İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/83 E. 2025/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/83
- Karar No
- 2025/378
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/83 Esas KARAR NO :2025/378
DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:05/02/2025 KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket teknoloji ve yazılım sektöründe faaliyet gösteren, uluslararası alanda tanınan ve 180 ülkeden kullanıcılara ulaşan sosyal medya mobil uygulamaları üreten ve işleten bir şirket olduğunu, uzun yıllardır sektörde hizmet verdiğini, ticari olarak da uluslararası çapta tanınırlığa sahip olduğunu, daha önce ... A.Ş. olan şirketin unvanı 7.6.2019 tarihli ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı şekliyle ... A.Ş. olduğunu, ... markası halihazırda müvekkili şirketin ortağı ... adına Türk Patent Kurumu’nun 2015/... ve 2014/... sayılı dosyalarında tescilli olduğunu, müvekkili şirket kullanımında olduğunu, davalı ..., ... platformunda içerik üreten bir sosyal medya fenomeni olduğunu, ... üzerinde ... isminde bir kanalı olduğunu, kanalın 1.15 Milyon abonesi, 200 milyona yakın görüntülenmesi bulunduğunu, davalı tarafından ...’da 18.01.2025 tarihinde yayımlanan ve https://.../watch? v=... adresinde bulunan "...?" başlıklı video, müvekkil şirket hakkında asılsız iddialar içermekte ve müvekkili şirketin ticari itibarını ve markasını ciddi şekilde zedelendiğini, video içeriğinde müvekkilinin uygulamalarının kullanıcı bilgilerini izinsiz kullandığını, etik olmayan işler yaptığına dair gerçek dışı bilgiler yer aldığını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını ve iş yapma kapasitesini olumsuz etkilediğini, videoda yer alan bazı asılsız ve gerçek dışı ifadeler :"Nasıl olabilir ki cidden bu kadar kullanıcıya sahip bir platform ne oldu da battı hem de büyük bir dolandırıcılık ağına dönüştü.""...'un kullanıcılarının video içeriğini kullanarak canlı yayın date uygulamaları yapmak gibi parlak bir fikir buldular ve işte asıl kahpelik burada başlıyor." "...'taki kadın kullanıcıların çektiği videoları canlı sohbet uygulamalarındaki erkeklerin karşısına çıkartmak için kullanıyorlardı." "... bünyesinde barındırdığı tüm bu videoları piyasaya yeni sürdüğü date uygulamalarına aktarıyordu." bu ve benzeri ifadelerle müvekkili şirket haksız bir şekilde kötülenmekte, ticari itibarı zedelendiğini, videoda yer alan iddialar tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetleri yasal ve etik çerçevede yürütüldüğünü, söz konusu videonun açıklama kısmında dahi “2014 senesinde 4 arkadaş yeni bir ...medyası üzerinde çalışacak ve kısa sürede bu projeyi büyütmeyi başaracaktı.. Ancak sonrasında büyük bir vurgun planını devreye soktular...” şeklinde ithamlar mevcut olduğunu, davalıya ait ... kanalında yayımlanan, müvekkili aleyhine asılsız iddialar ve iftiralar içeren video, davacı müvekkilin ticari faaliyetlerini ve saygınlığını ağır ve telafisi imkânsız şekilde olumsuz etkilediğini, videonun yayımının devam ediyor olması hak kayıplarını artırdığını, müvekkilinin ticari itibarına yönelik haksız rekabetin etkisini daha da derinleştirdiğini, ilgili video, davalı haricindeki sosyal medya fenomenlerine ait sayfalarda da yayınlandığını, fenomenlerin de kendi kullanıcıları ile bu içeriği paylaşması nedeniyle müvekkile yönelik asılsız ithamlar daha çok kullanıcıya ulaştığını, bu hesaplardan bazıları, 247 B aboneli “...” isimli kanal diğer ise 63 B aboneli “...” isimli kanaldır. “...” isimli kanalda “... ... ...? izliyor” başlığıyla, “...” isimli kanalda ise “..., "...?" izliyor!!!” başlığıyla yeniden yayınlandığını, bu videolar, davalının eyleminin müvekkil açısından daha da olumsuz sonuçlara yol açmasına sebep olduğunu, 6102 sayılı TTK 55.maddesinde ise haksız rekabet hallerinin başlıcaları sınırlı sayı olmayacak şekilde örnekleme yoluyla sayıldığını, anılan hüküm “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” eyleminin haksız rekabet teşkil edeceğini öngördüğünü, anılan hükme göre 55/1-a hükmü uyarınca haksız rekabetin gerçekleşmesi için üç temel şartın gerçekleşmesi gerektiği kabul edildiğini, bunlar; kötüleme olgusunu içeren bir fiilin bulunması, kötüleme fiilinin başkalarına veya onların mallarına, iş ürünlerine, fiyatlarına, faaliyetlerine veya ticari işlerine yönelmiş olması, söz konusu bu fiilin yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bir nitelik taşıdığını, haksız rekabetin meydana gelmesi için anılan şartların gerçekleşmiş olması yeterli sayıldığını, bunun dışında tarafların rakip olması, haksız rekabette bulunan kişinin kendisine bir yarar sağlamış olması, haksız rekabete uğrayanın zarara uğramış olması ve hatta haksız rekabette bulunan kişinin kusurlu olması dahi gerekmediğini, davalı eylemi, anılan kanun hüküm kapsamında açıklandığı üzere haksız rekabet oluşturduğunu, videonun yayımının mahkeme kararı kesinleşmeden önce de kaldırılmasına veya içeriğin geçici şekilde düzeltilmesine yönelik bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 61. maddesi ve HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca, haksız rekabet yaratan durumlar esas inceleme tamamlanmadan önce de hızla ve geçici olarak önlenebildiğini, mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı alınmadığı takdirde, müvekkili şirketin piyasadaki itibarı daha fazla zedelenecek ve ekonomik zararları artacağını, bu durumun önlenmesi amacıyla, ihtiyati tedbir talep etmek zaruri hâle geldiğini, davalıya ait ... kanalında müvekkili aleyhine yayımlanan videonun, TTK md. 55/1-a hükmü uyarınca "yanlış ve kötüleyici açıklama" ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, söz konusu video aynı URL adresi ile yayında olduğunu, video başlığı yayın tarihinde “...?" şeklindeyken daha sonra “... ... ...? şeklinde değiştirildiğini, video başlığının ilk halinin “"...? şeklinde olduğu ve sonradan değiştirildiği diğer fenomenlerin inceleme videolarında da sabit olduğunu, davalının haksız rekabette bulunduğunun örtülü şekilde kabul ettiğinin bir göstergesi olduğunu, videonun halen yayında olması nedeniyle haksız rekabetin men’i taleplerinin olduğunu, davalıya ait ... hesabında yer alan ve hatalı olan beyanların yarattığı maddi durumun TTK Md 61/1 uyarınca yayınlanacak bir tekzip metni/videosu ile tedbiren düzeltilmesini, TTK madde 56 1 c gereği kalıcı olarak tekzip metni yayınlanarak haksız rekabetin ref'ini talep ettiklerini, TTK Madde 56 manevi tazminat istemi için TBK Madde 58’de yer alan kusur, zarar ve illiyet bağı şartlarını arandığını, kusur şartı bakımından, davalının milyonlarda abonesi, takipçisi, izleyeni özetle kitlesi olan biri olduğu göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davalı, eleştiri boyutunu aşan kesin ve net ithamlarda bulunduğunu, kullandığı kelimeler, son derece ağır boyutta olduğunu, "Dolandırmak", "vurgun yapmak", "kahpelik" gibi ibareler yer aldığını, müvekkili firma, hedef gösterildiğini, zarar açısından ise video, birkaç hafta içerisinde yüzbinlerce kişiye ulaştığını, müvekkile yönelik haksız ve kötü bir imaj çizildiğini, müvekkilinin toplum nezdinde saygınlığı azaldığını, manevi zarara uğradığını, müvekkilinin telafi edilemez şekilde zarar gören ticari itibarının karşılığında 1.000.000 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, haksız rekabet davaları, ticari faaliyet kapsamında değerlendirilen davalar arasında yer aldığını, bu tür davalarda görevli mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu, müvekkilinin ticari faaliyetleri sırasında uğradığı zararlar ve ticari itibarının zedelenmesiyle doğrudan bağlantılı olduğundan, yargılama yetkisi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, dava, davalının eylemlerinin yol açtığı haksız rekabetin tespiti, ref’i ve manevi tazminat talepleriyle ilgili olduğunu, Yargıtay içtihatları göz önüne alınarak dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığını, dava öncesinde dava şartı arabuluculuk sürecine başvurmadıklarını, davalının eylemi aynı zamanda müvekkil firma ortaklarına yönelik suç teşkil ettiği için taraflarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davanın kabulü ile, davalıya ait ... kanalında müvekkili aleyhine yayımlanan videonun, TTK md. 55/1-a hükmü uyarınca "yanlış ve kötüleyici açıklama" ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, davalıya ait ... kanalında müvekkili aleyhine yayımlanan videonun, halen yayında olması nedeniyle haksız rekabetin men’ine, davalıya ait ... kanalında yapılan ve müvekkilin etik dışı ve hukuka aykırı faaliyetlerde bulunduğu şeklindeki haksız ithamlara sahip videonun gerçeği yansıtmadığı, müvekkilin faaliyetlerinin tamamen yasal ve etik çerçevede yürütüldüğü ve bu hususun resmi kayıtlarla sabit olduğu belirtilerek kalıcı olarak tekzip metni yayınlanarak haksız rekabetin yarattığı maddi durumun ref'ine, TTK md. 59 hükmü uyarınca, davaya ilişkin karar kesinleştiğinde kararın bir özetinin masrafı davalıdan karşılanmak üzere Türkiye genelinde yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip üç gazeteden birisinde yayımlanmasını, gerçeğe aykırı şekilde kusurlu olarak yayınlamış olduğu içerik nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğinin kabulü ile 1.000.000 TL manevi tazminatın videonun yayın tarihi olan 18.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri ile TTK madde 61 hükmü uyarınca, işbu dava kesinleşene kadar, davalıya ait ... kanalında yayınlanmış olan videonun gerçeği yansıtmadığı belirtilerek tedbiren kaldırılmasını veya düzeltilerek yayımına devam edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının eylemlerinin yol açtığı haksız rekabetin tespiti, ref’i ve buna bağlı olarak manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 11.04.2025 tarihli dilekçe ile: Dava konusu kapsamında, müvekkil şirket ile davalı taraf arasında uzlaşma sağlandığını, HMK 123 davanın geri alınması kurumu gereği; bu konuda davalının açık rızasının alınması için gerekli davetiye ve ihtaratın yapılmasını, uzlaşma gereği tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyanlarını içerir dilekçesini sunmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince sunulan 19.05.2025 tarihli dilekçe ile: Davanın geri alınması talebini kabul ettiklerini, dosya kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlandığını, davacı ve davacı vekilinin 11.04.2025 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu HMK 123 davanın geri alınmasını kabul ettiklerini, uzlaşma gereği tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı beyanlarını içerir dilekçesini sunmuştur. HMK' nın Davanın Geri Alınması başlıklı 123. Maddesinde ' (1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.' şeklinde belirtildiği, davacının davasını geri almasına davalının açıkça muvafakat ettiği anlaşılmakla ilgili madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın HMK m.123 gereğince davanın açılmamış sayılmasına, 2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Taraf vekillerince yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/05/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır