İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/959 E. 2026/104 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/959
Karar No
2026/104
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/959 Esas KARAR NO : 2026/104

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında danışma hizmeti sunulması konusunda tarafların anlaştığını, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin "..... Mahallesi ..... Sokak No:33/1 Esenyurt/İSTANBUL" adresinde danışma hizmetinin sağlanması hususunda, davalı şirkete hizmet verildiğini, müvekkili şirketin, davalı şirkete verdiği hizmet süresince hizmetlerinin karşılığı cari hesap şeklinde çalışıldığını ve hizmet karşılığı davalı şirkete fatura tanzim edilerek talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından üstlenilen hizmet, taraflar arasındaki anlaşma ve iyiniyet kurallarına uygun olarak yerine getirildiğini, müvekkili şirket tarafından, sunulan hizmet nedeniyle; 10/02/2025 tarih ve .... fatura nolu, 126.794,42 TL, 24/02/2025 tarih ve ..... fatura nolu, 124.038,02 TL, 20/03/2025 tarih ve ..... fatura nolu, 130.929,02 TL, 05/05/2025 tarih ve ...... fatura nolu, 129.550,82 TL, 25/05/2025 tarih ve ....... fatura nolu, 129.550,82 TL, 10/06/2025 tarih ve ...... fatura nolu, 20.672,99 TL miktarlı faturaların tanzim edildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerinin, davalı şirket tarafından sözleşmece kararlaştırılan doğrultuda ve zamanda ödenmediğini, müvekkilinin bakiye alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu takibe itiraz etmiş ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine dava şartı ticari uyuşmazlık kapsamında 28/08/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ve 03/10/2025 tarihinde yapılan görüşme sonrası taraflar anlaşmaya varamadıklarını beyanla, davanın kabulüne, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte takibin devamına, haksız itirazı ile likid bir alacağa dayalı takibin durmasına neden olan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesinde "İşbu sözleşmeden kaynaklanabilecek ihtilafların çözümünde İSTANBUL Mahkemeleri ve İcra Daireleri Yetkili kılınmıştır" hükmü gereğince mahkemenizin yetkisine itiraz ediyor ve dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesi hususunda yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz, müvekkil tarafından yapılan itiraz haklı olup, davacı hakkında sahte muhteviyatlı fatura düzenlediği iddiası ile inceleme başlatılmış ve koda alınmıştır, haksız ve dayanaksız davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalı ile danışma hizmeti sunulması konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı şirkete hizmet verildiğini, verilen hizmet süresince hizmetlerin karşılığı düzenlenen faturaların bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini belirterek fatura bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini ancak itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra dairelerinin yetkili kılındığını belirterek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. HMK’nin 17. maddesinde tarafları tacir veya kamu tüzel kişisi olanlar bakımından yetki sözleşmesi yapılmasına cevaz verilmiştir. Yetki sözleşmesi ile taraflar aslında yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getirebilirler. Tarafların serbestçe üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılması mümkün değildir. HMK'nin "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda HMK’nin 17. maddesi ile münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkanı getirilmiş olup, münhasır yetki sözleşmesinden tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hali anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Eğer yetki sözleşmesinin tarafları, münhasır yetkili kıldıkları mahkeme dışında başka bir yer mahkemesinde dava açmışlarsa bu durum resen dikkate alınamayacağı gibi, ancak davalı tarafın ilk itirazı üzerine inceleme yapılması gerekir. Yukarıda yetkiye ilişkin yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasında akdedildiği anlaşılan ve dava ve takip konusu alacağın/uyuşmazlığın dayanağını oluşturan cevap dilekçesi ekindeki danışma hizeti sözleşmesinde yer alan yetkiye dair 7. maddedeki düzenlemede sözleşmeden kaynaklanabilecek ihtilafların çözümü hususunda yetki anlaşması yapılmış olduğu, yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak ise İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Davacı takip alacaklısı sözleşmede davalının imzasının bulunmadığını, sözleşmeyi icra takibine konu/dayanak yapmadıklarını belirtikleri örülmüş ise de, davalının söz konusu sözleşmeyi dosyaya sunarak ve sözleşmedeki maddelere dayanarak tarafların arasındaki ilişkiye dayanak sözleşmenin varlığını kabul ettiği bu haliyle yapılan bu onam ile artık davalının imzasının aranmasının gerekmeyeceği gibi ayrıca davacının da dava dilekçesi ile takibe konu faturaların dayanağının taraflar arasındaki danışma hizmeti verilmesine dair olan anlaşma olduğunu belirttiği ve hizmetin de gereği gibi yerine getirildiğinin belirtildiği, davalının da sözleşmeyi kabul etmekle beraber davacının sözleşme kapsamında düzenlediği faturaların haksız olduğunu, faturalara konu alacağa hak kazanmadığını belirttiği, bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde dosyaya sunulan danışma hizmeti sözleşmesinin esas alınması gerektiği, davacının sözleşme gereğini yerine getirip getirmediğinin ve buna bağlı faturalara konu alacağa hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesinin gerektirği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki beyan ve itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her iki taraf tacir olup yaptıkları sözleşmede yetkili kılınan mahkemenin yetkisi münhasır yetki olduğundan, taraflar arasında yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemede dava açılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı tarafından mahkememizin yetkisine yapılan yetki itirazının geçerli ve usulüne uygun olduğunun kabulü gerekmiş ve mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın HMK 114. Ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2026

Katip ..... Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/959, K. 2026/104, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-959-e-2026-104-k-1df8b7adec48