İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/785 E. 2026/404 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/785
Karar No
2026/404
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/785 Esas KARAR NO : 2026/404

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11.06.2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı borçlu şirketin , müvekkili davacı - alacaklı Söz Oluklu ....'ne 23/03/2023 tarih, ... 18 fatura numaralı , 14.915,20-TL bedelli , 27/04/2023 tarih, ... fatura numaralı , 3.813,76-TL bedelli ve 18/03/2024 tarih, ... fatura numaralı , 7.128,00-TL bedelli olmak üzere toplam 25.856,96-TL bedelli faturadan kaynaklı borcundan dolayı Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 26/04/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, Davalı- borçlunun, müvekkil davacı- alacaklı Söz Oluklu ....'nden 25.856,96-TL'lik mal hizmet alımı gerçekleştirdiğini, müvekkili davacı- alacaklı bahse konu satım işleminden kaynaklı olarak doğan alacağına istinaden 23/03/2023 tarih, ... .. fatura numaralı, 14.915,20-TL bedelli, 27/04/2023 tarih, ... fatura numaralı 3.813,76-TL bedelli ve 18/03/2024 tarih , ... fatura numaralı , 7.128,00-TL bedelli olmak üzere toplam 25.856,96-TL bedelli faturaları e-arşiv fatura şeklinde AÇIK olarak düzenlemiş olup, bu faturayı davalı borçluya teslim etmiş olduğunu, davalı borçlu, bahse konu faturaları teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde fatura içeriğine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmamış olduğunu, davalı- borçlu, 15.05.2024 tarihli borca itiraz dilekçesinde; borçlu bulunmadığını ileri sürdüğünü ancak davalı tarafından fatura bedellerine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme dekontunun sunulmadığını, bu hususta tanık dinletilmesine de muvafakatlerinin bulunmadığını, davalı-borçlu şirketin Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına ilişkin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli, borcun tamamına ilişkin yapılan itirazlarının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takip tarihi itibarıyla alacaklarının, icra giderleri, vekalet ücreti ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yanın dosya kapsamında cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Küçükçekmece İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... tarafından ... aleyhine 25.856,96-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 15/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 16/05/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, 25.04.2024 Tarihi itibariyle 25.856,96-TL, icra takip tarihi olan 26/04/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 18.728,96 TL Alacaklı oldukları, Davacı tarafından davalı yana 2023 yılında 908 Adet koli ve 84 Adet koli bandı satışına ilişkin KDV Dahil tutarı 18.728,96-TL olan 2 Adet E-Fatura ve 2024 yılında KOLİ'lere ilişkin fiyat farkı açıklamalı KDV Dahil tutarı 7.128-TL olan | Adet E-Fatura olmak üzere kumilatif olarak KDV Dahil tutarı 25.856,96-TL olan 3 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı yana satışı yapılan Koli ve Koli Bantlarının davalı yana teslim edilmiş olduğuna dair imzalı teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davalı tarafından davacı yana icra takip tarihi olan 26/04/2024 tarihinde Davacı tarafından Davalı yana 18.03.2024 tarihinde düzenlenmiş 7.128 TL Tutarlı Fiyat Farkı Faturasına istinaden süresinden sonra ... Numaralı 7.128-TL Tutarlı İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, davacı ticari defterlerine işbu iade faturasının kayıt edilmiş olduğu, davalı yana tekrar bu tutar ile ilgili fatura düzenlenmemiş olduğu, Davacının icra takip tarihi olan 26/04/2024 itibariyle kalan alacağının (25.856,96 TL-7.128- TL) 18.728,96 TL olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde, tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlüklerinden E-Arşiv ve E-Faturalar dahil edilerek 2023 ve 2024 yılları karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinin talep edilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 26/04/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda TTK. 1530 madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu sonuç ve kanaati ile rapor sunulmuştur. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, faturadan kaynaklı alacak olduğu iddiası ile davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(....) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 18.728,96 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının 18.728,96 TL miktar bakımından ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği, bakiye bedel yönünden ise alacağın ispatına yarar başkaca delil sunulumadığı, yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın 18.728,96 TL'lik kısmının ticari defterlerde belli olduğu, yani bu miktar bakımından likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 18.728,96-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipteki talep miktarını aşmamak kaydı ile avans faizi İŞLETİLMESİNE, 4-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 3.745,79-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.279,37-TL harcın, davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere ) 1.318,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 38,93-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.279,37-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 2.607,48-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye kısım olan 992,52-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.835,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren 6.399,19-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 10-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 18.728,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, Miktar yönünden KESİN olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.11/05/2026

Katip ... ¸E-imza

Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/785, K. 2026/404, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-785-e-2026-404-k-e9d5f268c4eb