İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/753 E. 2026/604 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/753
Karar No
2026/604
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/753 Esas KARAR NO : 2026/604

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...’ın davalı şirkette müdür olarak atandığına ilişkin 07.02.2008 tarihli ve ... yevmiye numaralı ortaklar kurulu kararının bilgisi ve rızası dışında alındığını, bu kararın 14.02.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini ancak müvekkilin söz konusu şirketle hiçbir fiili, hukuki ve ticari bağının bulunmadığını, atamadan yıllar sonra bu durumdan haberdar olduğunu, buna rağmen kamu alacakları ve şirket borçları nedeniyle müvekkilin kanuni temsilci gibi sorumlu tutulmaya çalışıldığını, bu sebeple dava açmak zorunda kaldıklarını, Ticaret Sicil Gazetesi’nde müvekkilin adresinin gerçeğe aykırı şekilde gösterildiğini, aynı ilanda çok sayıda kişinin aynı ve hatalı adresle müdür olarak atanmış göründüğünü, bunun şirketin sistematik ve kötü niyetli bir uygulaması olduğunu, şirketin çok küçük ölçekli olmasına rağmen sürekli olarak çok sayıda kişiyi beşer yıllık sürelerle müdür atadığını, bunun ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin atama tarihinde başka bir şirkette sigortalı olarak çalıştığını, bu nedenle hukuken ve fiilen müdürlük görevini yürütmesinin mümkün olmadığını, müdür sıfatıyla hiçbir işlem yapmadığını, hiçbir imza kullanmadığını, SGK, vergi dairesi ve noter kayıtlarından da bu durumun açıkça görülebileceğini, Yargıtay içtihatlarının da bilgisi dışında yapılan bu tür atamaların geçersiz sayıldığını, benzer şekilde başka kişilerin de aynı yöntemle müdür gösterildiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşılabildiğini, bu nedenle Mahkemece UYAP sorguları ve resmi kurum yazışmalarıyla durumun araştırılması gerektiğini, müvekkilin şirket müdürü olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bilgisi ve rızası olmadan alınan ortaklar kurulu kararının iptal edilmesi ve bu kararın ticaret sicilinde ilan edilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkilin haksız şekilde sorumluluk altında bırakıldığını, bu nedenlerle davanın kabulüyle müvekkilin şirket müdürü olmadığının tespitine ve söz konusu atama kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava; limited şirket müdürü olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirkette hiçbir zaman müdür olarak görev yapmadığını, alınan karardan haberinin olmadığını, karara icazet vermediğini ve karardaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmekte olduğundan, Ortaklar Kurulu kararındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. İmza incelemesinin ne şekilde yapılacağı ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, belgedeki imzayı inkar eden taraf isticvap edilecek, isticvap ile kanaat edinilemez ise tarafın imza örnekleri alınacaktır. Eğer, ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen isticvap edilen taraf duruşmaya katılmaz ise inkar ettiği imzayı ikrar etmiş sayılacaktır. Eldeki davada da davacının isticvap edilmesi yukarıda açıklanan yasa maddesi gereği zorunludur. Ne var ki, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davacı duruşmaya katılmamış, vekili tarafından da geçerli bir mazeret sunulmamıştır. Hal böyle olunca, kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/753, K. 2026/604, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-753-e-2026-604-k-51b3168b2246