İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/843 E. 2026/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/843
- Karar No
- 2026/185
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/843 KARAR NO : 2026/185
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/06/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile huzurdaki davanın davalısı, diğer ipotek borçluları ve borçlu şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini davalıya ait ... 2. Bölge, ..., 1266 ada, 57 parsel 4. Kat 12 nolu bağımsız bölüm kaydında mevcut taşınmaz üzerine ... tarihli ... yev sayılı Resmi Senet ile 470.000 EURO tutarında ... A.Ş. lehine 1. derece ipotek tesis edildiği, asıl borçlu ...AŞ’nin ... AŞ’den kullandığı kredilerden kaynaklanan 893.743,64.-Euro ve 806.101,27-TL borcu için Banka tarafından ... 48. Noterliğinden gönderilen ... tarih ve ... yev nolu ve ... tarih ve ... yevmiye nolu ek ihtarnameleri ile kat edilerek davalı ile birlikte müvekkillerinden de talep edildiğini tüm borçluların temerrüde düştüğünü, kat ihtarını takiben davacılar ile ... A.Ş. arasında ... tarihinde temlik anlaşması yapılmış, ödemenin 01 Ağustos 2022 tarihinde yapılarak ... 48. Noterliği' nin ...tarihli, ... yevmiye sayılı "Alacağın Temliki Sözleşmesi" yapıldığını, bedeli ödenerek alacağın ve bağlı ipoteklerin 901.321-EURO ve 1.494.299-TL temlik bedeli ödenerek temlik alındığını,ipotek borçlusu tarafından ödeme yapılmadığını 24 Ocak 2023 tarihinde ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve İpotek bedelleri ile sınırlı olmak üzere geçildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, müvekkillerinin borçlu sıfatından çıkarak alacaklı sıfatına geçmiş olup temlik işlemi borçlunun muvafakatine de bağlı olmadığını,davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili davalının Nişantaşı şirketinin ...'tan kullandığı ticari krediye karşılık hatır ipoteği tescil edilen .... ilçesi ... mahallesi 1256 Ada 57 Parseldeki 13 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davacıların ise, kredi borçlusu ... şirketinin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı, aynı zamanda söz konusu kredi borcuna dair müşterek borçlu, müteselsil kefil ve ipotek veren gerçek kişiler olduğunu, davacıların tüzel kişilik perdesinin ardına gizlenerek sebepsiz zenginleşmeye çalıştıklarını, 01/08/2023 tarihinde davacılar tarafından borcun bankaya ödendiği, "üçüncü şahıs" sıfatını taşımayan davacılar, şahsi ilişkileri ile geçersiz bir temlik sözleşmesi akdetmek suretiyle asli borçlu ve kefil konumunda olmalarına rağmen alacaklı konuma geçmeye çalıştıklarını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine, davacılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği anılan kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin 17/09/2025 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile ve "Somut olayda, uyuşmazlık davacılar tarafından temlik alınan dava dışı şirketin bankaya olan kredi alacağı nedeniyle verilen ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Temlik alınan alacak nedeniyle uyuşmazlık,kredi nedeniyle verilen ipotek borcundan kaynaklanmaktadır. Temlik alan, temlik verenin tüm hak ve borçlarına sahip olup onun yerine geçer. TTK'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari davalardan olması nedeniyle elde ki dava asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmektedir. Davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmasına göre, iş bu davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu açıktır. Ancak; görevsiz mahkemenin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davayı usulden red etmesi yerinde ise de; aynı karar ile birlikte yetki itirazının karara bağlanması yerinde bulunmamıştır. Yetki itirazının yerinde olup olmadığı görevli mahkemece incelenir. Öncelikle dava şartı olan görev sorunu çözümlenir." gerekçeleriyle kararın kaldırılarak dosyanın anılan mahkemeye gönderildiği, ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarih... Esas ...Karar sayılı kararı ile dosyanın ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne tevzi edildiği, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas...Karar sayılı kararı ile ve dosyanın davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek yukarıda yazılı esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ipoteğin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili davaya konu takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, ipotekli taşınmazın bulunduğu icra dairelerinin ve mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davalı vekili kesin yetki olduğunu ve HMK'nın 12. Maddesine aykırılık bulunduğunu iddia etmiş ise de, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmayıp, bu tür davalar sözleşmeden kaynaklı alacağın varlığı ve miktarına belirleme amacı taşır. Bu nedenle HMK'nın 12. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralı bu tür davalar yönünden uygulanamaz. İtirazın iptali davasında genel yetkili mahkeme HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Takibe konu ipotek senedinin 14. Maddesinde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. Taraflar tacir olup, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi düzenleyebilirler. Anılan maddede, tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılabilir. Ancak mahkememiz dosyasında davalının murisinin tacir olduğuna ilişkin bir veri bulunmadığı gibi davalının murisi ile davacılara alacağı temlik eden ... A.Ş. arasında uyuşmazlığa konu sözleşmenin 15/02/2007 tarihinde 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanmış olduğu, davanın ise 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra 26/06/2024 tarihinde açılmış olduğu görülmüştür. 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte bulunduğu dönemde sözleşmeden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemeler davalının ikametgah mahkemesi (HUMK 9/1 mad.) sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi (HUMK 10 mad.) veya kamu düzenine ilişkin olmamak kaydıyla taraflarca sözleşme ile yetkili kılınan mahkemedir. (HUMK 22 mad.) 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra ise sözleşmeden kaynaklanan davalarda yetkili mahkeme HMK'nın 6/1 maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesi veya HMK'nın 10.maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Yine HMK'nın 17.maddesi gereğince tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılabilecek hükmü düzenlenmiştir. HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde akdedilen sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemenin yetkisinin sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 17.maddesine dayanılarak kesin yetki olduğu kabul edilemez. Aksinin kabulü müktesep hak müessesine aykırı olacağı gibi sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan kanunun tanımış olduğu seçimlik hakları ortadan kaldırarak hak kaybına yol açacağından ve eşitlik ilkesine aykırı olacağından kabul edilemez. Bu açıklamalar kapsamında yetkiye ilişkin 21/03/2016 gün, ....Esas, ... Karar sayılı ilamı da "HMK'nın “Zaman bakımdan uygulama” başlıklı 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmüne yer verildiğinden HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Ancak HMK'nın yürürlüğe girmesinden önce düzenlenen yetki sözleşmeleri bu kuralın dışındadır. Yetki sözleşmeleri usul hukuku bakımından sonuç doğurmakla birlikte kurulmaları ve geçerlilikleri bakımından maddi hukuk ilkelerine tabi olduğundan HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra da geçerliliklerini korur. Aksinin kabulü, müktesep hak müessesesine aykırı olacağı gibi sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasanın tanımış olduğu seçimlik hakları ortadan kaldırarak hak kaybına yol açacağından ve eşitlik ilkesine aykırı olacağından kabul edilemez. (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi'nin ...Esas,... Karar ) Uyuşmazlığa konu 15/02/2007 tarihli ipotek senedinin 14. Maddesinde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Yetki koşulunu içeren sözleşme 1086 sayılı HMUK'nın yürürlükte olduğu dönemde düzenlendiğinden sözleşmeyle yetkili kılınan Ankara Mahkemelerinin yetkisinin seçimlik yetki mi yoksa kesin yetki mi olduğu hususunun sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan HUMK hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. HUMK'nın 22. maddesine göre yetki sözleşmesi ancak yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde yapılabilir, sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemenin yetkisi de kesin yetki olmaz. Sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemenin yanında kanunen yetkili genel ve özel diğer mahkemelerin yetkisi de devam eder. HMUK'nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemenin yetkisinin, sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine dayanarak kesin yetki olduğu kabul edilemez. Sözleşmesinden kaynaklanan davalar davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerinde (HUMK m.9/1, HMK m.6/1), sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde (HUMK m.10, HMK m.10), sözleşmeyle yetkili kılınan yer mahkemesinde (HUMK m.22, HMK m.17) açılabilir. Davacının seçimlik hakkı mevcut olup, davasını genel ve özel yetkili mahkemelerden herhangi birisinde açabilir. Somut olayda; davaya konu ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında asıl borçlu ... A.Ş'nin merkezinin bulunduğu yer icra dairesinde takip yapılmış olup, asıl borçlu ile ipotek verenler arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu, ortak yetkili icra dairesinde takip yapıldığı anlaşıldığından davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itiraz yerinde görülmemiştir. Her ne kadar icra dairesi yönünden ortak yetkili icra dairesi olması nedeniyle yetki itirazı yerinde görülmemiş ise de mahkememizin yetkisine de itiraz edilmiş olup, davalı ...'nun Türkiye'de yerleşim yeri bulunmadığı görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 9. Maddesi " Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir." şeklinde olup uyuşmazlık konusu malvarlığının bulunduğu yer İstanbul Anadolu mahkemesi sınırlarında olduğundan mahkememizin yetkisizliği sebebi ile, davanın usulden reddine, ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK 9. maddesi gereğince usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, davacılar vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341.madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza