NO : 2026/183

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/05/2020 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/03/2019 günü ...'ün sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpışması neticesinde, müvekkilinin malul-sakat kaldığını, kaza ...plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin kusura katılım etkisinin olmadığını, kusur durumunun lehe artış hallerine ilişkin her türlü haklarının saklı olduğunu, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2019/11468 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, bu nedenle ilgili dosyanın bir örneğinin dava dosya içerisine getirtilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ...plakalı aracın, zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkili kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, hareket kaybına uğradığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayıp malul-sakat kaldığını, bu nedenle hesaplamaya esas özür oranının tespiti amacıyla; Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan 16/10/2019 tarihli maluliyet raporu alınıp davalıya iletildiğini, 04/05/2003 doğumlu olan müvekkilinin PMF tablosuna göre tahmini yaşam süresinin 49 yılın üzerinde olduğunu, bakiye ömür düşünüldüğünde müvekkilinin hayatını idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edecek, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömrü boyunca zorlanacağını, müvekkilinin elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatının alınması amacıyla davalı ...Sigorta A.Ş.’ne başvurduğunu, fakat davalı yan yasal süresi içinde cevap vermeyerek başvuruyu sürüncemede bıraktığını, Sigorta şirketinden başvuru dosyası getirtildiğinde haklılığının anlaşılacağını, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanunu gereği 019/135277 nolu arabuluculuk dosyasından yapılan görüşmelerden de bir sonuç alınmayarak 11/11/2019 tarihli uzlaşının sağlanamadığına dair son tutanak tutulduğunu, tüm bu nedenlerle; sakat kalan-malul olan müvekkili için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı) tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faize hükmedilmesine, (harcın artırılması halinde artırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt faizi-avans faizi yürütülmesine) yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 02/03/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle: 9.800,00TL olan daimi iş göremezlik tazminatı talebini 45.271,20TL artırarak 55.071,20TL'ye, 100,00TL olan geçici iş göremezlik talebini 2.931,36TL arttırarak 3.031,36TL'ye, 100,00TL olan bakıcı giderini talebini 539,60TL arttırarak 639,60TL'ye yükselttiğini bildirmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olup olmadığının tespiti gerekmekle, şikayetin yokluğu / uzlaşmanın varlığı halinde tazminat davası açma hakkı ortadan kalkacağından davanın reddi gerekeceğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, mahkemece maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesinin gerektiğini, Yargıtay içtihatları gereğince davacı tarafından kişisel müracaatla alınarak dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğinin kabul edilmekte olduğunu, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile, müvekkili şirketın tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının geçici iş göremezlik giderine ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın sigortalılarının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, üzere hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlarının mahsubu gerektiğini, davacı tarafın sürücü ehliyeti olmadan ve kask takmayarak trafiğe çıktığını, maluliyetin oluşmasına yahut artmasına engel olmak adına hiçbir gerekli tedbiri almamış olduğundan müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, akıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, tedavi/sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, izah edildiği üzere sürekli maluliyet raporu alındıktan önce ortaya çıkan bakıcı giderlerine ilişkin müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli maluliyet raporu alındıktan sonra ortaya çıkacak bakıcı giderilerine ilişkin davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu ise sakatlık teminatı limitleri ile ve genel şartlar dahilinde açıklanan hesaplama yöntemine uygun olarak belirlenecek tutar ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, açıkladıkları nedenlerden dolayı; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebidir. Mahkememizin 24/05/2023 tarih 2020/214 Esas 2023/376 Karar sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesinin 15/01/2025 tarih 2023/1277 Esas 2025/8 Karar sayılı ilamı ile '' Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda, davacıda meydana gelen sağ tibia alt uç kırığı dikkate alınarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı i) Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük (1) Plantar fleksiyon .........-20* (hafif), kişi özürlülük oranı %4 olduğu, 09/05/2017 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %4 (dört) olduğu ve sekel halini aldığı belirtilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ve Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesi dikkate alınmadan 12 aylık süre dolmadan düzenlenen raporun hükme esas alınması isabetsizdir. Bu durumda; kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, ayrıntılı, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversite hastanelerinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigortanın buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak ve ilk alınan maluliyet raporuna davacının itirazı olmaması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden yargılama yapılması ve karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle kararın kaldırılmasına dair karar verildiği, davanın mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 16/10/2019 tarihli raporda:Necati oğlu, 04/05/2003 doğumlu Necib Koçak'ın dosyanın incelenmesi, taraflarınca yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda 03/03/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ tibia alt uç kırığı dıkkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarıh ve 39692 sayılı Resmi Gazetede de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelık” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Kas-İskelet Sistemi başlığı altında, Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük Plantar fleksiyon .......... 20° (hafif) kişi özürlülük oranının %4 olduğunu, 09/05/2017 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %4 (dort) olduğunu ve sekel halini aldığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 04/05/2021 tarihli raporunda; Sürücü belgesiz sürücü Necib Koçak'ın otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeden kavşağa giriş yapması sonucu, söz konusu otomobilin, kendi aracına sağ yan kısmından çarpmasına sebebiyet verdiği olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...,, motosiklete göre ilk geçiş hakkı kendisine ait olsa da; dikkatli olması, hızını azaltması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeden, dikkatsizce kavşağa giriş yapması ve fren tedbirine de başvurmaması nedeniyle, söz konusu motosiklete çarpmayı önleyemediği olaydaki; dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile kusurlu olduğunu, dava konusu olayda; Sürücü ...'ün, %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 16/08/2021 tarihli raporunda; Sürücü belgesiz sürücü Necib Koçak'ın otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeden kavşağa giriş yapması sonucu, söz konusu otomobilin, kendi aracına sağ yan kısmından çarpmasına sebebiyet verdiği olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla kusurlu olduğunu, sürücü ...'ün motosiklete göre ilk geçiş hakkı kendisine ait olsa da; dikkatli olması, hızını azaltması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeden, dikkatsizce kavşağa giriş yapması ve fren tedbirine de başvurmaması nedeniyle, söz konusu motosiklete çarpmayı önleyemediği olaydaki; dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile kusurlu olduğunu, dava konusu olayda; Sürücü Necib Koçak'ın, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'ün, %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu’nun 12/04/2022 tarihli raporunda; Sürücü belgesiz sürücü Necib Koçak'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti, meskun mahal içinde çift yönlü Bahar Dere Caddesi'ni takiben seyirle, trafik işaret levhası ve aydınlatma bulunmayan, azami hız limiti 30 km/s olan olay yeri kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde; yola gereken dikkatini vermesi, hızını azaltması, kavşak kollarını etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, aynı kavşağa sağından, 859 Sokağı takiben seyirle giriş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekir iken, aksine hareketle bu kurala riayet etmeden kavşağa giriş yapması sonucu, söz konusu otomobilin, kendi aracına sağ yan kısmından kavşak içinde çarpmasına sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğunu, sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde çift yönlü 859 Sokağı takiben seyirle, trafik işaret levhası ve aydınlatma bulunmayan, azami hız limiti 30 km/s olan olay yeri kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde; her ne kadar seyrettiği yolun konumu itibariyle sürücü Necib Koçak idaresindeki motosiklete göre kavşakta ilk geçiş hakkı kendisine ait olsa da; yola gereken dikkatini vermesi hızını azaltması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve geçişi için güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeden, aksine hareketle hız azaltmadan dikkatsizce kavşağa giriş yapması ve fren tedbirine de başvurmaması nedeniyle, söz konusu motosiklete kavşak içinde çarpmayı önleyemediği olayda tali kusurlu olduğunu, dava konusu olayda; Davacı sürücü Necib Koçak'ın, %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğunu, davalı taraf sürücüsü ...'ün, %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 31/10/2022 tarihli raporda; 3.031,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,nı, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre, davacı ... lehine 36.061,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, davacı lehine 639,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığını, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 360.000,00 TL olduğuı bildirilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 19/02/2023 tarihli ek raporda; 3.031,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre, davacı ... lehine 55.071,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, davacı lehine 639,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığını, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 360.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 19/12/2025 tarihli raporda:Necati oğlu, 04/05/2003 doğumlu Necib Koçak’ın dosyasının incelenmesi, taraflarınca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 03/03/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmaları dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla yönetmelik kapsamında değerlendirilebilecek sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, 03/03/2019 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığını, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğuru, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 16.01.2026 tarihli raporda: Davacı vekilince; davacı ... lehine, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğunı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde, konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ...sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç sürücüsü ...’ün % 25 oranında kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...’ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespiti sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında oranında % 75 kusur indirimi yapıldığını, davacı ...’ın 03.03.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine 3.031,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, dosyaya eklenen 11.12.2025 tarihli raporda davacının maluliyet tayinine mahal olmadığı değerlendirildiğinden, davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığının hesaplandığını, davacı lehine 639,60 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 360.000,00 TL olduğunu, davacı tarafça, davalıya yapılan başvuru dilekçesinin 24.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo belgesinden anlaşıldığını, mahkemece temerrüd koşullarının olduğunun kabulü halinde tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 07.11.2019 tarihinde davalının temerrüde düşeceğinin hesaplandığını, dava konusu kazaya karışan ...plakalı araçların hususi-otomobil olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiğini, davalı vekilince müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş olup, bu hususun tespiti mahkemenin takdirinde bulunduğundan taraflarınca herhangi bir indirim yapılmadığı bildirilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı ile kaldırma sonrası delillere göre toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamında belirtildiği gibi hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacı her ne kadar maluliyet raporuna itiraz etmiş ise de daha önce ki alınan maluliyet raporu ile son alınan maluliyet raporu arasındaki uygulanan yönetmelik hükümleri farklı olduğundan maluliyet raporları arasında ki farkın yönetmelik uygulanmasından kaynaklandığı görülmekle, raporlar arasında çelişki oluşmadığı davacının maluliyet raporuna yönelik itirazının yerinde olmadığı mahkememizce itibar edilen maluliyet raporuna göre hüküm kurulması gerektiğ anlaşılmıştır. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden dosyaya eklenen 11.12.2025 tarihli raporda davacının maluliyet tayinine mahal olmadığı değerlendirildiğinden, davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı be bakıcı gideri tazminat talepleri yönünden davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre kaldırma ilamı öncesi dilekçesi ile talebini artırdığı, davacının bu alacak talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, sonuç olarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; Poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere; geçici iş göremezlik tazminatı 3.031,36 TL ve bakıcı gideri 639,60 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 07/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin reddine, Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 54,40TL ile ıslah harcı 167,00TL'nin mahsubu ile bakiye 510,60TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 79,20TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 283,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/1 uyarınca 3.670,96TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekalet ücreti davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 3.670,96TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 5.258,00TL yargılama giderinin (ATK Faturası dahil) kabul oranına göre hesaplanan 315,48TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 318,40TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 299,29TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/96, K. 2026/183, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-96-e-2026-183-k-957c00a28097