İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/761 E. 2026/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/761
Karar No
2026/200
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/761 Esas KARAR NO : 2026/200

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 20/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı Müvekkil Şirket, sanayi tesislerinde iskele sağlanması, kurulumu ve kiralanması alanında faaliyet göstermekte olup; davalı ... A.Ş. ile iskele sağlanması, kurulumu ve kiralama hizmetleri hususunda ticari ilişki kurduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde gerçekleştirilen işlerde, hakediş ve ek iş bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiğini, müvekkili Şirket tarafından düzenlenen ve davalıya e-fatura sistemi üzerinden gönderilen;07.04.2025 tarihli ..., 07.04.2025 tarihli ..., 02.05.2025 tarihli ..., 02.05.2025 tarihli ..., 31.05.2025 tarihli ... ve 31.05.2025 tarihli ... numaralı faturalarla toplam 14.397.980,40 TL tutarında alacak doğduğunu, bu alacak 03.06.2025 tarihli hesap ekstresinde de bakiye olarak yer almakta olup davalı tarafa düzenli olarak bildirildiğini, davacı, 14.397.980,40 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden TTK m.1530 uyarınca ticari temerrüt faiziyle takip başlattığını, davalı taraf, borcun aslına, faize, fer’ilerine ve yetkiye itiraz etmiş; itiraz dilekçesinde bazı faturalar için iade faturası düzenlendiğini, hakediş onayı bulunmadığını ve Müvekkilin haksız rekabette bulunduğu iddiasında bulunduğunu, davalının bu iddiaları hem hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, hem de takip konusu ve davalının da kabulünde olan Müvekkil alacağına yönelik hususlar olmayıp, söz konusu faturalar, davalıya e-fatura sistemi üzerinden iletilmiş olup VUK m.229 vd. kapsamında usulüne uygundur. Nitekim söz konusu faturalardan 07.04.2025 tarihli ..., 07.04.2025 tarihli ..., 02.05.2025 tarihli ..., 02.05.2025 tarihli ... numaralı toplamda 11.590.165,20 TL tutarındaki faturalara hiçbir surette itiraz edilmediğini, ilgili faturalar Davalı'nın ticari defterlerine işlendiğini, .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaliyle ve 14.397.980,40 TL alacağın şimdilik 1.000.000,00 TL’lik kısmı davamızın kabulüne, takibin devamını, davalının itirazının kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 25/11/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu fatura alacağına dayanak iş .../...'de mukim fabrika kapsamında yapıldığı/teslim edildiği iddia edilen iş ve hizmetler için düzenlenmiştir. Ancak davalı şirket itirazın iptaline dayanak icra takibini .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas Sayılı dosya ile İstanbul Adliyesinde başlattığını, yine müvekkili şirketin fabrika adresi ''... Mahallesi ... Yolu Cad. No: 23 .../...'' olup, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkeme ... veya ... Mahkemeleridir. Müvekkil şirketçe icra takibinin yetkisine de itiraz edildiğini, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğunu, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, dolayısı ile davacının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün olmadığından başkaca belgelerin dava dosyasında yargılamaya esas alınmaması gerekmektedir. Haksız ve mesnetsiz davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, haksız davanın usulden aksi halde esastan reddini, davacının açmış olduğu takipte kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'inden az olmamak kaydı ile davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - ... Vergi Dairesi'nden, ... Mal Müdürlüğü'nden, Uluçınar Vergi Dairesi'nden, ... Defterdarlığı'ndan gelen yazı cevabı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, icra takibine konu fatura alacağı nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin kısmi dava olduğu görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalının borca ve yetkiye itiraz dilekçesinde takip konusu faturaya konu işin görüldüğü yerin .../... adresinde olması nedeniyle yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğuna ilişkin yetki itirazında bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafça icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itiraz; itirazın iptali davalarında takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun şekilde açılmış olmasının dava şartı oması nedeniyle mahkememizce ön sorun olarak incelenmiştir. Öncelikle; HMK'daki hangi yetki düzenlemesinin uygulanacağının belirlenmesi bakımından ön inceleme duruşmasında HMK 31.maddesi uyarınca davacı vekiline; davalı ile arasında yazılı bir sözleşme olup olmadığı ve davalı ile aralarındaki ticari ilişkiyi açıklaması; aralarında sözleşme ilişkisi mevcutsa dosyaya iki haftalık kesin süre içerisinde sunmasının ihtarına, davalı vekiline ise 12/02/2024 tarihli sözleşme ve 26/08/2024 tarihli protokolü dosyaya sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine dair ihtaratlı ara karalar kurulmuş; tarafların ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmıştır. Davalı vekilinin 05/01/2026 tarihli delil dilekçesi ekinde 12/02/2024 Tarihli Sözleşme ve 26/08/2024 Tarihli Ek Protokolü dosyaya sunduğu; davacının sözleşmenin varlığına ilişkin açık bir itirazı olmadığı, ek protokolün 4.3 maddesinde; taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığı görülmüştür. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. 6100 sayılı Kanun'un "Yetki sözleşmesi" başlığını taşıyan 17. Maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklindedir. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Taraflar arasında 12/02/2024 Tarihli Sözleşme ve 26/08/2024 Tarihli Ek Protokol imzalandığı,ek protokolün 4.3 maddesinde; taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığı görülmüştür. Yüksek yargı kararı ve taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında, ilamsız takibin yetkisiz icra dairesi olan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasında başlatıldığı anlaşılmakla; Mahkememizce takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirilmiş ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının, usulüne uygun yapılmış takip bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.05/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/761, K. 2026/200, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-761-e-2026-200-k-ee72c9010fe6