İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/88 E. 2025/382 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/88
Karar No
2025/382
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/88 Esas - 2025/382 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/88 KARAR NO : 2025/382

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2025

TALEP: Davacı vekili 27/02/2025 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2011/55425, 2016/51977, 2017/41046, 2018/17583, 2018/69995, 2020/51990, 2022/024222, 2022/211498, 2022/211505 sayılı "...", "...şekil", "sen o evi hayal et gerisi emlakjet", "...... ...", "www....", "...jetsat", "... arıyorsan cevap net: emlakjet", "...kampüs", "evini satıyorsan çözüm net emlakjet" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "....net" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2023/041317 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülerek kabul edildiğini, bu kabul kararın yeniden incelenmesinin davalı şahıs tarafından talep edildiği ve nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından itirazın kabulüne kararı verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; müvekkilinin “...” ibaresi içerir çok sayıda markası olduğunu, davalının ise 2023/041317 sayılı ....net ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, markaların benzer olduklarını, davalının müvekkilinin tanınmış markası olan “emlakjet” markasını sadece bir harfi değiştirerek ancak, fonetik benzerliği aynen muhafaza ederek marka başvurusunda bulunduğunu, markalar arasında SMK m. 6/1 kapsamında iltibas riski olduğu gibi SMK m. 6/5 kapsamında da markanın tescilinin engellenmesi gerektiğini, davalı şahsın sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, tesadüfen oluşturulma ihtimali düşük olan dava konusu markayı seçerek kendi adına tescil başvurusu yapmasının, müvekkiline ait markanın varlığından haberdar olmaksızın söz konusu olamayacağını ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik unsuru bulunmadığını, ilgili tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, “..." kelimesinin taşınmaz malları ifade eden jenerik bir ibare olduğunu, "....net" markası ile davacı tarafa ait "Emlakjet" markasının, genel intiba açısından farklı olduğunu, her iki markanın aynı algıyı yaratması söz konusu olmadığını, internet ve ... sektöründe "..." kelimesinin sıkça kullanıldığı göz önüne alındığında, davacının bu kelimenin kendi markasına özgü olduğunu iddia edemeyeceğini, davacı markasının tanınmış olmadığını, kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2023/041317 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2023/041317 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 02/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, 20/02/2025 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2023/041317 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "....net" ibaresinin 36. sınıf hizmetleri kapsar şekilde 30.03.2023 tarih ve 2023/041317 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” bakımından SMK 5/1-b ve 5/1-c düzenlemeleri kapsamında kısmen reddedildiği, kalan hizmetler yönünden ise 29.05.2023 tarih ve 421 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edildiği görülmüştür. Bahsi geçen karara karşı davalı başvuru sahibi tarafından itiraz edildiği yönünde bir bilgi işlem dosyasında mevcut olmayıp kararın anılan emtiaların reddi yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır. İlana çıkan emtialar yönünden ise davacı yanca ileri sürülen itirazların 02.01.2024 tarihli Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile kabul edildiği ve başvurunun SMK m. 6/1 düzenlemesi kapsamında reddedildiği anlaşılmıştır. Söz konusu ret kararına karşı bu defa davalı başvuru sahibi tarafından itiraz edildiği, davalı itirazlarını inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 23.01.2025 tarih ve ... sayılı kararı ile nihai olarak itirazın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararında; "2023/041317 başvuru numaralı "....net" ibareli başvurunun 2011 55425, 2016 51977, 2017 41046, 2018 17583, 2018 69995, 2020 51990, 2022 024222, 2022/211498, 2022 211505 sayılı "...", "...şekil", "sen o evi hayal et gerisi emlakjet", "...... ...", "www....", "...jetsat", "... arıyorsan cevap net: emlakjet", "...kampüs", "evini satıyorsan çözüm net emlakjet" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma olasılığı gerekçeli ret kararına karşı yapılan itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan incelemede, çekişme konusu markalarda yer alan "..." ibaresinin taşınamayan malların ortak adı olması dolayısıyla ayırt edici nitelik seviyesinin düşük olması ve markaların farklı şekil ve ibare unsurları içermesi dolayısıyla görsel olarak farklılaşması, markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf edebilecek düzeyde olması hususları bir arada dikkate alındığında, başvuru konusu markanın bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle ret gerekçesi markalar ile karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimalinin oluşmayacağı kanaatine varılmıştır. Sayılan nedenlerle başvuru sahibi adına yapılan itirazın kabul edilmesi ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması gerekmiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "....net" (2023/041317) 36. sınıf.

Davacı Mesnet Markaları "...", "...şekil", "sen o evi hayal et gerisi emlakjet", "...... ...", "www....", "...jetsat", "... arıyorsan cevap net: emlakjet", "...kampüs", "evini satıyorsan çözüm net emlakjet" (2011/55425, 2016/51977, 2017/41046, 2018/17583, 2018/69995, 2020/51990, 2022/024222, 2022/211498, 2022/211505) 09 / 16 / 37 / 38 / 41 / 42 / 45. sınıflar. Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 01/09/2025 havale tarihli raporda özetle; "- Dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve YİDK karar incelemesine konu olarak başvuruya iade edilen hizmetlerin tamamının, davacı yanın redde mesnet markaları kapsamında da yer aldığı, - Ayrıntıları rapor kapsamında açıklanan gerekçeler nedeniyle taraf markaları arasında iltibas riskinin ortaya çıkmayacak olduğu, - SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmayacağı, - Kötü niyet iddialarının takdirinin Mahkemeye ait olması gerektiği," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "....net" ibareli ve 2023/041317 başvuru numaralı davalı başvurusunun 36'ıncı sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "36: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük müşavirliği hizmetleri."

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak olan 2011/55425, 2016/51977, 2017/41046, 2018/17583, 2018/69995, 2020/51990, 2022/024222, 2022/211498, 2022/211505 sayılıdavacı markalarının kapsamında ise 09 / 16 / 37 / 38 / 41 / 42 / 45. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda davacı yanın dayanak markalarından önceki tarihli markalarının bir bölümü ihtilafa konu 36. sınıf hizmetleri birebir ihtiva etmekte olup kapsamlı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın markaların benzer tüketici gruplarına hitap ettikleri, benzer ihtiyaçları karşıladıkları, rekabet halinde oldukları, birbirleri yerine tercih edilebilecekleri, satış ve sunum kanallarının, dağıtım ve pazarlama yapılarının benzer olabileceği, doğalarının ve kullanım amaçlarının benzer olacakları değerlendirilmiştir.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, benzerliği tespit olunan hizmetlerden 36. sınıftaki hizmetlerin genel alıcı grubunun ağırlıklı olarak yetişkin tüketiciler oldukları, bu kişilerin satın alacağı hizmetlerden yararlanmadan önce mutlak bir ön araştırma süreci yaşayacağı, zira bahsi geçen hizmetlerin parasal açıdan ciddi maliyetleri olan hizmetler oldukları gibi konusunu doğrudan para ve finans olan hizmetleri de kapsadığı, tüketicilerin bu hizmetlerden sık ve günlük tüketim rutininde düzenli olarak yararlanmadıkları, yararlandıkları durumda dahi anlık kararlar ile hareket etmeyecekler, zira bu hizmetlerin yüksek mali sorumluluk ve uzun vadeli sonuçlar doğuran hizmetler oldukları, gümrük hizmetlerinin ise profesyonel işletmelerin, ticaretle uğraşan şirketlerin talep ettiği hizmetler olarak tüketici kitlesi daha ziyade iş hayatının profesyonelleri olup bu kişilerin de dikkat düzeyi yüksek kişiler olarak görülmeleri gerekecek olduğu, dolayısıyla tüm kalan hizmetler açısından, tüketici kitlesinin ortalama üzeri dikkat düzeyi ile tercihlerini somutlaştıracak kişiler olarak görülmeleri gerekeceği değerlendirilmiştir.

B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka incelendiğinde "....net" şeklinde görsele haiz markada, dikdörtgen yapılı siyah bir fon üzerinde beyaz renkte “...” ve kırmızı renkte “.net” şeklinde olmak üzere çok sayıda küçük formda “....net” ibaresinin karışık düzende konumlandırıldığı, logonun merkezine yakın bir noktada ise çok daha büyük harf karakterleri ile aynı ibarenin doğrudan markasal algı yaratma amacıyla kullanıldığı görülmüştür. “...” kelimesi “Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı; gayrimenkul:” anlamlarına gelen bir kelime olup “.net” uzantısı ise bir tür alan adı uzantısı olarak bilinmektedir. Dolayısıyla dava konusu markada asli olarak konumlandırılan unsur “...” kelimesi olup “.net” ibaresi ise “.com”, “.org”, “.ist”, “.com.tr” gibi uzantılardan farklılaşan bir algı yaratmayacaktır. Başka bir ifadeyle “.net” ibaresinin anılan görselde yer almasının bütünsel algıya katkısı son derece sınırlıdır. Davacı markaları ise genel olarak “emlakjet” ibaresi ve ev/konum işaretini çağrıştıran yeşil renkli ve "....jet" görseline haiz markalar olup davacı yanın bu ibareyi muhtelif biçimlerde içerir alternatif marka tescilleri bulunmaktadır. “...” kelimesine bitişik yazılan “jet” sözcüğü “epkili motorlarla çalışan, özel cihazların çıkardığı gazla basınç sağlanan, hızı çok olan uçak; tepkili uçak” sözlük anlamının yanı sıra günlük hayatta “hızlı olanı, ivedi olanı” ifade etmek için kullanılan bir kelimedir. Bu iki kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulan markada her ne kadar “...” kelimesi ön ses ise de esasen markasal algı kelimelerin yapısı gereği “jet” ibaresi üzerinde olacak, tüketici “...” ibaresini sunulan hizmet ile ilişkilendirecek, böylece “hızlı ... satın alabileceği” bir hizmetin adı gibi markayı algılayacaktır. Nitekim markadaki yeşil renkli ve siyah konturları olan ev illustrasyonu da bu algıyı etkileyecektir. “...” kelimesi ticaret hayatında belli bir iş kolunu tanımlayan bir kavramdır. Nitekim dava konusu marka başvurusu kapsamından bahsi geçen iş kolunun karşılığı olan “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” ilk incelemeler sonrasında çıkartılmıştır. Başvuruda kalan hizmetler bakımından ise “...” ibaresi aynı algıyı yaratmayacak ise de nihai olarak ayırt edici vasfı son derece sınırlı olarak kabul edilmesi gereken bir ibaredir. Nitekim TÜRKPATENT sicil kayıtlarında bu ibareyi bir ön ses olarak içerir ve 36. sınıftaki hizmetleri kapsar şekilde 900’ü aşkın marka kaydı yer alırken, marka örneği içerisinde içerir şekildeki marka kaydı sayısı ile çok daha fazlası olduğu dosya kapsamında alınan raporda belirtilmiştir. Bu halde “...” kelimesi sahip olduğu kavramsal karşılık ve belli bir iş/meslek kolunu doğrudan tanımlayan niteliği itibariyle, ortalama zekadaki bir tüketicinin markasal açıdan güçlü bir ayırt edicilik atfetmeyeceği türden bir işarettir. Dolayısıyla taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal unsurların bütünsel algıları etkisi tartışılırken, “...” ibaresinin sahip olduğu ayırt ediciliğin sınırları gözetilerek bir inceleme yapılması gerektiği düşünülmüştür. Taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldığında "....net" ibaresine haiz dava konusu marka ile davacı yanın temel anlamda "emlakjet" ibaresi üzerinden alternatif (bir kısmı "Evini satıyorsan çözüm net Emlakjet." , "... arıyorsan cevap net: emlakjet" gibi slogan marka algısı da yaratan) seri markalarının herhangi bir benzerlik içerisinde olmadıkları, markalardaki “...” ibaresi ortak olmakla birlikte hem bütüne hakim şekil ve renk kombinasyonlarının yarattığı mizanpaj, hem “.net” ve “jet” ibarelerinin görsel algıda yarattıkları farklılık işaretlerin birbirlerinden ilk anda uzaklaşmaları sonucunu doğurmaktadır. Keza yine taraf markaları ortak olarak “...” kelimesini içermelerinden kaynaklı doğal bir işitsel benzerlik içinde iseler de bu ibarenin ayırt edici vasfının sınırları gözetildiğinde salt bu ibarenin ortaklığından kaynaklı ortaya çıkan benzerliğin tek başına yeterli görülemeyeceği, üstelik davacı markaları “emlakjet” şeklinde bütün olarak algı yaratacak bir biçimde yaratılmışken dava konusu markanın “... nokta net” olarak algı yaratacak ve telaffuz edilecek biçimde iki parçalı olduğu, zira yukarıda da ifade edildiği üzere “.net” ibaresi yaygın kullanılan internet uzantılarından biri olup bu tür kullanımlarda uzantı öncesindeki sözcük ile birlikte uzantının telaffuzunda “nokta” sesinin de kullanılacak olduğu şüphesizdir. Yukarıda da ifade edildiği üzere ihtilafa konu hizmetlerin ilgili tüketicileri bilinç ve dikkat düzeyi orta/yüksek olarak kabul edilebilecek bir gruptan oluşmaktadır. “...” kelimesinin tescil edilmek istenilen 36. sınıf hizmetler açısından tercih edilme sıklığı ve bunun doğal sonucu olan ayırt edici vasfının sınırları gözetildiğinde, işaretler arasındaki görsel farklılıklar ile nihai algılarda ortaya çıkan farklılığın, karşılaştırılan işaretlerin de iktisadi – idari açıdan birbirinden farklılaşmış markalar oldukları yönünde bir algı yaratması kuvvetle muhtemeldir. Dava konusu markanı nihai kurumsal imajı, herhangi bir şekilde davacı yanın karakteristik renk ve şekil kombinasyonu içerir markalarını çağrıştırmamaktadır. Bir an için dava konusu markanın, davacı yanın iddia ettiği gibi “emlaknet” olarak bir bütün halinde algılanacağı ve telaffuz edileceği varsayımında dahi “jet” ve “net” ibarelerinin sesçil benzerliği anılan ibarelerin, ilgili tüketiciler tarafından da fark edilebilecek kavramsal farklılığına üstün tutulabilen bir sonuç yaratmayacaktır. Benzer bir uyuşmazlıkta Yüksek Mahkeme, ilgili tüketici grubunun dikkat ve özen düzeyinin doğrudan ortalama tüketiciler olduğu bir ihtilafta “albeni” – “anlabeni” ibareleri arasında iltibas riski oluşmayacağı yönündeki kararı onamıştır. (Yargıtay 11. HD. 2018/2240 E. , 2019/3721 K) Dolayısıyla taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütünsel anlamda bıraktıkları izlenimler itibariyle ortalama zekadaki herhangi bir tüketicinin birbirinden bu düzeyde farklı kurumsal kimlikleri bulunan işaretleri gözlemlediğinde, iktisadi açıdan bağımsız iki ayrı marka ile karşı karşıya olduğunu derhal algılayabileceği, markalar arasında sadece harf dizilimsel benzerliğin ve buna bağlı olarak oluşan işitsel benzerlik kaynaklı durumun tüketicinin nihai algıda işaretler arasında yanılması veyahut bir ilişki kurmasına yol açmayacağı, taraf markalarının ilgili tüketici kitlesinin her iki tarafa ait markalar altında sunulan hizmetleri/malları karıştırmak suretiyle satın alma yahut bu hizmetler/mallardan yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşme ihtimallerinin bulunmadığı, aksinin hayatın olağan akışına ve normal hayat tecrübelerine de aykırı olacağı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak taraf markalarının dava konusu başvuruda yer alan ve YİDK incelemesine konu hizmetler yönünden kapsamları aynı ise de başvuru konusu edilen işaret ile davacı yanın önceki tarihli markalarının görsel ve nihai kavramsal algıları başta olmak üzere bütünsel algısında, “...” ibaresinin ortaklığının yarattığı benzerlik düzeyine üstün tutulacak mahiyette somut ve yeterli ayrışmayı sağlayan farklılıklar taşıdıkları, bu farklılıkların taraf markaları ile aynı hizmet sektöründe karşı karşıya kalması muhtemel tüketiciler tarafından dahi ilk anda algılanabilecek düzeyde olduğu, tüketicinin işitsel olarak da işaretleri doğrudan benzer olarak algılama risklerinin olmadığı, zira davacı markalarının “emlakjet” şeklindeki tümleşik algısı ile dava konusu markanın “....net” şeklindeki yazımına konu markanın, nihai anlamda telaffuzunun da farklı olacağı, sadece “...” kelimesinin ortaklığının iltibas riski yaratmayacağı, markaların birbirlerinin serisi şeklinde algılanmayacağı, nihai olarak ortalama zekadaki tüketiciler nezdinde dahi işaretler arasında iltibas riskinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.

2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME

6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda davacı yanın tanınmışlık iddiaları ile ilgili olarak işlem dosyasında yer alan 30 sayfalık itiraz dilekçesi ekinde yalnızca Google Arama motoru sonuçlarına ilişkin bir kısım ekran görüntüleri ile web sitesinden alınma bir kısım ekran görüntülerini sunduğu, dava dosyasına ise ayrıca 2024 Haziran ayında yaptırıldığı görülen bir “marka bilinirlik araştırma raporu” isimli belgeyi sunduğu, ayrıca dava dilekçesinde ise birtakım beyana dayalı istatistiki verilere yer verdiği, sunulan delillerin (özellikle marka araştırma raporlarının) bir markanın tanınırlığına etki eden unsurlar olduğu şüphesiz olmakla bu raporları destekleyen somut delillerin de dosyada mevcut olması gerektiği, mevcut durumda davacı markalarının gelişen ve büyüyen bir marka olduğu yorumu yapılabilir ise de SMK m. 6/5 düzenlemesi kapsamında tanınmışlık düzeyinde korunacak bir marka olarak görülmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle SMK m. 6/5 koşullarının ortaya çıkmayacak olduğu kanaatine varılmıştır.

3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME

Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak yatırılmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2025/382, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-88-e-2025-382-k-35389a48a24a