İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/696 E. 2025/950 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/696
Karar No
2025/950
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/696 Esas KARAR NO : 2025/950

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar 15/04/2025 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı bir limited şirket olduğunu, 09.04.2018 tarihinde kurulduğunu, şirketin kurucu ortakları davalı ... ile Dr. .... olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen ana sözleşmenin 9. Maddesi gereğince 10 yıl süre ile münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanmış bulunan davalı ...’ın yetkilerini kötüye kullandığını, şahsi menfaati doğrultusunda hareket ettiğini ve şirketin zararına sebebiyet vermiş olduğu tespit edildiğinden öncelikle şirket faaliyetleri durdurulduğunu akabinde ise iç denetim yapıldığını, davalının zarar vermiş olduğunun tespiti ile 10.11.2023 tarihinde görevinden azledildiğini ve zarar araştırılması derinleştirildiğini, en nihayetinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 13.08.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının tamamen kötü niyetle ve hukuka aykırı şekilde Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... Esas numaralı dosyası ile şirket adına yapılmış masraflar, ödenmemiş kâr payı, ödenmemiş maaş, ödenmemiş kira bedelleri talebiyle ilamsız takipte bulunduğunu, davalının bahsi geçen kalemlerden herhangi birine dair bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili şirket bilinçli olarak zarara uğratıldığını, davalıya görev yaptığı dönemde ait maaş ödemeleri ile düzenli olarak şirketin "varsayılan" karından pay ödemeleri banka aracılığıyla gerçekleştirildiğini, ödemelerin eksiksiz ve zamanında yapıldığını, kira alacağına ilişkin ileri sürülen iddia tamamen dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin şirket faaliyetlerinin yürütülebileceği bağımsız bir ofis kiralanmasını önerdiğini ancak davalının, şirketi masraftan kurtarmak amacıyla kendi ikametgahından çalışabileceğini beyan ettiğini, bu kapsamda hiçbir kira sözleşmesi yapılmadığını, davalının iddia ettiği üzere şirket adına kendi hesabından herhangi bir masraf yapmadığını, aksine kullanmakla yetkili olduğu şirket hesabından şahsi harcamalar dahil olmak üzere bütün harcamaları gerçekleştirdiğini, davalının ana ortağın muvafakati ve haberi olmaksızın şirket hesabından şahsi hesabına şirketin parasını geçirdiğini beyanla öncelikle icra dosyasının tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İTÜ Kimya Mühendisliği mezunu olduğunu, .... şirketinin şu anda hakim şirketi ...’nın hakim teşebbüsü olan Avusturya’da mukim ... (....) ile 14 yıl petrokimya sektöründe çalıştığını, Bursa’nın tanınmış ve köklü ailelerinden birinin mensubu olduğunu, ...’nin Türkiye’de şirket kurarak faaliyeti bu şekilde sürdürmek istemesi üzerine, % 95 sermayesi ...., % 5 sermayesi müvekkiline ait olmak üzere davacı .... Plastik Kimya Makine İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Kurulduğunu, şirket sözleşmesinin 7. Maddesi ile müvekkili ve ....’den oluşan müdürler kurulu oluşturulduğu ve ... müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, şirketin faaliyet göstereceği adres olan .... Mahallesi ... Sk. No: 60/5 Osmangazi/Bursa’daki gayrimenkul; müvekkilinin rahmetli babasına ait olduğunu, davacı şirket tarafından kurulduğu tarihten bu yana herhangi bir kira ödenmediğini, müvekkili söz konusu kira bedellerini karşıladığını, şirketin faaliyetini sürdürmesi için gerekli olan masrafların karşılanması için zaman zaman ... ödemeler yapılmasına rağmen, çoğunlukla ödemeler müvekkilinin kendi şahsi hesaplarındaki keza zaman zaman da ailesinden ve arkadaşlarından borç aldığı paralarla karşılandığını, ...., Beşiktaş ... Noterliği’nin 21.07.2020 tarih ve ... yevmiye numara ile tasdikli Pay Devir Sözleşmesi ile hisselerini yine kendisine ait olan ....’ya devrettiğini, müdür olarak ayrıca ...’nin oğlu .... atandığını, .....i elde edilen tüm gelirleri Avusturya’ya ve kendi hesaplarına aktardığını, .... müvekkili kendisine mahkum kılmak ve sektörden silmek için uydurma sebepler yarattığını, müvekkiline baskı uygulamış ve çeşitli bahaneler ile müvekkilinin hisselerine el koymak istediğini, müvekkilinin ....’nin bu talebini de yerine getirerek Beyoğlu .... Noterliği’nin 10.10.2023 tarih ve .... yevmiye numarası ile tasdikli Pay Devir Sözleşmesi ile hisselerini ....’ya devrettiğini, müvekkilinin uğradığı bu haksızlıkları anlayamadığını, tamamen hukuka ve gerçeğe aykırı olarak çeşitli ithamlarda bulunulduğunu ve müvekkiline Beyoğlu ... Noterliği’nin 14 Mart 2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davacı her nedense alacağının bulunduğunu iddia etmesine rağmen dava açmadığını, müvekkilinin Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile alacaklarını talep ettiğini, davacının süresinde itiraz etmediğini ve takip kesinleştiğini, davacı şirketin müvekkilin 5.000 USD alacağının bulunduğunu ikrar da ettiğini, müvekkilinin hiçbir zaman kendi şahsı için şirketin paralarını kullanmadığını, davacı şirketin müvekkili hisselerini devretmesine rağmen müvekkilinin rahmetli babasına ait olan merkez adresinden ayrılmadığını, 10.01.2024 tarihine kadar burada kalmaya devam ettiğini, müvekkilinin alacağı sabit ve likit olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1). Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119). 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesi uyarınca: Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunmasına ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-ç) Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı şirketin, şirket ortağı ve yetkilisi olan davalı aleyhine açtığı menfi tespit davasında, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, İİK madde 72/8'de yer alan icra takibini yapıldığı yerde menfi tespit davasının açılabileceğine ilişkin düzenlemenin seçimlik olarak düzenlendiği bu durumun kesin yetkiyi ortadan kaldırmayacağı, (benzer nitelikteki özel yetkinin kesin yetkiyi ortadan kaldırmayacağına ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 09/07/2025 Tarih, 2025/1006 Esas, 2025/1083 Karar sayılı ilamı), davacı şirketin yerleşim yerinin "... Mah.... Bul. Cadde 224 Sitesi No:41a/a Nilüfer/Bursa" olduğu, davacının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olmadığı, kesin yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bursa Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/11/2025 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/696, K. 2025/950, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-696-e-2025-950-k-8c16347f97f8