İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/795 E. 2025/910 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/795
- Karar No
- 2025/910
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/795 KARAR NO : 2025/910
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya resen incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kendisine ait ----- plakalı ---- marka ---- model ---- tipli aracını 16.01.2025 tarihinde ---- ilçesi ------ sokağı mevkiine park ettiğini, aynı gün davacı tarafından araç alınmak üzere gidildiğinde aracın çarpma sonucunda hasara uğradığı görülmüştür. Kazaya konu aracın sağ ön kapı, sağ arka kapı, sağ arka lamba, ön ve arka gövde yan çıta kompleksi kısımlarında hasar tespit edildiğini, olay günü davacının park halindeki aracına, olaya ilişkin olarak '' Arabanıza vuran kamyon ------ kamyondu gördüm '' şeklinde bir not bırakıldığını, akabinde davacı tarafından olaya ilişkin detayların öğrenilmesi maksadıyla----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat edildiğini, Savcılık tarafından olaya ilişkin kamera görüntülerine ulaşılmış olup davacının aracına çarpan kamyonun, ----) plakalı araç olduğu tespit edildiğini, Savcılık tarafından elde edilen verilere istinaden davacı ----- ile iletişime geçtiğini, kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan şahıs tarafından araç sürücüsünün ------ olduğu belirttiğini, devamında sürücüye ait kimlik belgesi ile sürücü belgesinin görselleri şirket yetkilisi olduğunu belirten şahıs tarafından davacıya ilettiğini, taraflarca gerçekleştirilen arabuluculuk başvurusu kapsamında ilgili şahsa arabulucu tarafından ulaşılamamış olup ilgili şahıs somut veri olmadığından davaya taraf olarak eklenmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta oluşan değer kaybı, haksız fiil kapsamında tazmin edilmesi gereken bir zarar olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca, araç sahibi, işleten ve sürücü; kusurlu eylemleriyle zarara sebebiyet vermeleri halinde, meydana gelen maddi zararların tazmininden müteselsilen sorumlu olduğunu, bu kapsamda, kazaya karışan aracın sürücüsünün kusurlu hareketi sonucunda davacının aracında oluşan değer kaybının giderilmesi hususunda, sürücü ile birlikte aracın maliki ve işleteni de haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ilgili kaza sebebiyle hasar gören araç parçalarının değişimi ve onarımı için gidilen yetkili serviste yapılan işlemler neticesinde davacıdan 261.226,72 TL tutarında fatura bedeli talep edildiğini, davacıya ait park halindeki ---- plaka no’lu araca tam kusurlu olarak ----- aracın çarpması sonucu, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının, ikame araç bedelinin HMK m.107 uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak deliller sonrası bilirkişilerce belirlencek miktardan sonra artırılmak üzere şimdilik 300-TL araç değer kaybı bedelinin, 300-TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 16.01.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı bu aşamada kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER :Nüfus Kayıtları,Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,----- Ticaret Sicil Müdülüğü Kayıtları, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Fotoğraflar, Ekspertiz Raporu,------.kayıtları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ; Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli zararlarının ; 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı malik/işleten tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin HMK'nin 107.mddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak davacı vekiline ve dilekçede gösterilen davalılara ön inceleme duruşması için davetiye gönderilmiştir. Davacı vekilinin 26/09/2025 tarihli dilekçesi üzerine ise 17/10/2025 tarihli ara karar ile davalı taraf yalnızca ------- olarak değiştirilmiş ve işbu ara karar; dava dilekçesi ve tensip zaptıyla birlikte 02/10/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Buna rağmen yasal süresi içinde bir cevap sunulmamıştır. Mahkememizce 6100 sayılı HMK'nin 114, 115.137,138, 140 ve 320/1 maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddeleri gereğince çabukluk ve usul ekonomisi ilkeleri de gözetilerek ara kararla oluşan yeni taraf teşkiline göre dosya üzerinden dava şartlarına yönelik (görev dava şartı) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosyanın usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde öncelikle görev yönünden tensiben incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davanın kaynağının haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası olduğu, davacının gerçek kişi sıfatıyla işbu davada yer alması nedeniyle tacir sıfatı bulunmadığı, davacının zarar gören aracının hususi nitelikte olduğu, davalı tarafın da gerçek kişi olduğu ve dosyada tacir sıfatına ilişkin bir iddia ve delil bulunmadığı, davalının kayıtlara göre maliki olduğu anlaşılan ve park halindeki hususi otomobile zarar verdiği ileri sürülen aracın ticari nitelikte sayılan kamyon olmasının sonucu etkili olmayacağı, zira bu durumda da her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmayacağından eldeki sokakta tek taraflı haksız fiilden kaynaklan uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari davalar ile özel kanunlardaki ticaret mahkemelerinin bakacağı davalar kapsamında kalmadığından görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 1 ve 2. maddeleri gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE 4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.