İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/487 E. 2026/356 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/487
Karar No
2026/356
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/487 Esas KARAR NO : 2026/356 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 16/09/2014 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf 25.01.2011 tarihli dilekçesinde özetle, davalı aleyhinde -------- İcra Müd. -------- E. Sayılı dosyasından kambiyo evrakına dayalı icra takibi başlatıldığını, bu takip neticesinde müvekkilime ait -------- Mahallesi, --------- Mevkii -------- ada --------- parselde kayıtlı olan 142/3625 hisse oranlı gayrimenkul ile 3 adet su dağıtımı yapmak üzere kullandığı kamyonetler üzerine haciz konulduğunu, İcra konusu edilen senette alacaklı görülen ---------- davacının 2002 yılında boşandığı eşinin annesi olduğunu, davacı ile --------- kızı ---------- 2000 yılında evlilik öncesi nişanla iken taksitle eşya alacaklarından eşi -------- birkaç tane boş senedi davacıya imzalattığı, bu senetleri alınacak beyaz eşya için kullanmış olmaları gerektiğini, Senet alacaklısı -------- ciro ettiği kişi ise mahalleden komşuları olduğunu ve elektrik dükkanı olduğunu, davalılardan -------, -------- bu senedi hiçbir alacak borç ilişkisine dayanmadan bizi üçüncü şahısla muhatap kılmak amacıyla muvazaalı olarak devretmiş ve devraldığını, Senet metni incelendiğinde Davacı ---------, eski kayınvalidesi -------- bir mal alım satımına bağlı verildiği görüldüğünü, Davacının eşi --------- ile 2002 yılında boşandıktan sonra taraflar birbirleri ile hiç görüşmediği ve birbirlerine hasmane tutum ve davranış sergiledikleri bir döneme girdiklerini, dolayısıyla yine senet metninden anlaşılacağı gibi 2006 yılında davalı --------- davacıya selam vermediği bir dönemde mal alim satımı yapılması düşünülemeyeceğini, Senet metninde açıkta ve damga pulu üzerinde iki imza mevcut olduğunu, Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklik ile 2003 yılından sonra damga pulu kullanılmadığını, senette vade tarihi ve tanzim tarihi incelendiğinde de TL kullanılmadığını ve para biriminin YTL olduğu düşünülünce senette gösterilen tutarın bu günkü değerde 50 TL olduğunun ortada olduğunu, TL para birimi 2005 öncesi ve 2009 sonrası kullanılan para birimi olduğunu, 2006- 2007 yıllarında 50.000 TL YTL para birimi olarak anlaşmalısı gerektiğini, o zamanda icra takibinde istenilen 50.000 TL üzerine 6 tane sıfır daha olması gerektiği düşünülmesi gerektiğini, icra takibinde işlemler 50.000.000.000 TL. üzerinden yürütüldüğünü, senet metninde açıkça 50.000 TL görüldüğünü, 2 Davacının her ki Davalıya da borcu olmadığını, senet metninde malen senedin düzenlendiği yazısı mevcut olup davacı ile eski kayınvalidesi --------- arasında hiçbir mal alim satımı yapılmadığını ve kendisine böyle bir senet verilmediğini, böyle bir senet altına imza atılmadığını, Senet incelendiğinde tanzim tarihinde de oynama olduğunu, 2000 yıl üzerindeki sıfır üzerinde oynama yapılarak 2006 olarak değiştirilmeye çalışıldığını, İcra takibi 50.000.000.000TL üzerinden senet muamele gördüğünü, bu senet YTL öncesi değeri ile 50.000 TL olduğunu, bugünkü değere göre 50 TL olduğunu, bu hususun da açtıkları, borçlu bulunmadıkları yönündeki dava incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, Senet üzerinde tahrifatlar_açısından davacının böyle bir bono tanzim edip kayınvalidesine vermediği ve büyük bir ihtimalle yazıların ve imzaların kendisine ait olmadığı ayrıca güvenin kötüye kullanılması (taksitle beyaz eşya alınması için evlilik sırasında davacının imzaladığı sıra senetleri içinden alınarak saklanmış senetlerden olması ihtimali ile ) doğrultusunda Cumhuriyet Savcılığına yeni bir sikayet dilekçesi verildiğini, Davalılardan --------- icra takibi ile müvekkilimin taşınmazına ve 3 adet kamyonetine ve evdeki eşyalarına haciz koyduğu gibi icra takibi sırasında da 20.000 TL de tahsilat yaptığını, bunun için açılan menfi tespit davası ile borcumuzun olmadığının tespiti ile tahsil edilen 20.000TL için de ıstırdat davası açmak zarureti doğduğunu,belirterek -------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. Sayılı dosyasında borçlarının olmadığının tespitine ve icra dosyasından yapılan 20.000,00TL tahsilatın tahsil tarihinden itibaren faizi ile birlikte geri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------- --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sunulan dilekçe ve eki belgelerini kabul etmediklerini, belgelerin dava konusu senetle alakalı olmadığını, kendi müvekkillerinin el ürünü olmayan ve dava konusu olmayan senet üzerinde yapılan incelemelere ilişkin raporlar ibraz ettiklerini, Dava konusu senedin icra takibine konu edilmesinin ardından, davacı tarafça imza itirazında bulunulduğunu,--------E. sayılı dosyası ile dava konusu senet üzerinde imza incelemesi yaptırıldığını,10.08.2010 tarihli Adli Tıp Raporunda senet üzerindeki imzanın davacının el ürünü olduğunun ortaya çıktığını, --------- E. sayılı dosyasında, davacının imza itirazının reddedildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı ile dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 14/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu senetlerde ---------- atfen atılmış imzalar ile--------- mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzaların başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde farklılıklar ve ara gramalarında kısmi benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgelerde --------- atfen atılmış imzaların elde mevcut ---------- imzalarına benzerlik göstermediği, dolayısıyla inceleme konusu belgedeki imzaların --------- eli ürünü olmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Taraflar arasındaki ihtilafın, imza inkarı, bedelsizlik defi ve senedin miktarı noktalarında toplandığı, İmza İnkarı Bakımından, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı, tespit edilmiş olup; mahkeme haricinde başkaca Mahkemeler tarafından alınan Adli Tıp Raporu da dahil, bilirkişi raporlarında ise takibe konu senedin davacının eli mahsulü olduğuna dair görüş bildirildiği, mevcut durumda imza incelemesine konu raporlarla ilgili takdir mahkemenin olup; ilgili imzaların davacıya ait olmaması halinde, icra dosyası kapsamında borçlu olmayacağı ve icra kanalıyla tahsil edilen bir tutar varsa bunu istirdaten davalıdan talep edebileceği, bununla beraber, fiziki dosya içerisinde ve UYAP kaydında icraen tahsil edilen bir tutara rastlanılmadığından iade edilebilecek tutar yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, Bedelsizlik Bakımından, senette yazan malen kaydına rağmen alt ilişkinin taraflarca talil edildiği anlaşılmakla beraber, davacının talil beyanının temelini oluşturan, ilgili senetlerin nişanlılıktaki beyaz eşya borcu için verilmiş olabileceğine ve bu borcun sona ermiş olduğuna dair dosya içerisinde bir belgeye rastlanılmadığı, Mevcut belgelerle takibe konu senedin, bedelsiz olduğuna dair bir veriye ulaşılamadığı, yine bedelsizlik şahsi defisi bakımından, takip alacaklısı, alt ilişki bakımından 3. Kişi konumundaki ciro silsilesine göre meşru hamil konumundaki mütevaffa ---------- bilerek davacı borçlu aleyhine hareket ettiğine dair bir bilgi ve belgeye de dosya içinde rastlanılmadığı, Senet Miktarı Bakımından, takip konusu senedin tanzim tarihinin 21.11.2006 tarihi olduğu, bu tarihin 5083 Sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra tanzim edildiği, mevcut durumda, takibe konu senet bedelinin 50.000 TL olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Davacı tarafından --------- İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı icra dosyası yönünden menfi tespit ve ödemiş olduğu bir kısım miktarın istirdatı talepli dava ---------- esas sayılı dosyası üzerinden açılmıştır. ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kapanması üzerinde dosya-------- esas sayılı dosyası olmuş, buna müteakip de mahkememizin işbu--------- esas sayılı dosyası olmuştur. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hem müvekkilinin boş senet imzalayarak verdiğini hem senette tahrifat yapıldığını hem de davalı ölen --------- böyle bir senet vermediğini beyan ettiği anlaşılmakla HMK'nin 31/1 maddesi gereğince davaya konu icra takibindeki senedin davacı tarafından düzenlenip düzenlenmediği, boş imzalanıp imzalanmadığı, iddiasının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu olup olmadığı, tahrifat iddiasının olup olmadığı hususlarında açıklama yapması için davacı vekiline süre verilmiş, verilen süreye istinaden sunulan beyan dilekçesinde davacı vekili tarafından hem senetteki imzanın davacıya ait olmadığı, hem senette tahrifat yapıldığı, hem de anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia edilmiştir.Anlaşılabilir olması açısından davacı ile davalılar arasındaki ilişkiyi açıklamak gerekir. Davalılardan ölen --------, davacının eski kayınvalidesidir. Diğer davalılardan ---------- ise davalı ---------- mahalleden arkadaşıdır. Davacı tarafından düzenlendiği iddia olunan iki adet senet bulunmaktadır. Bunlar; 21.11.2006 düzenleme tarihli, keşidecisi davacı olan, lehdarı davalı ölen --------- olan, hamili ise davalı ---------- olan, 50.000,00 TL bedelli, ödeme tarihi 18.09.2007 olan senet ile aynı kişilerden oluşan, aynı bedelli, aynı düzenleme tarihli, ödeme tarihi 18.02.2008 olan senettir. Yani sonuç olarak davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen iki senet vardır. Bunlardan birisinin ödeme tarihi 18.02.2008, birisinin ise 18.09.2007 tarihidir. Bizim davamızın konusu senet ise --------- İcra Dairesi'nin ---------- esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senedine özgü icra takibine konu olan 18.09.2007 tarihli senettir. Dosya kapsamında sehven her ne kadar 18.02.2008 ödeme tarihli senet üzerinden imza incelemeleri yaptırılmış ise de bunlar dikkate alınmamalıdır. Zira mezkur senet dosyamızın konusu değildir.Her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde senet üzerinde belirtilen bedelin cinsi yönünden iddia da bulunulmuş ise de bononun tanzim tarihi olan 21.11.2006 tarihi itibartiyle eski TL yürürlükten kalmış olup 50.000,00 YTL olarak anlaşılması gerekeceği, günümüz itibariyle de YTL yürürlükten kalktığından 50.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerekir. Zira davacı vekilince beyaz eşya alımı için bononun düzenlendiği iddia edildiği dikkate alındığında 50.000,00 TL olarak düzenlendiğinin kabulü hayatın olağan akışına daha uygundur.Davacı tarafından senetteki imzaya itiraz edilmiş, ---------- esas 2010/2005 karar sayılı kararı ile itiraz hakkında karar verilmiştir. İşbu dosya kapsamında bilirkişi ---------- tarafından tanzim olunan 10.08.2010 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim olunan 15.09.2010 tarihli rapor ile senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtildiğinden mezkur mahkemece imzaya itirazın reddine karar verilmiş, verilen karar --------- sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.Davacı tarafından --------- soruşturma sayılı dosyasında davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden bahisle suç duyurusunda bulunulmuş, imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşıldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verilmiş, davacı hakkında iftira suçunu işlediğinden bahisle iddianame tanzim edilmiştir. İddianame tanzimi sonrası ceza davası -------- esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya başlanmıştır. Mahkemenin kapanması üzerinde dosya --------- Asliye Ceza Mahkemesi'ne devredilmiş ve --------esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce mezkur dosya, işbu dosya arasına alınmıştır. Mezkur dosyada alınan 06.01.2014 tarihli ve grafolog bilirkişi -------- tarafından tanzim olunan raporda davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında dava konusu senet ile ilgili olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen --------- esas sayılı dosyası üzerinden alınmış bilirkişi -------- tarafından tanzim olunan 10.08.2010 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim olunan 15.09.2010 tarihli rapor ve --------- esas sayılı dosyası üzerinden alınmış bilirkişi -------- tarafından düzenlenen 06.01.2014 tarihli rapor bulunmaktadır. İşbu raporlarda imzanın davacının elinden sadır olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosya grafoloji alanında uzman bilirkişi ---------- tevdii edilmiş, 14.10.2020 tarihli raporda bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca aradaki çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi edilmiştir. ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun bilimsel, hüküm kurmaya elverişli ve çelişkileri giderici mahiyette olduğu anlaşılan 19.02.2026 tarihli raporunda senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Senetteki tahrifat iddiası yönünden ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 19.02.2026 tarihli raporunda senetteki düzenleme tarihindeki (21.11.2006) günler hanesindeki birler basamadığındaki "1" ve yıllar hanesindeki "006" ibareleri üzerinden optik ve spektroskopik yöntemler ile ayırt edilemeyen bir kalem ile gidilmiş olduğu belirtilmiştir. Tahrifat iddiasında ispat yükü davacıdadır. Rapordan da anlaşılacağı üzere söz konusu senette tahrifat bulunmamaktadır. Aynı rakamlar üzerinden başka bir kalemle gidilmiş olması tahrifat sayılamaz. Bu sebeple mahkememizce, davaya konu senet üzerinde tahrifat olmadığı anlaşılmıştır.Son olarak davacı, davaya konu senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiştir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı bonoya dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir. İşbu dosya kapsamında bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin dosya arasında yazılı delil bulunmadığından davacının, mezkur iddiayı ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının, davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 548,00-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ---------- kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/487, K. 2026/356, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-487-e-2026-356-k-d306b5e44f3f