İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/829 E. 2026/331 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/829
Karar No
2026/331
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/829 Esas KARAR NO : 2026/331

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ... - ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/10/2025 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin yapmış olduğu taşıma işine ilişkin olarak ekte sunulan faturayı düzenlediği, buna karşılık davalı şirketin fatura alacağını ödemediğini, müvekkil tarafından ... 3. Genel İcra Dairesi'nin İcra Müdürlüğünün 2025/50477 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, borçlu şirket ise yine ekte sunulan dilekçe ile icra takibine takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini ve İcra Müdürlüğü'nün kararı ile takibin durdurulduğunu, borcun ödenmesi konusunda defalarca şifahi olarak görüşüldüğünü, ödeme yapılacağı bildirilmişse de gelinen noktada fatura borcu ödenmediğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce 26.08.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu’na 2025/135850 başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalı/borçlunun itirazlarının hukuken dayanaksız olduğu, tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceği, davalının itirazlarının sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığı, alacağın likit bir alacak olduğu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkilin mağdur olduğunu, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin İcra Müdürlüğünün 2025/50477 E. Sayılı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, kötüniyetli davalının aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesine, dava masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER: Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı Bilirkişi raporu Ticari defter kayıtları Ba/Bs formları ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2025/50477 E. Sayılı dosyası

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; fatura alacağına ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Aynı konuya ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/3199 Esas ve 2023/7125 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/2184 Esas ve 2018/2013 Karar sayılı ilamı ) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/50477 Esas sayılı dosyasında 22.040,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak ... nolu 22.040,00 TL bedelli fatura alacağının gösterildiği, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü içerisinde eldeki davanın açıldığı, Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfetinin satıcıya ait olduğu, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamayacağı gibi faturanın tebliğ edilmiş olmasının da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmayacağı, mahkememizce taraflara ticari defter ibrazı hususunda HMK 222.madde ihtarı içerir davetiye gönderildiği , davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı yanın davalıdan 22.040,00 TL TL alacaklı olduğu, dosya kapsamındaki Ba/Bs bildirimlerinin uyumlu olduğu, faturalara itiraz edilmediği, iade faturasının bulunmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının teslim olgusunu ispat ettiği, davacının davalıdan 22.040,00 TL alacaklı olduğu, En nihayetinde davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile; -... 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/50477 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına, -Kabul edilen alacağın (22.040,00TL) %20'si üzerinden hesaplanan 4.408,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 22.040,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.505,55 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 890,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.005,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.005,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... .... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 22.040,00 TL üzerinden takdir edilen 22.040,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava değeri dikkate alınarak miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/04/2026 Katip ...

Hakim ...

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/829, K. 2026/331, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-829-e-2026-331-k-036a928a42b0