İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/954 E. 2026/299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/954
- Karar No
- 2026/299
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/954 Esas
KARAR NO : 2026/299
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 14/10/2025
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde; şirkete ait karar defteri ve ortaklar pay defterlerinin dava tarihinden itibaren bulunamadığının ve kayıp olduğunun tespit edildiğini, TTK 82.maddesi uyarınca mevzuatta öngörülen yasal süre içerisinde yaptığı başvurunun kabulü ile davacı şirkete ait şirkete ait karar defteri ve ortaklar pay defterlerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, zayi belgesi verilmesine konu defterlerin 6100 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde sayılan veya bu sayılanlara benzer nedenlerden dolayı zayi olup olmadığı, zayi belgesi verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.
Mahkememiz 01.04.2026 tarihli celsesinde hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "Eski muhasebecimiz aynı zamanda şirketin kuruluşunu yapan kişi karar defterinin kayıp olduğunu bize söyledi, bankalarda hiç bir işlem yapamadığım için hem ödeme konusunda yetkim kalmadığı için yeni defter almak için bankalara vereceğim, ticaret odasına başvuracağım, eski muhasebecim aradığını ama bulamadığını söylüyor, aynı zamanda arkadaşım oluyor, zamanında a4 olarak basılmış bu nedenle bulunamamış" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde; tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, davanın hasımsız açılacağı, mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebileceği hüküm altına alınmıştır. Madde uyarınca, otuz günlük hak düşürücü süre zayi sebebinin ve zayi olan defter ve belgelerin tam olarak tespitinden itibaren başlar.
Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nun 25/09/1985 tarihli 1984/11-12 E. 1985/728 K. sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (ARKAN, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).
Somut olayda davacı taraf, karar defteri ve ortaklar pay defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını ve ne şekilde kaybolduğunun bilinemediğini ileri sürerek zayi belgesi verilmesi isteminde bulunmuştur. Konuyu düzenleyen 6102 sayılı TTK 82. maddesinde zayi sebepleri sayılmıştır. Anılan bu sebepler tahdidi olarak sayılmamış ise de, yine aynı düzenlemeye göre tacirin böyle bir dava açabilmesi için yükümlü olduğu defter ve belgelerin bulunması için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü aranmaktadır. Davacı taraf tacir olup TTK hükümleri uyarınca işlerini yapmakta ve belgelerini saklamakta gerekli dikkat ve özeni göstermeli ve basiretli davranmalıdır. Kaybolma nedeni olarak herhangi bir neden ileri sürülmediği gibi basiretli bir tacir gibi davranarak ilgili belgelerin saklanmasında özensiz davranıldığı dolayısıyla davacının zayi iddiasının inandırıcı bulunmadığının kabulü gerekir (İzmir BAM 11. HD'nin 14.10.2025 tarihli 2025/1036 E. 2025/1415 K. sayılı kararı).
Sonuç olarak; her ne kadar davacı tarafça karar defteri ve ortaklar pay defterinin muhasebeci tarafından bulunamadığı bu nedenle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de; davacının talep ettiği defterlerin TTK nın 82/7 maddesinde belirtildiği üzere, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğradığının davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının, muhasebecisi tarafından bulunamayan defterlere ulaşamaması hususunun TTK nın 82/7 maddesi kapsamında olmaması (Yargıtay 11. HD'nin 2015/13791 Esas, 2017/1625 Karar, 2016/817 Esas, 2017/3842 Karar sayılı kararları) ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının zayi belgesi verilmesi isteminin yerinde olmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Zayi belgesi verilmesi isteminin reddine,
2-Alınması gereken 732,00-TL maktu red harcından başlangıçta alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL karar ve ilâm harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/04/2026 Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı