İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/903 E. 2026/107 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/903
Karar No
2026/107
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/903 Esas KARAR NO : 2026/107

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında 16/04/2022 tarihinde ..... Eczanesinin devrine ilişkin imzalanan komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince konusu eczane devir, satış, kiralama gibi işlemlere aracılık edilmesi olarak kararlaştırılıp davalı tarafından da bu sözleşme şartları açıkça kabul edildiğini, sözleşmenin 6. maddesi ile müvekkile, sözleşme süresi boyunca davalının başka bir aracıyla çalışmasını engelleyen münhasır aracılık yetkisi verildiğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, aracı tarafından başlatılan iş görüşmelerinin sözleşme süresinin dolmasından sonra olumlu sonuçlanması halinde dahi, aracı'nın ücrete hak kazanacağı açıkça düzenlendiğini, davalı taraf, sözleşme süresi dolmuş olsa dahi, müvekkille olan hukuki ilişkisini kesmemiş, tam tersine düzenli telefon görüşmeleri, iletişim, bilgi aktarımı ve müşteri yönlendirmeleri şeklinde devam ettirildiğini, bu durum, tarafların, yazılı sözleşme süresi sona ermiş olsa bile, ticari hayatın gerektirdiği karşılıklı inanç sözleşmesi (güvene dayalı ilişki) çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü somutlaştırmadığını, müvekkili iyi niyetle hizmet vermeye devam etmiş, davalı da bu hizmeti almayı sürdürdüğünü, ayrıca, müvekkilinin başlattığı iş görüşmeleri ve bağlantılar neticesinde davalı, sözleşmenin süresi bitse dahi alacak doğurucu işi gerçekleştirdiğini, bu durum, sözleşmenin 3. maddesindeki "sözleşme süresinin dolmasından sonra olumlu bir şekilde sonuçlanması" hükmü uyarınca müvekkilinin ücrete hak kazandığını kanıtlamadığını, müvekkili, davalıya sağladığı bağlantı ve hizmetler neticesinde komisyon alacağına hak kazandığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca bu ücret, anlaşma sağlanmasını müteakiben iki gün içinde nakden ve defaten ödenmesi gerektiği, müvekkilinin alacağa hak kazandığı, sadece yazılı belgelerle değil, aynı zamanda taraflar arasındaki sürekli ilişkiyi gösteren telefon görüşme kayıtları, HTS raporları ve özellikle .... yazışmaları ile ispat edileceğini, izah edilen nedenlerle icra takibine davalı yan tarafından yapılan haksız itirazın iptali, takibin devamı, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, davamızın kabulüne, itirazın iptaline, ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili Bahçeşehirde bulunan eczanesini işletmekteyken 2022 yılında farklı yatırımlar yapmak için eczanesini devir etmek için ilan vermesi üzerine davacı ile tanıştığı, davacı müvekkile eczanesinin devri konusunda yardımcı olacağını beyan etmesi üzerine müvekkili davacıya farklı yatırımlar yapacağını bu nedenle 3 aylık kısa bir sürede eczaneyi devretmek istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından müvekkiline 3 ayla sınırlı olmak üzere komisyon sözleşmesi imzalatıldığını, aradan geçen süreçte davacı müvekkile hiç bir şekilde müşteri bulamamış ve 3 aylık süreçte dolduğundan aralarındaki komisyon sözleşmesi de son bulduğunu, müvekkili eczanesinin devri için kısa sürede müşteri çıkmadığı ve yatırım fırsatı da kaçtığı için eczanesini devretmekten de vazgeçmediğini, 2022 yılından 2025 yılana kadar müvekkille davacı hiç bir şekilde iletişimde olmadığını, müvekkili yaşınında ilerlemesi ile 2025 yılında eczanesini tekrar devir etme kararı almış ve bu durumu yakın çevresine söylediğini, müvekkilinin eczanesini devir etmek istediğini bir şekilde öğrenen davacı müvekkili arayarak müşteri olduğunu beyan etmesi üzerine tekrar iletişime geçtiklerini, müvekkili görüştüğü başka müşteriler olduğunu müşteri bulması halinde eczanesini gösterebileceğini fakat hiç bir şekilde komisyon vermeyeceğini açıkça belirttiğini, davacı da komisyon ücretlerini karşı taraftan alacağını müvekkilinden hiç bir talebi olmadığını açıkca beyan ettiğini, sonraki süreçte müvekkili davacının devir için ısrarcı tutumu nedeniyle devir için istediği rakamın altında bir bedelle eczanesini .....'a 27.09.2024 tarihinde 500.000,-TL karşılığında devir ettiğini, davacı, komisyon ücretini eczaneyi devir alan .....'dan aldığını, müvekkili eczanesini devrettikten bir süre sonra davacı müvekkili arayarak komisyon ücreti istemediğini, bunun üzerine müvekkili kendisine komisyon vermeyeceğini ve bu şekilde anlaşmadıklarını ısrarcı olunması nedeniyle eczaneyi ederinin altında devrettiğini beyan ettiğini, davacı bunun üzerine müvekkile 3 yıl önce sadece 3 aylık geçerliliği olan komisyon sözleşmesinin olduğundan bahisle icra takibi yaptığını, müvekkilce icra takibine itiraz edilmiş olup arabuluculuk sürecinde de taraflar anlaşamadığını, müvekkilinin imzalamış olduğu komisyon sözleşmesi 3 aylık süre dolduğundan ve yazılı olarak yenilenmediğinden sona erdiğini, davacı ile müvekkili 3 yıl boyunca hiç bir şekilde iletişim kurmamış 3 yılın sonunda davacı müvekkile eczaneye alıcı bulduğunu belirterek şahitlerin huzurunda komisyon almayacağını beyan ettiğini, Komisyon bedelini sadece eczaneyi devralan kişiden alacağını beyan ettiğini, kabul anlamına gelmemekle hesaplanan komisyon miktarı da fahiş olup dayanaksız hesaplandığını, noter devrinde belirtilen rakam üzerinden komisyon sözleşmesinde ki oran dikkate alındığında komisyon tutarı 500.000 TL/ %3 = 15.000 TL olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde davacıya komisyon borcu bulunmamakta olup haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden davacının kötüniyetli olarak takibe geçtiği ve huzurdaki davayı ikame ettiği açık olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalının süresindeki yetki itirazı bulunduğu anlaşılmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda; taraflar arasında komisyon sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 10. maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, davalı vekilince yetki ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik itirazını süresinde sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki şartının belirlendiği dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı yazılı yetki sözleşmesi olduğu görülmekle, HMK 17. Maddesi gereğince, yetkili mahkemenin sözleşmeyle belirlenmiş olması karşısında taraflar için kesin yetki kuralının mevcut olduğu buna göre davanın sözleşmeyle belirlenen yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekeceği kanaatine varılmış ve mahkememizce bu nedenle HMK 17, 114 ve 115 maddeleri gereğince yetkisizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirlenmesine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, 4- Yargılama giderleri ve harç konusunda yetkili mahkemece karara bağlanmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/903, K. 2026/107, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-903-e-2026-107-k-084b2dbe7dfb