İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/719 E. 2025/719 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/719
- Karar No
- 2025/719
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/719 Esas - 2026/357 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/719 Esas KARAR NO : 2026/357
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.’yi nakliyat emtia sigorta abonman poliçesiyle meydana gelebilecek hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına aldığını, 15.12.2023 tarihinde Murat Erişti sevk ve idaresindeki ...plakalı çekici ve çekiciye bağlı 34- NS-9573 plakalı dorseyle seyir halindeyken araçtaki emtiaların yanması sonucu araçta bulunan ürünlerin zayi olduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu, davalının %100 kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, davalının kazayı kendi kusuruyla meydana getirmesi nedeniyle zarara katlanmasının hukukun gereği olduğunu, müvekkili şirketin TTK 1472 uyarınca rücu hakkına haiz olduğunu, müvekkili, şirketçe sigortalı emtiada ekspertiz vasıtasıyla inceleme yaptırıldığını ve dava konu kaza sonucu oluşan hasara istinaden 7.063,72 EUR’un 02.09.2024 tarihinde ödendiğini, alacağın davalıdan rücuen tazmini için ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/65832 e dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, dava açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, icra takibinin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın belirttiği üzere müvekkili şirkete kayıtlı aracın seyir halindeyken yandığını ve emtiaların zayi olduğunu, davacı yan tarafından müvekkili aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davacının sigortalısına ait emtiaların zayi olduğu yangında müvekkili şirketin ve şirket çalışanı şoföre kusur atfedilmediğini, TBK 66 ve 49 maddede belirttiği üzere müvekkili şirkete rücu işleminin sağlanabilmesi için kasten zarar verme durumunun söz konusu olmadığını, müvekkiline ait çekicinin kasko poliçesinin tarafı olan Hepiyi Sigorta’nın yangın hasarına istinaden müvekkiline poliçe kapsamında ödeme yapmadığından dolayı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/313 E dosyasıyla dava açıldığını, dava kapsamında alınan Bilirkişi Raporunda yangın olayıyla ilgili müvekkili şirkete ve şoföre kusur atfedilmediğini, dosyanın müvekkili lehine olacak şekilde sonuçlandığını, ayrıca yangın sebebiyle ... Hukuk Mahkemesine delil tespiti amacıyla başvurulduğunu, 2024/6 D.İş dosyasıyla Bilirkişi Raporu hazırlandığını, raporda müvekkiline ve şoföre kusur atfedilmediğini, itfaiye raporunda da müvekkiline ait çekicide gerçekleşen yangının aracın elektrik aksamından kaynaklandığını, bu haliyle de müvekkilinin kusurunun olmadığının izahtan vareste olduğunu, itirazın iptali davasının reddi gerektiğini belirterek, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 15/01/2026 tarihli raporunda: Emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcı firmanın sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin toplam alacağının asıl alacak ve icra takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere 7.079,20 EUR olarak hesaplandığı, sigortacının halefiyet hakkı kapsamında sigortalısının davalıdan talep edebileceği kadar tazminatı ödeme tutarını aşmayacak şekilde talep edebileceği, TTK’da taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkesinin benimsendiği, Mahkemece taşıyıcının sınırlı sorumluluğu kabul edildiği takdirde davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcıdan isteyebileceği tazminat miktarının gönderinin (eşyanın) net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacağı, bu miktarın hesaplanabilmesi için zayi olan ürünlerin kg cinsinden ağırlığının dosyaya kazandırılması gerektiği Mahkemece taşıyıcının zararın gelmesinde TTK m. 886 gereği sınırsız sorumlu olduğu kabul edilirse 7.079,20 EUR tutarında sorumluluğu olacağı bildirilmiştir. Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ek raporunda: TTK’da taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkesinin benimsendiği, Mahkemece taşıyıcının sınırlı sorumluluğu kabul edildiği takdirde davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcıdan isteyebileceği tazminat miktarının gönderinin (eşyanın) net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacağı, bu halde azami sorumluluk limitinin yaklaşık 2.320.367 TL tutarında olduğu; gerçek zarar miktarı olan 7.079,20 EUR tutarında olduğu ve bu miktarın azami sorumluluk limitinin altında olduğu, Mahkemece taşıyıcının zararın gelmesinde TTK m. 886 gereği sınırsız sorumlu olduğu kabul edilirse dahi taşıyıcının 7.079,20 EUR tutarında sorumluluğu olacağı, sorumluluk ve sorumluluk miktarına ilişkin takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesiyle risklere karşı teminat altına aldığı emtiaların davalı firma tarafından taşınması sırasında aracın yanması sonucu emtiaların zarar görmesi nedeniyle dava dışı emtia sahibi/sigortalıya yapılan ödemenin davalı nakliyatçı firmadan (taşıyıcıdan) rücuen talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili tarafındansunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.'yi nakliyat emtia sigorta abonman poliçesiyle meydana gelebilecek hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına aldığını, 15.12.2023 tarihinde Murat Erişti sevk ve idaresindeki ...plakalı çekici ve çekiciye bağlı 34-NS-9573 plakalı dorseyle seyir halindeyken araçtaki emtiaların yanması sonucu araçta bulunan ürünlerin zayi olduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu, davalının kazayı kendi kusuruyla meydana getirmesi nedeniyle zarara katlanmasının hukukun gereği olduğunu, müvekkili şirketin TTK 1472 uyarınca rücu hakkına haiz olduğunu, müvekkili, şirketçe sigortalı emtiada ekspertiz vasıtasıyla inceleme yaptırıldığını ve dava konu kaza sonucu oluşan hasara istinaden 7.063,72 EUR'un 02.09.2024 tarihinde ödendiğini, alacağın davalıdan rücuen tazmini için ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/65832 e dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ettiği, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın belirttiği üzere müvekkili şirkete kayıtlı aracın seyir halindeyken yandığını ve emtiaların zayi olduğunu, davacının sigortalısına ait emtiaların zayi olduğu yangında müvekkili şirketin ve şirket çalışanı şoföre kusur atfedilmediğini, TBK 66 ve 49 maddede belirttiği üzere müvekkili şirkete rücu işleminin sağlanabilmesi için kasten zarar verme durumunun söz konusu olmadığını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/313 E dosyasıyla alınan Bilirkişi Raporunda yangın olayıyla ilgili müvekkili şirkete ve şoföre kusur atfedilmediğini, ayrıca yangın sebebiyle ... Hukuk Mahkemesine delil tespiti amacıyla başvurulduğunu, 2024/6 D.İş dosyasıyla Bilirkişi Raporu hazırlandığını, raporda müvekkiline ve şoföre kusur atfedilmediğini belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Öncelikle tespit edilmesi gereken husus emtianın hasar görmesi nedeniyle davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı hususudur. Taşıyıcı firma alıcıya teslim etmek üzere teslim aldığı eşyayı zarara uğratmadan kararlaştırılan teslim yerine ulaştırmak zorundadır. Teslim alınma aşamasından teslim edilme yerine kadar geçen sürede eşyanın zarar görmesi durumunda zarardan taşıyıcı sorumlu bulunmaktadır. TTK'nın taşıyıcının sorumluluğunun düzenlendiği m. 875 hükmü uyarınca “(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyanından hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.”. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri TTK m. 876 hükmünde genel kurtuluş hali düzenlenmiştir. TTK m. 876 uyarınca “(1) Ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.”. Ancak TTK m. 877'de bu kurala bir istisna getirilmiş ve anılan hükme göre “Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.” TTK m. 862 göndericinin sorumluluğunu düzenlemiş olup buna göre; “(1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür.”. Anılan Kanun m. 863'e göre ise “(1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” Somut olayda eşyanın zayi olması araçta çıkan yangından kaynaklı olup, zarar eşyanın ambalajlanmasından, işaretlenmesinden ya da istiflenmesinden kaynaklanmamıştır. Davalı taşıyıcı tarafından emtianın zarar görmesinde/yangın çıkmasında kusurlu bulunmadığı ve zarardan sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de; yukarıda alıntı yapılan taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen maddelerden de anlaşılacağı üzere taşıma aracındaki arıza konusunda taşıyıcı, “işletme güvenliği ilkesi'ne dayandırılan ve kurtuluş kanıtı getirilmeyen kusursuz sorumluluğu üstlenmektedir. Söz konusu sorumluluk uyarınca taşıyıcı artık nispi değil, mutlak bir özen yükümlülüğü altındadır. Araçtaki arızadan kaynaklanan zıya, hasar veya gecikmeden ötürü taşıyıcı en yüksek özeni göstermek yerine, ancak illiyet bağını kesen sebeplere dayanarak sorumluluktan kurtulabilir. TTK m. 876'daki objektif özen yükümlülüğü genel sözleşmesel sorumluluğa göre en yüksek özen kavramıyla birlikte ağırlaştırılırken, taşıma aracındaki arızalardan ötürü TTK m. 877, kurtuluş kanıtı getirme imkânını taşıyıcıya vermeyerek, daha da ağır bir objektif özen yükümlülüğü kabul etmiştir(... .... .... , Taşıyıcının En Yüksek Özeni Üzerine Bir Değerlendirme, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Y. 2020, C. 22, S. 1, s. 276.) Somut olayda daha önce alınan teknik raporlarda nedeni kesin olarak tespit edilememekle yangının araçtaki arızadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu arızaya taşıyıcı kusuru ile sebebiyet vermese dahi bu durum taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmamakta, oluşan hasardan sorumlu olmaktadır. Tespit edilmesi gereken diğer husus ise taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız mı sınırlı mı olduğu hususudur. TTK m.880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.(2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. TTK m. 882 uyarınca “(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir." TTK m. 876 hükmü uyarınca “ (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.". Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Türk Ticaret Kanununda taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Bir başka ifade ile kural taşıyıcının sınırlı sorumluluğu iken, taşıyıcının sınırsız sorumluluğu istisnadır. Zarara taşıyıcının kasti bir davranışı veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde zarar sınırlı sorumluluk miktarının üzerinde olsa dahi taşıyıcı tüm zarardan sorumlu olacaktır. Ancak somut olayımızda aracın motorundan çıkan yangın sonucunda tüm emtinanın yandığı, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda sürücü veya araç sahibinin yangına sebep olabilecek kusurunun varlığının teknik olarak ispatının mümkün olmadığı, yangının kasti olarak çıkartıldığını gösterir bulgu bulunmadığı bildirilmiştir. Bu haliyle TTK 876 kapsamında taşıyıcının kasti bir davranışı veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğine dair delil bulunmaması nedeniyle taşıyıcının sınırlı olarak sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyada yer alan ASS Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda yanan eşyanın kg cinsinden ağırlığı 7.106,00 kg olduğu belirtilmiştir. Sınırlı sorumluluğun kabul edilmesi halinde tazminat miktarı bilirkişi heyetince hesaplanmış; buna göre 7.160 kg x 8,33 (ÖÇH)=59.642,8 ÖÇH'dir. TTK m. 882/4 uyarınca “Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.”. Bu halde eşyanın teslim tarihi olan 15.12.2023 tarihinde 1 Özel Çekme Hakkı = 38,9044 TL olup bu halde sınırlı sorumluluk esası kabul edilirse azami sorumluluk limiti; 59.642,8 ÖÇH x 38,9044 TL= 2.320.367 TL (yaklaşık) tutarındadır. Davacı tarafından davalı ve dava dışı araç sürücüsü hakkında başlatılan ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde 7.063,72 Euro asıl alacak ve 15,48 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.079,20 Euro üzerinden takip başlatıldığı, harca esas değerin 267.423,86 TL olduğu görülmüştür. Talep edilen zarar miktarının, azami sorumluluk miktarının alında olduğu anlaşılmakla, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için ise takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı; bu halde, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 18.267,72 TL harçtan peşin alınan 4.566,94 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 13.700,78 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.566,94 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 315,00 TL posta masrafı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 18.930,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026 10:40:35