İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/977 E. 2026/727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/977
- Karar No
- 2026/727
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/977 Esas KARAR NO : 2026/727
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2017 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili aleyhine ... 16.İca Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin imzaya ilişkin itirazlarını icra mahkemesine yapmak için gerekli olan süreyi kaçırdığını bu nedenle mahkememize başvurma zarureti hasıl olduğunu, icra takibine ve davaya konu olan kambiyo evrakı üzerindeki imzanın müvekkili tarafından atılmadığını, kendi adına olan şirket kaşesinin de kopyalandığını ve borçlandırılmaya çalışıldığını, müvekkilinin söz konusu icra takibinde yapılan tebligat neticesinde haberdar olduğunu, hukuki bilgi yetersizliğinden kaynaklı olarak itiraz hakkını kaybettiğini ve takibin kesinleştirdiğini, çekin arka yüzünde bulunan ciranta olarak müvekkilinin şirket kaşesi ve imzası taklit edilerek cirolanan imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekte gerek keşideci gerek de diğer cirantalarla herhangi bir ticari yada şahsi ilişkide bulunmadığın ve çek alışverişi yapmadığını, müvekkilinin ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E sayılı dosya ile bu duruma ilişkin olarak menfi tespit davası açtığını ve dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ... 9. Asliye Ticaret mahkemesinin ... E sayılı dosyasında müvekkilinin 27/04/2011 tarihli imza beyannamesi, imza örnekleri ve diğer delillerin dosyasında olduğunu, bu delillerinde imza karşılaştırıldığında açıkça imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilini ticaret ile uğraştığını, yapılan icra takibi neden ile telafisi güç ve imkansız zarara uğradığını, yargılama kesinleşinceye kadar icra takibinin durdurulmasını, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle %20'denr az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Bağlarbaşı şubesi ile dava dışı.... Ltd. Şti. Arasında Kredi Genel Sözleşmesini imzalanarak söz konusu şirkete kredi kullandırıldığını, davaya konu keşidecisi... olan ... Bank A.Ş. ...Şubesine ait ... nolu 30/08/2013 tarihli 45.000,00 TL bedelli çek, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya temlik cirosu ile devredildiğini, dava dışı firmanın kredi borcundan mahsup edilmek üzere davaya konu çekin tahsil edilmesi için çeki temlik cirosu ile meşru hamil sıfatıyla elinde bulunduran müvekkili banka tarafından keşideci ... ile davacı ciranta ... hakkında tahsilde tekerrür olamamak kaydıyla ... 16. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını davacının söz konusu takibe itirazının haksız olduğunu, davanın ve tedbir talebinin reddini, alacaklı müvekkili bankanın meşru hamil olarak iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının cirantanın imzasının huzurda atılmadığını ve söz konusu imzanın davacıya ait olup olmayacağı bulunamadığından müvekkili bankanın takip yapmakta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğundan kabul edilemeyeceğinden davanın ihtiyati tedbir talebinin ve kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibine karşı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddialarının takibe konu edilen çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığı bu nedenle borçlu olmadığı yönünde olup mahkememizce davacıya ait imza asılları toplanmış istiktap örnekleri alınmıştır. Akabinde dosya imza incelemesi hususunda ATK fizik ihtisas dairesine tevdi edilmiş alınan rapora göre çekteki davacıya ait olduğu iddia olunan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. İmzanın sahteliği mutlak def'i niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. İzah olunan nedenler ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamında; “Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından incelenen ve davaya konu çekin keşide tarihinden daha önce düzenlenen davacıya ait imzaların yer aldığı tüm belgelerin fotokopileri üzerinde inceleme yapıldığı, belge asıllarının dosya içine getirtilmediği, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve incelenen belgelere ilişkin istinaf taleplerinde haklı olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Mahkemece yargılamaya devam olunarak, incelenen fotokopi belgelerin asıllarından ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bulunanların bu Mahkemeden ve diğerlerinin ilgili Noterliklerden ve kurumlardan istenilerek, belge asılları ve davacının Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri ile icra takibine ve davaya konu çek aslı üzerindeki imzaların karşılaştırılarak, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığına dair yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor istenildikten sonra değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile mahkeme kararını ortadan kaldırmıştır. Dosya ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esasına kaydedilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı kararı ile; 2.kez takipsiz bırakıldığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar sayılı ilamında; “Davacı vekili ...tarafından Uyap sistemi üzerinden 06/05/2025 tarihinde vekillikten istifa dilekçesi verilmiş, dosyada istifa dilekçesinin tebliği için gider bulunmasına rağmen, davacı tarafın mahkemece davacı asile HMK 82/3 maddesi gereği vekillikten çekilme dilekçesi ve yeni duruşma günü tebliğ edilip gerekli ihtaratlar yapılmadan davacı taraf duruşmada hazır bulunmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılması ve 2.kez takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile mahkeme kararı ortadan kaldırılmıştır. Dosya ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar sayılı ilamı doğrultusunda imza incelemesine emsal imza örnekleri dosya arasına alınarak dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş olup ATK hazırlamış olduğu raporda özetle; inceleme konusu çekte ... adına atılı 1.ciro imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini belirtmiştir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun ... Tarihli ... Sayılı kararı gereğince dosya ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2... Esasına kaydedildi. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın ...Esas,...Karar sayılı kararı). Somut olayda; çekteki davacıya ait olduğu iddia olunan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. İmzanın sahteliği mutlak def'i niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinin 5.fıkrası uyarınca; “...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” Buna göre; alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması ve takip nedeniyle borçlunun zarara uğramış olması koşullarına bağlanmıştır. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlunun) üzerindedir. davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın KABULÜ ile; davacının ... 16.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibi ve bu takibe konu edilmiş olan ... Bank A.Ş ... Şubesine ait ... seri numaralı keşidecisi ... lehtarı ..., keşide tarihi 30/08/2013 olan 45.000,00 TL bedelli çek kapsamında borçlu olmadığının tespitine, 2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 3.073,95 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 768,49 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 2.305,46 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 799,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarfedilen 1.565,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıld. 02/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır